taraftarı ile cümle

taraftarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Golubkina önceleri 1917 Ekim Rus Devrimi'nin büyük bir hevesle taraftarıydı.ニヤージーは1917年の十月革命を熱心に支援した。
Poşulular, Bucaspor taraftarının eskiden beri maçlara poşuyla gelmesinden türemiştir.パンサーの尾形と昔付き合っていたことを告白している。
Ölümü sonucunda, çoğu Renly taraftarı Stannis'i desteklemeye başlarlar, ama Tyrell Hanedanı bunu yapmaz.タイレル(ティレル)家を除き、レンリーの支持者の多くはスタニスの側につく。
Aynı zamanda NBA takımlarından New Jersey Nets taraftarıdır.NBAのニュージャージー・ネッツなどに所属した。
Chelsea FC taraftarıdır.チェルシーFCのサポーター。
Polisler Sivas taraftarının tepkisini çekmemek için müdahalede bulunmadı.スコットランド警察はショーを中断させる措置は行わなかった。
Beşiktaş JK taraftarı olan Demirkubuz'un en sevdiği futbolcu İlhan Mansız'dır.ディープインパクトの他に好きな競走馬はウオッカ。
Galatasaray taraftarını hiç unutmayacağım.ガレリウスの外孫にあたる。
Shirley, yanında 25 İngilizle Mayıs 1599'da Venedik'ten gelmişti ve Şah Abbas'ın taraftarıydı.舍里與25位英國人在1599年5月從威尼斯乘船航行到波斯,受到阿拔斯一世的歡迎。
Chelsea Futbol Kulübü'nün bir taraftarıdır.他是切爾西足球俱樂部的支持者。
Taraftarımız bizim 12. adamımız gibi.片名為《相棒12》。
Beşiktaş taraftarını çok yakından biliyorum.半平太的親戚。
Galatasaray taraftarını hiç unutmayacağım.己未陞廣東參政。
Binlerce Galatasaray taraftarı Taksim'de protesto yürüyüşü yaptı.数千名抗议者滞留在塔克西姆。
Liglerdeki En Ateşli ve Çok Taraftarı Olan Kulüpler Arasında Sayılmaktadır.以及對自己的最具火力的巢穴和最強大的成員而自豪。
Fanatik bir Arsenal taraftarıdır.他是一位阿森納支持者。
Mayıs 2011'de 20.000 Salih taraftarı başkent Kabil'de Anti-Taliban gösterilerde yer aldı.2011년에는 20,000명 이상의 살레의 추종자들이 카불에 반(反)탈레반 집회에 참석했다.
Taraftarımız bizim 12. adamımız gibi.그러나 부계로는 12촌 형이 된다.
Kaderin güçlü bir taraftarıydı.운명을 강하게 믿는다.
Aynı zamanda NBA takımlarından New Jersey Nets taraftarıdır.NBA 팀인 뉴저지 네츠의 임원으로 일하기도 했다.
Taraftarın inanılmaz bir desteği vardı.굉장히 놀라운 방어 기제를 가지고 있다.
Kendisi sıkı bir Beşiktaş taraftarıdır.나는 매우 헌신된 복음주의자이다.
Ölümü sonucunda, çoğu Renly taraftarı Stannis'i desteklemeye başlarlar, ama Tyrell Hanedanı bunu yapmaz.כתוצאה ממותו של רנלי, רוב צבאו עובר לשרת את סטאניס, אף על פי שבית טיירל מסרב לעשות זאת.
Gramsci, erken dönem Marks'ı gibi, tarihçiliğin kuvvetli bir taraftarıydı.גראמשי, כמרקס המוקדם, היה תומך נלהב בהיסטוריציזם.
20 taraftarın topu sağa, 21 taraftarın da sola ittiğini ve her taraftarın kuvvetinin eşit olduğunu varsayalım.ייתכן כי יש 20 איש שדוחפים ימינה, ו-21 איש אחרים דוחפים שמאלה, כאשר כל אחד מפעיל כוח שווה, בקירוב.
Kısa sürede camianın ve taraftarın sevdiği isim haline geldi.עד מהרה הפכה למודל החביב עליו ולאשת חיקו.
Taraftarımız bizim 12. adamımız gibi.אחדים מהעובדים היו בני 12 בלבד.
Sezar'a sadık bir denizci olan Gaius Didius pek çok Pompeius taraftarı gemiyi batırdı.Гай Дидий, морски командир лоялен към Цезар, преследва и хваща повечето от корабите на Помпей.
Gramsci, erken dönem Marks'ı gibi, tarihçiliğin kuvvetli bir taraftarıydı.Както и младия Маркс, Грамши е бил пламенен привърженик на историцизма.
Palace, 25.000 kişilik taraftarının önünde 0-1'lik skorla kaybetti.Палас играят пред близо 25 000 хиляди души и губят с 0 – 1.
Gençlerbirliği taraftarıdır.Членството на Младежката организация е доброволно.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Ubrzo je postao ljubimcem navijača.
Aynı zamanda NBA takımlarından New Jersey Nets taraftarıdır.Trenutačno je član NBA momčadi New Jersey Netsa.
Kendisi fanatik bir West Ham United taraftarıdır.Članovi sastav odani su navijači West Ham Uniteda.
Beşiktaş taraftarı önünde oynamak gurur verici olacak.Igra na poziciji prednjeg veznog igrača.
Sneijder maçın ardından "Bu harika taraftarın önünde şampiyon olmak çok güzel.Nakon utakmice Chamberlain je komentirao: „Sjajno je biti dio najbolje košarkaške momčadi na svijetu.
Čilić İtalyan Serie A takımı Milan'ın taraftarıdır.Livorno je dom nogometnog kluba talijanske Serie A, AS Livorno Calcio.
O yıllarda ateşli bir Manchester United taraftarıydı.V tomto ročníku bol jeden z významných hráčov Manchestru United.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne alınması taraftarı olmadığını açıkça ifade etmiştir.Švédsko sa teda jednoznačne samo rozhodlo nepripojiť k eurozóne.
Futbolcunun en ilginç yanı ise; Tottenham Hotspur'un ezeli rakibi olan Arsenal'in taraftarı olmasıdır.Vzhľadom na blízku vzdialenosť je najväčším rivalom Arsenalu Tottenham Hotspur.
Crixus, yaklaşık 30 bin taraftarıyla birlikte öldürüldü.Crixus bol zabitý a jeho 30-tisícová armáda porazená.
İskoçya kilisesinin 1,3 milyon taraftarı vardır.Na Slovensku má rímskokatolícka cirkev okolo 3,4 mil. veriacich.
Zamandaşı meslektaşları arasında moda olan Keynesçilik akımının taraftarı olmadığı için pek sevilmemiştir.Pre svoje pokrokové názory ju nemá nikto z Ťapákovcov rád.
Diğer üç tribün Bucaspor taraftarına aittir.Je prostredným z tria bratov Lukáčovcov.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Kmalu je postala Cezarjeva ljubimka.
14 Liverpool taraftarı gayriihtiyari adam öldürme suçundan hüküm giymiştir.Štirinajst navijačev Liverpoola je bilo obsojenih.
Sıkı bir Real Madrid taraftarıdır.Tokrat s strani madridskega Reala.
Beşiktaş taraftarı gibisi dünyanın hiçbir yerinde yok.Panašaus parko nėra visame pasaulyje.
Şaşmaz bir Avrupa Birliği taraftarıdır.Yra didesnės Europos integracijos šalininkas.
Kendisi fanatik bir West Ham United taraftarıdır.Buvo West Ham United klubo kapitonas.
Taraftarı genellikle Milano kentinde yaşamaktadır.Tudziai paprastai gyvena mediniuose namuose.
Galatasaray taraftarını hiç unutmayacağım.Ta on Galatasaray toetaja.
Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu.Mõnel juhul sai temast ka nende armuke.
Lyon taraftarı oğlunun doğmasının ardından kendisi için pankart açmıştır.Dryden võttis oma poja pärast selle sündi endale.
Diğer bir klik ise Roma'dan askeri destek isteme taraftarı idi.Gallid palusid Roomalt sõjalist abi.
Kendisi fanatik bir West Ham United taraftarıdır.Faulks on West Ham Unitedi jalgpalliklubi fänn.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad bijvoorbeeld - die niet alleen graag een bom zouden bouwen, maar ook testen.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad, par exemple -- qui voudrait, non seulement construire une bombe, mais aussi la tester.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad por ejemplo -- a quien no sólo le gustaría construir una bomba, sino también probar una bomba.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad spre exemplu -- cărora le-ar plăcea nu numai să construiască o bombă, dar să testeze o bombă.
İlgili Sayfalar