tarafsız ile cümle
tarafsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.Powodem tego jest to, że większość ludzi rozumie potrzebę neutralności.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.Şi motivul pentru acest lucru este că majoritatea oamenilor înteleg nevoia de neutralitate.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.Und der Grund dafür ist, dass die meisten Leute die Notwendigkeit von Neutralität verstehen.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.Và lý do cho điều đó là phần lớn mọi người hiểu sự cần thiết của tính trung lập.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.Y la razón es que la mayoría entiende la necesidad de ser neutrales.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.Η αιτία γι' αυτό είναι ότι οι περισσότεροι κατανοούν την ανάγκη για ουδετερότητα.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.А причина цьому, що більшість людей розуміє потребу нейтральності.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.А происходит это потому, что большинство людей осознают всю важность нейтралитета.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.Причината за това е, че повечето хора разбират необходимостта за неутралност.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.והסיבה לזה היא שרוב האנשים מבינים את הצורך בנטרליות.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.والسبب وراء ذلك أن معظم الناس يفهمون الحوجة للحياد.
Bunun sebebi de su ki, bir cok insan tarafsizliktan yana.大半の人が推測するような右や左の
Bu tarafsız bir film eleştirisi olmayacak.C'est évident que ceci ne sera pas une critique objective du film.
Bu tarafsız bir film eleştirisi olmayacak.Por supuesto, esta no va a ser una crítica cinematográfica objetiva.
Bu unsur mimaride bir süredir kayıp, çünkü mimarinin tarafsızlaştırılmış olanın diyarı olduğunu düşünüyoruz.그러나 건축에서는 표현이라는 것이 많이 사라졌습니다. 왜냐면 건축은 중성적이라고 우리는 믿기 때문이죠.
Bu unsur mimaride bir süredir kayıp, çünkü mimarinin tarafsızlaştırılmış olanın diyarı olduğunu düşünüyoruz.זה היה חסר בחלק גדול מן הארכיטקטורה. כי אנו חושבים שהארכיטקטורה היא תחום מסורס,
Bu unsur mimaride bir süredir kayıp, çünkü mimarinin tarafsızlaştırılmış olanın diyarı olduğunu düşünüyoruz.نفتقده من زمن في كثير من معمارنا لاننا نظن ان العمارة هي مملكة المحايدين
Bu unsur mimaride bir süredir kayıp, çünkü mimarinin tarafsızlaştırılmış olanın diyarı olduğunu düşünüyoruz.なぜなら建築は中性性の領域、 意見を主張しない状態の領域、価値観を持たない
Daha tarafsız, daha adil yolları.Spravedlivější, férovější způsoby jak to udělat.
Daha tarafsız, daha adil yolları.それを次のビデオでお見せします。
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Az én álláspontom az, hogy nem kell semlegesnek lenni a tárgyaláshoz.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Ce que je veux dire c'est que vous n'avez pas besoin d"être neutre pour dialoguer.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Ce vreau să spun este că nu trebuie să fi neutru ca să discuţi.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Il concetto è che non bisogna essere neutrali per parlare.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.제말의 요지는 여러분이 대화를하기위해 중립적일 필요는 없다는 것입니다.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Mijn stelling is dat je niet neutraal hoeft te zijn om te praten.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.No es necesario ser neutral para hablar.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.O que quero dizer é que não é preciso ser-se neutro para falar.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Quan điểm của tôi là bạn không cần phải giữ thái độ trung lập khi nói chuyện.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Was ich meine, ist, man muss nicht neutral sein, um zu reden.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Zmierzam do tego, że nie trzeba być neutralnym, by rozmawiać.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Η γνώμη μου είναι ότι δεν χρειάζεται να είμαστε ουδέτεροι για να μιλήσουμε.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Моето мнение е, че не е необходимо да си неутрален, за да разговаряш.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.Я считаю — не обязательно быть нейтральным, чтобы разговаривать.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.הנקודה שלי שאין צורך להיות ניטראלי בכדי לדבר.
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.نقطتي هي انه لا يجب عليك ان تكون محايدا للتحدث
Demek istediğim, konuşmak için tarafsız olmanıza gerek yok.相手と同じテーブルについたとき
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.A legnagyobb és legfontosabb dolog a semleges nézőpont vezérelvünk.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Deci cel mai major şi important lucru este politica punctului de vedere neutru.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Den största och viktigaste är vår policy om neutral synvinkel.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Die größte und wichtigste Sache ist unsere Richtlinie des neutralen Standpunkts.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Het grootste en belangrijkste is ons neutraliteitsbeleid.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.아마 가장 크고 중요한 것은 중립적 관점을 고수해 온 정책인 듯 합니다.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.La chose la plus importante est notre politique sur la neutralité.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.La cosa più importante è la nostra politica di neutralità.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Lo más importante es nuestra política de neutralidad.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Największym i najważniejszym elementem jest polityka neutralnego punktu widzenia.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Největší a nejdůležitější je naše politika nestrannosti.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.O mais importante é a nossa política do ponto de vista neutro.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Vì vậy điều quan trọng nhất là quan điểm trung lập chính trị của chúng ta.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Το πιο σημαντικό πράγμα για μας είναι πολιτική της ουδέτερης άποψης.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Найбільша і найважливіша річ, це наша політика нейтральної точки зору.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Най-голямото и най-важното нещо е нашата политика на неутрална гледна точка.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.Основной и самый главный элемент - это наша политика нейтралитета.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.אז הדבר הגדול והחשוב ביותר זה מדיניות נקודת המבט הניטראלית שלנו.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.إذاً فالشئ الأكبر والأهم من وجهة نظر سياستنا المحايدة.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.これは一番初めに取り決めたことで
Hayatta, hatta hiçbir şeyde tarafsızlığı sevmem.Je n'aime pas la neutralité dans la vie, ni dans quoi que ce soit.
Hayatta, hatta hiçbir şeyde tarafsızlığı sevmem.삶이나 그 무엇에서도 중립을 좋아하지 않습니다.
Hayatta, hatta hiçbir şeyde tarafsızlığı sevmem.Mir gefällt Neutralität im täglichen Leben nicht, oder sonstwo.