Adanın iç bölgelerindeki diğer kısımları tarım endüstrisine katkıda bulunur.Likusioje salos dalyje vystomas priemiestinis žemės ūkis.
Bu zamanlarda insan yaralamak için değil de daha fazla tarım ve avcılıkta kullanılıyordu.Tuo laikotarpiu, kada jis mirė, žmonės daugiau vertėsi ne medžiokle, bet žemdirbyste ir gyvulių auginimu.
Tüm Semberija Bölgesi verimli toprakları ve uygun hava koşulları ile uygun tarım alanlarından oluşmaktadır.Visa Sirija yra derlingos ir palankios žemdirbystei sritys su Viduržemio jūros klimatu.
Yapılan tarım küçük ölçeklidir ve ticari amaçlı değildir.Didelė dalis šių tinklų yra mėgėjiški, nekomerciniai.
Ormancılık ve tarım arasındaki bağlar karşılıklı yarar sağlamıştır.Tarp grybų ir miško medžių yra tarpusavio sąveika.
Sovyet idaresi boyunca Ermenistan tarımsal ülkesi olmaktan çıkıp önemli bir sanayi ülkesine dönüştü.Valdant sovietams Armėnijos TSR transformavosi iš žemės ūkio krašto į svarbų pramoninį centrą.
İlde turizm, tarım gelişmiştir.Išvystytas turizmas, žemės ūkis.
Tarım araçlarının yapımında demir kullanıldı.Ji buvo naudojama geležies gamybai.
Tunus genel olarak bir tarım ülkesidir.Kanzasas daugiausiai yra žemės ūkio valstija.
Bu alanlarda çok çeşitli tarım ürünleri yetiştirilmektedir.Dabar juos augina tik keli žemdirbiai.
Köyde yaklaşık 20 yıldan fazladır tarım ve hayvancılık yapılmamaktadır.Jiems skirdavo žemės ūkio žemės, ne daugiau kaip 20 dešimtinių.
Kuzeyi meralık, diğer yerler tarım arazidir.Kiek atokiau į šiaurę – dirbamos žemės laukai.
Tarım bakımından mahallenin tamamı fındık ile geçimini sağlar.Į visą savivaldybės ūkį reikia žiūrėti kompleksiškai.
Şu Nehri Vadisi Kazakistan'ın önemli sulama yapılan tarımlık alanlarındandır.Šu upės slėnis yra vienas svarbiausių Kazachijos drėkinamosios žemdirbystės regionų.
Köyün ekonomisi tarım Çay tarımı`na dayalıdır.Žemės ūkio regiono prekybinis centras, ruošiama matės arbata.
Genellikle elma tarımı yapılır.Gaminamas dažniausiai iš obuolių.
Günümüzde tarım, büyük oranda ticari amaçlarla yapılmaktır.Dabar žmogaus poreikius neretai tikslingai formuoja komerciniai interesai.
Herkes kendi tarımını yapmaktadır.Taigi kiekvienas susikuriame visą savo pasaulį.
Ancak tarıma dayalı olarak pek çok fabrika bulunmaktadır.Laisvojoje ekonominėje zonoje įsikūrę daug gamyklų.
İlçede tarımsal araç üretimine yönelik çalışmalar yapılmaktadır.Pramoninei gamybai naudojamos vėlimo mašinos.
Tutuklamalar karşı, Almanya da, Litvanya tarımsal ürünlerini boykot edeceğini açıkladı.Kaip atsaką į šį areštą, nacių valdžia paskelbė boikotą visam lietuvių agrikultūros importui į Vokietiją.
Mahallenin ekonomisi bölgenin tarımsal ürünlerinin %10 nu karşılamaktadır.Nardymas šiame regione sudaro 10% pajamų iš turizmo.
Bundan sonra şehrin etrafındaki arazi tarım ve çiftçiliğe de açıldı.Miestas laikėsi ir iš čia kultivuojamos žemdirbystės.
Tarım kalkınma kooperatifi mevcuttur.Veikia žemės ūkio kooperatinė bendrovė „Raupaičių ūkis“.
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 12.Mokslas ir gyvenimas, 2002, Nr.12.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. köye yakın bir tekstil fabrikası kurulmustur.Išvystytas žemės ūkio sektorius, yra tekstilės fabrikas, apylinkėse auginamos datulės.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Özellikle zeytin,kiraz yetiştirlir.Pagrindinis verslas yra žemdirbystė, ypač datulių ir alyvuogių auginimas.
Toprak yapısı tarım için oldukça uygun ve verimlidir.Žemės labai derlingos ir tinkamos žemdirbystei.
Yağmuru, güneşin parlayışı ve tarım ürünlerini yönetirdi.Jis valdo lietų, saulės šviesą ir Žemės augalus.
Geçimi tarım ve balıkçılıkla sağlanıyordu.Vertėsi žemdirbyste ir žvejyba.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olup 2005 yılında koparatifleşmeye geçilmiştir.Buvo prijungtas prie Žvėryno kaimo, tačiau 2015 metais atkurtas.
İlde tarım ve turizm gelişmiştir.Išvystytas žemės ūkis ir turizmas.
Sulu tarım hemen hemen hiç yoktur.Čia beveik nėra jokios augalijos.
Hali hazırda 850 hektar alanda kahve tarımı yapılmaktadır.850 m. – Arabijoje vartojama kava.
Başlıca yetişen tarım ürünleri kiraz, çilek, üzüm ve cevizdir.Tradiciškai pagamintas vynas turi vyšnių, žemės ir kedrų.
Hava koşulları her türlü tarımı ve hayvancılığı yapmaya müsaittir.Puotai gamindavo patiekalus iš visokių rūšių javų ir gyvulių mėsos.
Arakawa, Edo döneminde ağırlıklı olarak tarım alanıydı.Edo laikotarpiu Arakava buvo agrikultūrinis regionas.
Tarım ürünleri içinde daha çok buğday ve yulaf yetiştirilir.Maisto racione atsirado daugiau šviežių vaisių ir daržovių.
Temel tarım ürünü tütündür.Populaarne põllukultuur on tubakas.
Tarım arazisi çok azdır.Põllumajanduslikku maad on vähe.
Daha önce 2003-2011 yılları arasında Tarım ve Tarım Reformu Bakanı olarak görev yaptı.Aastatel 2003 kuni 2011 tegutses ta põllumajandus- ja agraarreformi ministrina.
ABD Tarım Bakanlığı.Ameerika Ühendriikide Põllumajandusministeerium.
Köy halkı tarımcılıkla uğraşmaktadır.Linnavõimud hoolitsevad puhtuse eest.
Halkın ekonomisi tarıma dayanmaktadır.Kapitali rakendamisvormid olenevad rahvamajandusharust.
Ekonominin temelini tarım oluşturmaktadır.Majanduse alus on põllumajandus.
Bu da tarımı etkilemiştir.See avaldab mõju ka taimestikule.
Tarımda özellikle patates üzerine yoğunlaşılmıştır.Peamiselt hoiti keldris kartuleid.
Tarımda sulama yapılamamaktadır.Maake riigis ümber ei töödelda.
Itzpapalotl: Tarım tanrıçası.Krūminė – põlluharimise jumalanna.
Köyün arazisi tarım yapmaya pek müsait değildir.Pinnas ei sobi hästi põlluharimiseks.
Yaklaşık 5.700 nüfusa sahip ilçenin ekonomisi tarıma dayalıdır.Umbes kolmandik linna 5700 elanikust on leedukad.
Periyekler tarım ticaret ve zanaatla uğraşmak ve devlete vergi vermekle yükümlülerdi.Pooldasid omanike-feodaalide maksustamist ja tööstuse ja kaubanduse toetamist.
Yağmuru, güneşin parlayışı ve tarım ürünlerini yönetirdi.Ta valitseb vihma, päikest ja põllumajandust.
Arazi engebeli olup tarıma elverişli değildir.Ei tohi puutuda maasse ega maast kasvavasse.
Ekonomi ağırlıklı olarak tarım üzerinde odaklanmıştır.Majandus põhines tugevalt põllumajandusel.
Gıda ve Tarım Örgütü.Veterinaar- ja Toiduamet.
Nüfus, özellikle tarım alanlarının dar oluşu nedeniyle dışarıya göç etmiştir.Ühinemine aga ebaõnnestus, seda eelkõige Põllumeeste Kogu loobumise tõttu.
Ancak endüstriyel tarım yapılmamaktadır.Mõnes piirkonnas kollektiviseeritud põllumajandust isegi ei mehhaniseeritud.
Franz, kız kardeşinin bir tarım okulunda eğitim almasına yardım etti.Oma kahe venna toetusel õppis ta Leeris farmatseudiks.
Tarım ve halı üretimi şehrin geçim kaynağıdır.Käsitöö ja põllumajandus ei ole juba ammu enam peamised linna sissetulekuallikad.