Tarım olarak bölgede fındık üretimi yapılır.Kot taka lahko v urbanih območjih omogoči pridelavo hrane.
Mahallenin ekonomisi genel olarak tarıma dayalıdır.Na splošno imajo Nami komunalno lastništvo zemljišč.
Ülke nüfusunun %80'i tarım ile uğraşmaktadır.S kmetijstvom se ukvarja 80 % prebivalcev.
Köyün ekonomik yapısının büyük kısmını genel olarak tarım ekonomisi oluşturmaktadır.V večini jih imajo kmetije v sklopu gospodarskega poslopja.
Yeni sulama kuyuları açılmış olup tarımda daha verimli ve daha modern bir yapıya geçileceği olasıdır.Razvijajo se novi tanki, ki bi lahko pripomogli k še večji varnosti in učinkovitosti na sodobnem bojišču.
Fındık dışında yapılan tarımın ekonomik bir değeri yoktur.Beloplavuti golobček nima ekonomske vrednosti.
Ardenler'in engebeli arazisi tarım olanağını oldukça kısıtlar.Algardijeva grobnica je precej manj dinamična.
Bunun sonucunda tarım alanları ve ulaşım çok gelişmiştir.Škoda na kmetijskih površinah in prometni infrastrukturi je bila obsežna.
Tarım ve hizmet endüstrisi, eyalet ekonomisinin en büyük parçalarıdır.Kmetijstvo in industrija sta najpomembnejši gospodarski panogi.
Özellikle 20. yüzyıl boyunca tarımda önemli değişiklikler yaşanmıştır.V strukturi gospodarskih sektorjev je prišlo še zlasti v 20. stoletju do množice sprememb.
Tarım araçlarından karasaban kullanılır.Tovorne vagončke so ročno potiskali v gozd.
Gölün çevresindeki diğer kısımlar tarım için kullanılır.Druga območja delte se uporabljajo za kmetijstvo.
Çalışan nüfusun ancak %5'i tarım alanındadır.Delež prebivalstva, ki živi od kmetijstva je samo še 5%.
Kırşeyhler mahallesinin başlıca geçim kaynağı, tarımdır.Glavni razlog, da otroci ostanejo na podeželju je sistem hukou.
Bu dönemde farklı hükümetlerde Tarım Bakanı oldu.Pozneje je v tej kapeli postal ministrant.
İlçe tipik bir tarım ilçesidir.Desetnica je tipično ljudsko besedilo.
Yaklaşık tarım arazisi 2000 hektardır.Območje obsega 2000 hektarov.
İlçede yetişebilen tarım ürünleri çeşitlidir.V kmetijskih področjih lahko spore najdemo pri velikem številu odraslih.
Gerçekte doğal koşullar da tarıma pek elverişli değildir.Zato je narava tu še praktično povsem neokrnjena.
Bağımsız idari otorite niteliğindeki Kurum, Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilişkilendirilmiştir.Neodvisni certifikacijski organ neposredno imenuje Ministrstvo za kmetijstvo, prehrano in gozdarstvo.
Kalkınma iktisadı ve tarım ekonomisi konularında önemli çalışmalar yaptı.Imel je posluh za gospodarske probleme in se veliko posvečal kmečki agrarni problematiki.
İlçede; Tarım Kredi Kooperatifi ve Tarım İlçe Müdürlüğü’de bulunmaktadır.Odbor obravnava zadeve EU s svojega delovnega področja.« Predhodni odbor je Odbor za kmetijstvo in gozdarstvo.
Şehrin yakınlarında bulunan Tarim kasabası da Hadramut Vadisi'ndeki en uzun yapıya ev sahipliği yapar.Selo pri Robu je najvišje ležeče naselje v Občini Velike Lašče.
Halkın çok az bir bölümü tarımla uğraşmaktadır.S kmetijstvom se ukvarja malo prebivalstva.
Beldenin %97'si tarımsal üretim ile uğraşmaktadır.Slabih 7 odstotkov kmetijskih zemljišč predstavljajo ostala kmetijska zemljišča.
Köyün tarım arazisi kısıtlı olduğu için, halkı özellikle şehir dışına göç etmiştir.Zaradi odročnosti vasi se je prebivalstvo izselilo, predvsem v obmorska mesta.
İlaveten balıkçılık ve tarım önemli bir rol oynar.Uke in nage imata enako pomembno vlogo.
Tarım ana ekonomik faaliyettir.Gospodarjenje z gozdom je gospodarska dejavnost.
Tarım haricinde kentte mobilya üretimi de gelişmiştir.Pongratz se je poleg gradbeništva uveljavil tudi v industriji.
En bilinen kullanım alanı tarımsal gübrelemedir.Zvrst, ki to najbolje prikaže je meščanska žaloigra.
Nüfusun %3'ü turizm, %8'i tarım, %14'ü endüstri, %75'i hizmet sektörlerinde çalışmaktadır.BDP - sestava po sektorjih: kmetijstvo 7,8%, industrija 33,7% in storitve 58,4%.
Köyde küçük ölçekte hayvancılık ve tarım yapılmaktadır.Na podeželju so manjša kmečka in vaška naselja.
Köyün ekonomisi 2000'li yıllarda da tarım ve hayvancılığa dayalıdır.To človeško naselje tisočletnega izvora je stoletja namenjeno kmetijstvu in živinoreji.
Arazisi engebeli ve taşlıktır tarıma elverişli alanlar oldukça azdır.Vrtnarskih oziroma gojenih sort je zelo malo.
Geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır, özellikle son yıllarda büyükbaş hayvan sayısı oldukça artmıştır.Poljedelstvo in živinoreja sta samooskrbni, število prebivalcev pa v zadnjih desetljetjih narašča.
Bu nedenle zengin köylülerin kolektifleştirme hamlesine tepkisi tarımsal üretimi durdurmak oldu.Med tem je zaradi naraščajočega pritiska na kmete nastalo kmečko odporniško gibanje.
Bu sektöre tarım, ormancılık, balıkçılık ve madenciliği içerir.Mednje sodijo kmetijske površine, gozdovi, ribolovna območja in zemljišča namenjena infrastrukturi.
Kasaba gönençli bir tarım bölgesidir ve orada güçlü bir spor kültürü vardır.Regija ima bogato kulturo in zato močno kulturno identiteto.
Göçebe-göçer kültürü, hayvancılık ve tarım kültürü baskındır burada.Danes se v vasi prepletajo kultura, ekološko kmetijstvo in turizem.
Endüstriyel tasarımları daha çok tarım sektöründe kullanılır.Kmetijska letala delujejo učinkoviteje na večjih poljih.
Ana ekonomik faaliyetler, askeriyeye hizmetlerin sağlanması ve sınırlı tarımdır.Pagrindinės ekonominės veiklos rūšys yra paslaugų teikimas karinėms pajėgoms ir ribotos apimties žemdirbystė.
Geçimlik için yapılan tarım ve balıkçılık yetersiz kaldığından, gıda ürünlerinin çoğu ithal edilir.Dėl ribotų galimybių žemės ūkiui ir žvejybai, dauguma maisto produktų įvežama.
Daha cok çay tarimi yapilir.Tai žymiai pakeičia arbatos skonį.
Eyaletin üçte bir (1/3) alanı tarım için kullanılmaktadır.Iš dalies (1/3) organizacija finansuota valstybės.
Tarım ve hayvancılığı sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar yapmaktadırlar.Žmonės ir kiti gyvūnai savo poreikiams tenkinti gali panaudoti tik grynąją produkciją.
Rüzgarüstü Adalarının tamamı dağlık ve volkanik arazidir, tarım için elverişli küçük bir alan vardır.Visos vėjo salos yra vulkaninės kilmės ir kalvotos, palikdamos mažai vietos žemės ūkiui.
Tarımsal ürünlerin fiyatı ise dolayısıyla düşmekteydi.Ženkliai krito žemės ūkio produktų supirkimo kainos.
Ülkedeki tüm endüstri kamusallaştırılmış, tarımsal üretim kooperatifleri oluşturmuşlardır.Jie nacionalizavo visą pramonę ir įkūrė žemės ūkio gamybinius kooperatyvus.
Tarım profesörü olarak çalıştı.Dirbo žemės ūkio specialistu.
Letonya Tarım Üniversitesi'nde Agronomi eğitimi almıştır.Lietuvos žemės ūkio akademijoje studijavo agronomiją.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. bunu yanı sıra lokantacılık da büyük gelir kaynağıdır.Prie to taip pat prisideda žemdirbystės ir gyvulininkystės pramonė, o tai savo ruožtu skatina buveinių nykimą.
Pirinç tarımının önemli bir merkezidir ve yaz aylarında su basan pirinç tarlalarıyla çevrilidir.Verčelis yra ryžių auginimo centras, apsuptas drėkinamų laukų, kurie užliejami vasarą.
Gayri safi millî hasılanın %6'sını tarım ve %11'ini küçük endüstriyel sektör karşılar.Žemės ūkis sudaro 6 % BVP, o lengvosios pramonės sektorius 11 % BVP.
Sebze tarımı genellikle mevsime uygun yapılmaktadır.Paprastai naudojamos atitinkamo sezono daržovės.
Ayrıca tarım ilacı ve gübre yapımında da kullanılır.Taip pat koiras naudojamas šiluminės izoliacijos bei pakuotės gamyboje.
Tarım Makineleri Fabrikası kurdu.Kaliniai statė automobilių gamyklą.
Köyün ekonomisi tarım v.Kaimo rūmai Šv.
Bazen geometrinin, meditasyonun ve tarımın ilham perisi olarak da anılır.Polymnija taip pat kartais vaizduojama kaip geometrijos, meditacijos ir žemdirbystės mūza.
IPPC 1952 yılında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu tarafından oluşturulmuştur.Šią struktūrą 1952 m. įkūrė Jungtinių Tautų Maisto ir žemės ūkio organizacija.
Küresel ısınma ürün rekoltesini de olumsuz etkilemekte alternatif tarım ürünlerine yöneliş görülmektedir.Perspektyvi priemonė yra švino pakeitimas kitomis netoksiškomis medžiagomis.