O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Han skulle bli uppriven över sekterismens bittra splittring.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Hij zou verscheurd zijn door de bittere verdeeldheid van de sektegeest.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Il serait déchiré par les dissensions amères du sectarisme.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.그는 파벌주의의 격렬한 불화에 가슴이 찢어질 것입니다.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Ông có lẽ sẽ nhói lòng bởi sự chia rẽ đầy cay đắng của chủ nghĩa bè phái
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Szíve darabokra törne a szekták meghasonulása láttán.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Θα τον διέλυε ο πικρός διχασμός της διαίρεσης.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Він був би охоплений горем, якби дізнався, якого лиха чинять сектанти.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Он был бы уничтожен, видя какие распри сеют сектанты.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Той би бил разкъсан от горчивите разделения на сектите.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.הוא היה נקרע לגזרים על ידי הפילוג העדתי המר.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.سوف يتمزق من الانقسام الطائفي المر.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.犯罪だけでなく 彼が信じ求めて奮闘した
Söylemek istediğim şu: Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıA kluczowe jest, jednak, jeśli byście spojrzeli na mój mózg podczas tamtych lat w sekcie Moona --
Söylemek istediğim şu: Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıA tak ačkoliv když se podíváte do mého mozku během těch let u Náměsíčníků --
Söylemek istediğim şu: Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıEn het is zelfs zo dat als je in mijn brein zou kijken tijdens deze jaren bij de Moonies --
Söylemek istediğim şu: Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıÉs az a helyzet, hogy ha megvizsgálták volna az agyam, a moonikkal töltött éveim alatt...
Söylemek istediğim şu: Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıEt bien que si vous regardez mon cerveau pendant ces années passées à la secte Moon -
Söylemek istediğim şu: Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıMasalahnya di sini, kalau Anda melihat otak saya saat masa-masa itu di Moonie --
Söylemek istediğim şu: Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıSi dacă, te-ai fi uitat la creierul meu în acei ani ca munistă --
Söylemek istediğim şu: Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıUn altro punto è che se aveste guardato il mio cervello negli anni in cui ero nella setta...
Söylemek istediğim şu: Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıY el asunto es que, si vieran dentro de mi cerebro durante esos años con los moonistas --
St Francis, Fransisken tarikatını kuran kişi.Dr. Harris: Ano--založil celý řád františkánů--že?
Tarikat benim için seve seve canını verir ve bana daha çok mürit bulur!Jego członkowie chętnie oddaliby za mnie życie i dostarczyli nowych wyznawców.
Tarikat benim için seve seve canını verir ve bana daha çok mürit bulur!L'ordine darebbe volentieri la vita per me, fornendomi nuovi seguaci!
Tarikat benim için seve seve canını verir ve bana daha çok mürit bulur!Ordenen ville give sit liv for min skyld - - og skaffe mig flere tilhængere!
Tarikat benim için seve seve canını verir ve bana daha çok mürit bulur!Ordningen skulle gärna ge sitt liv för min skull- -och skaffa mig ännu fler anhängare!
Tarikat benim için seve seve canını verir ve bana daha çok mürit bulur!Os membros da organização dariam a vida por mim e trazem-me mais seguidores!
Tarikat benim için seve seve canını verir ve bana daha çok mürit bulur!Todos los de la orden sacrificarían sus vidas por mí, ¡y eso me daría más seguidores!
Tarikat benim için seve seve canını verir ve bana daha çok mürit bulur!Veljeskunta kuolisi puolestani- -ja tuo minulle lisää seuraajia.
Tarikat benim için seve seve canını verir ve bana daha çok mürit bulur!Το τάγμα θα θυσιαζόταν ευχαρίστως για χάρη μου και μου παρέχει νέους οπαδούς!
Tarikat benim için seve seve canını verir ve bana daha çok mürit bulur!Члены ордена с радостью отдадут за меня жизни и приведут новых последователей!
"Tarikatuna sohba ve hayrun fiy cemiya".'Cara kami adalah dlm perkumpulan & terdapat kebaikkan dlm perhimpunan.'
"Tarikatuna sohba ve hayrun fiy cemiya".La nostra Via sta nell'associazione e la bontà nella riunione.
"Tarikatuna sohba ve hayrun fiy cemiya".Nuestro camino es de asociación y la bondad está en la reunión.
"Tarikatuna sohba ve hayrun fiy cemiya".Unser Weg besteht in Sohbat und Gutes ist in der Versammlung.
"Tarikatuna sohba ve hayrun fiy cemiya".Наш путь через объединение и добродетель в собрании.
Ta,s sendeyse uyduruk bir dini tarikata ihtiyacın yok, degil mi?Har du den, behøves ingen latterlig religiøs orden.
Ta,s sendeyse uyduruk bir dini tarikata ihtiyacın yok, degil mi?Har du den, behövs ingen löjlig religiös ordning.
Ta,s sendeyse uyduruk bir dini tarikata ihtiyacın yok, degil mi?Mając go, nie potrzebujesz żadnego przestarzałego zakonu?
Ta,s sendeyse uyduruk bir dini tarikata ihtiyacın yok, degil mi?Se a tens, não precisas de nenhuma organização ranhosa, certo?
Ta,s sendeyse uyduruk bir dini tarikata ihtiyacın yok, degil mi?Se ce l'ha, non le serve un ordine religioso da quattro soldi, vero?
Ta,s sendeyse uyduruk bir dini tarikata ihtiyacın yok, degil mi?Sen kanssa et tarvitse mitään huuhaata.
Ta,s sendeyse uyduruk bir dini tarikata ihtiyacın yok, degil mi?Si la tienes, no necesitas ninguna extraña ideología, ¿verdad?
Ta,s sendeyse uyduruk bir dini tarikata ihtiyacın yok, degil mi?Αφού την έχεις, δεν χρειάζεσαι τάγμα, σωστά;
Ta,s sendeyse uyduruk bir dini tarikata ihtiyacın yok, degil mi?Если он будет у тебя, тебе не нужен никакой орден.
Ve bilhassa Tarikat-ı Aliyye'nin meşayıhları içindir.Y especialmente, llama la atención de los Shaykhs de las distinguidas Tariqats y de