Kutsal tarikatımıza ho,s geldin, ...Metal Simyacı.Καλώς ήρθες στο τάγμα μας, -Μεταλλικέ Αλχημιστή.
Kutsal tarikatımıza ho,s geldin, ...Metal Simyacı.Добро пожаловать в наш орден, - Стальной Алхимик.
"Moonie" tarikatı üyesiydi.통일교 교도들이었습니다.
"Moonie" tarikatı üyesiydi.là những tín đồ thuộc một môn phái Đại Hàn.
"Moonie" tarikatı üyesiydi.Moonies waren.
"Moonie" tarikatı üyesiydi.איתי, היו "מוניז" (חברי כנסיית האיחוד)
"Moonie" tarikatı üyesiydi.معي، كانوا من المونيس (أعضاء كنيسة التوحيد).
"Moonie" tarikatı üyesiydi.(笑)
Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydı만약 제가 통일교도였던 시절의 제 뇌를 보신다면
Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıאם תסתכלו על המוח שלי במשך אותן שנים במוניז --
Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydıاذا نظرت في عقلي خلال تلك السنوات مع المونيس--
Moon Tarikatı ile geçirdiğim süre içinde beynime bakılsaydı見てみたらどうなっているでしょう? 昨日レイ・カーツワイルが「科学は拡大する」と
Önceki düzeydeki tarikatlarına herhangi oynayabilir okul ondokuz otuzlu19 30代 あなたは私たち女性に伝えることができます
Önceki düzeydeki tarikatlarına herhangi oynayabilir okul ondokuz otuzluEi peruskoulutusta kuinka vanha olet 1818
Önceki düzeydeki tarikatlarına herhangi oynayabilir okul ondokuz otuzlu이전에는에 fraternities의 재생 학교 십구 삼십대
Önceki düzeydeki tarikatlarına herhangi oynayabilir okul ondokuz otuzluKönnen Sie uns sagen Frauen
Önceki düzeydeki tarikatlarına herhangi oynayabilir okul ondokuz otuzlulat trzydziestych możesz powiedzieć nam, kobietom
Önceki düzeydeki tarikatlarına herhangi oynayabilir okul ondokuz otuzluPo predavanju in kaj si rekel, da sem mislil, da sem kot da ne obvestila v svojem življenju
Önceki düzeydeki tarikatlarına herhangi oynayabilir okul ondokuz otuzluקודם ישחקו את אגודות סטודנטים ב בית הספר בשנתי שלושים
Önceki düzeydeki tarikatlarına herhangi oynayabilir okul ondokuz otuzluالسابقة تلعب أي من الاخويات في مدرسة تسعة عشر الثلاثينات
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Appartengono a un culto tutto loro, sono fratelli di sangue, intriso di sangue di altre persone.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.De tillhör sin egen sekt, blodsbröder som har andra människors blod på sig.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Ei sunt un cult în sine, fraţi de sânge, adânciţi în sângele altor oameni.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Eles são um culto próprio, irmãos de sangue embebido no sangue de outras pessoas.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Het is een sekte op zichzelf, bloedbroeders doordrenkt van andermans bloed.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Họ sùng bái những huynh đệ chung huyết thống ngập chìm trong máu của những ngừơi khác
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Ils forment une religion à part, des frères de sang couverts du sang des autres.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.그들은 다른 사람들의 피로 물든 의형제로서 자기들만의 이단입니다.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Majú svoj vlastný kult, krvaví bratia ponorení v krvi iných ľudí.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Mereka memuja saudara sedarah mereka sendiri sambil berkubang dalam darah orang lain.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Mindegyik önmagában egy kultusz, más emberek vérével átítatott vértestvér.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Są kultem samym w sobie, braterstwem krwi, przesiąkniętym cudzą krwią.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Sie sind ein eigener Kult, Blutsbrüder, durchtränkt mit dem Blut anderer Menschen.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Son un culto en sí mismos, hermanos de sangre empapados en sangre de otras personas.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.So svojevrsten kult, krvni bratje prežeti s krvjo drugih.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Είναι αδερφοποιητοί στη δική τους αίρεση διαποτισμένοι με το αίμα άλλων ανθρώπων.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Вони самі собі створили культ кровних братів, які виросли на крові інших людей.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Они составляют свой собственный культ, они — кровные братья взращённые на крови других людей.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.Те са отделен култ, кръвни братя, опетнени с чужда кръв.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.הם כת משל עצמם, אחים בדם ספוגים בדמם של אנשים אחרים.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.إنهم ثقافة قائمة بذاتها، إخوة في الدم غارقين في دماء غيرهم من الناس.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.他者の血に染まった血盟の友です これは信仰ではありません
Onlar tarikata zarar vermeye çalı,san kafirler!Ci poganie chcą zniszczyć zakon!
Onlar tarikata zarar vermeye çalı,san kafirler!De är hedningar som förstör.
Onlar tarikata zarar vermeye çalı,san kafirler!De vil ødelægge ordenen.
Onlar tarikata zarar vermeye çalı,san kafirler!He yrittävät tuhota meidät.
Onlar tarikata zarar vermeye çalı,san kafirler!São selvagens, querem prejudicar a organização.
Onlar tarikata zarar vermeye çalı,san kafirler!Son herejes que intentan dañar a la orden.
Onlar tarikata zarar vermeye çalı,san kafirler!Sono infedeli che vogliono danneggiare l'ordine!
Onlar tarikata zarar vermeye çalı,san kafirler!Είναι άπιστοι, θέλουν να βλάψουν το τάγμα!
Onlar tarikata zarar vermeye çalı,san kafirler!Они хотят причинить вред ордену!
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Ar fi disperat de dezbinarea cauzată de sectarianism.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Bil bi užaloščen zaradi grenkih sporov sektaštva.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Bol by skrúšený horkou rozpoltenosťou fanatizmu.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Byłby rozdarty podziałami na sekty.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Dia akan tercabik-cabik akibat kejamnya pemecahbelahan oleh sektarianisme.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Die bittere Spaltung de Sektierertums würde ihn zerreissen.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Egli sarebbe lacerato dall'amara divisione del settarismo.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Ele ficaria desfeito com a amarga desunião do sectarismo.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.Estaría desgarrado por las amargas divisiones del sectarismo.