Ana içeriğe geç
Sözlük

tap ile cümle

tap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Burası daha önce bir Zerdüşt tapınağı idi.Prawdopodobnie istniała tu wcześniej sasanidzka świątynia ognia.
Doğuda Onun yıldızını gördük ve Ona tapınmaya geldik. ^ 1910Ujrzeliśmy bowiem jego gwiazdę na Wschodzie i przybyliśmy oddać mu pokłon».
Olympia Zeus tapınağındaki Zeus heykeli Dünyanın 7 Harikasından biridir.Posąg Zeusa w Olimpii uznawany był za jeden z siedmiu cudów świata.
Ancak köylünün tapusu da yoktur.Nie ma też tabliczki z nazwą wsi.
Yeni İkinci Tapınak inşa edildi ve eski dini uygulamalara yeniden başlandı.Drugą świątynię rozpoczęto wznosić na starych fundamentach.
Xuanzang'ın heykeli tapınak alanının önünde durmaktadır.Przed świątynią stoi posąg mnicha Xuanzanga.
İlk İjevsk tapınağı, 1765 yılında inşa edilen, kilise İlyas peygamberin ismi taşıyordu.Pierwsza cerkiew w Iżewsku, zbudowana w 1765 roku, nosiła wezwanie proroka Eliasza.
Dağ tapiri cinsel olgunluğa üç yaşında erişir.Zebry górskie osiągają dojrzałość płciową w wieku 5 lat.
Tapınak Japonya'nın Ulusal Hazineleri'nden biridir.Jest to obecnie skarb narodowy Japonii.
Aynı zamanda Amneris ve Ramfis tapınaktan çıkarlar.Niespodziewanie pojawia się Amneris wraz z Ramfisem.
Yalnızca Nandi'ye adanmış tapınaklar da bulunur.Istnieją również świątynie poświęcone Nandinowi jako głównemu bóstwu.
Tapınaktan bugüne ulaşan hemen hiçbir iz kalmamış.Obecnie po świątyni nie ma żadnych śladów.
Romalılar bu mevkide Jüpiter Tapınağı inşa etmişlerdir.W czasach rzymskich na przełęczy wybudowano świątynię Jowisza.
Bu tapınağın planı kare değildir.Wyposażenie świątyni jest neobarokowe.
Dendera kompleksindeki başlıca tapınak Hathor Tapınağı'dır.Najlepiej zachowanym zabytkiem na terenie Dendery jest świątynia Hathor.
Babilerin tapınağı.Świątynia nudów.
1869 yılında Boshin Savaşında hayatını kaybedenler için Tokyo’da Yasukuni Tapınağı inşa edilecektir.W 1869 roku zbudowano w Tokio Yasukuni Jinja na cześć ofiar wojny boshin.
Tapınağın bulunduğu bölge asıl olarak Fujiwara ailesinin mülküydü.Rodzina należała do odgałęzienia rodu Fujiwarów.
Japonya'da değer verilen genellikle tapınakların etrafında kullanılan bir süs ağacıdır.W Japonii drewno stosowane do budowy świątyń.
Ömer tapınaktan geri kalanları buldu.Szybko natrafił na pozostałości świątyni.
Theo James tam adı ile Theodore Peter James Kinnaird Taptiklis (16 Aralık 1984, Oxford), İngiliz oyuncu.Theodore Peter James Kinnaird Taptiklis (ur. 16 grudnia 1984 w Oksfordzie) – angielski aktor i muzyk.
Diğer Tapınakçılar da aynı beyanda bulundular.Pozostali mnisi postępowali podobnie.
Aytunç Altındal, Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri, s.Św. Trójcy i klasztor Misjonarzy w Mikulińcach, t.
Alım satım yapıldıktan sonra yeni mal sahibi tapusunu kaydettirir.Po sprzedaży zbiorów właściciel zaczął na nowo gromadzić księgozbiór.
Bu tarihten sonra tapınak yapımı kültürü kayboldu.Niestety podczas holokaustu opis budowy zaginął.
Tapınağın Yukarı Kapısı'nı onardı ve Ofel kentinin duvarlarını genişletti.Wznosił nowe fortece i naprawiał mury miejskie.
Tapınak girişinin kompleksin içinden görünümü.Imponujące jest wnętrze świątyni.
Sudeoksa gibi birçok tapınak, ziyaretçilere bir Temple Stay programı sunmaktadır.Wiele kaplic ślubnych, tak jak na przykład Viva Las Vegas, oferują tematyczne ceremonie.
Eski medeniyetler yılanlara saygı gösterir onlara tapar ve onlardan korkarlardı.Tradycyjnie ludzie postrzegali wilki negatywnie, bali się ich.
Usta sandalın tapasını çıkararak içeriye su dolmasını sağlar ve gençleri komik bir şekilde cezalandırır.W wodzie otwiera pysk i potrząsa nim łagodnie zachęcając młode do wyjścia.
Tarxien Tapınakları, Malta, Tarxien'de yer alan bir arkeolojik komplekstir.Świątynie w Tarxien – ruiny maltańskich świątyni megalitycznych w Tarxien.
Kinkaku-ji (金閣寺, Altın Köşk Tapınağı), ayrıca Rokuon-ji (鹿苑寺, Geyik Parkı Tapınağı) olarak da bilinir.金閣寺 Kinkaku-ji, Świątynia Złotego Pawilonu), oficjalna nazwa Rokuon-ji (jap.
Bu nedenle bu tapınak yıkılmadan, fazla değiştirilmeden günümüze kadar kalabilmiştir.W takim kształcie świątynia pozostała niezmieniona do dnia dzisiejszego.
A : Abbandono durante la tappa(Etap içinde terk).W: Szlaki spacerowe w Skoczowie . .
Tapınağın 750.250 świątyniami.
Tapınaklarda şort, kolsuz t-shirt, mini etek gibi kıyafetleri giymekten kaçınmak gerekir.Wejście na Wzgórze Świątynne jest bezpłatne, należy jednak pamiętać o odpowiednim skromnym ubraniu.
Tapınağın bazı sütunları yerine dikilmiştir.W miejsce świątyni pogańskiej wybudowano kościół.
Kuzey Hava Tapınağı'nda eğitim görür.Uczył się w North Monster School.
TAP Portugal Portekiz'in ulusal ve bayrak taşıyıcı havayolu şirketi.Należy do linii lotniczych TAP Air Portugal.
Selçuk'taki Artemis Tapınağı yıkıldı.W Karnaku zburzono świątynię Echnatona.
Tapınak Şövalyelerinin başkomutanı.Został przywódcą Rycerzy Zemsty.
İki yıl sonra padişah kilisenin tapusunu da göndermiştir.Trzy lata później biskup nadał jej dwie włóki ziemi.
Karnak aslında bitmemiş bir tapınaktı.Parafia nie posiadała stałej świątyni.
Tapınakta kabartma tasvirleri vardır.W świątyni trwa uroczystość.
Novgorod’ta antik Perin bölgesinde arkeologlar Perun’a adanmış olduğu düşünülen bir tapınak bulmuştur.W Paterson w New Jersey istnieje na tyle liczna społeczność peruwiańska że powstał tam konsulat Peru.
Biz şeytana tapanlar değiliz.Nie są to jednak mogiły partyzantów.
Zazan, Anahita Tapınağı'ın başrahibiydi.W tym samym czasie sprawował opiekę nad świątynią Antai-ji.
Kamu işleri tamamlandı, tapınaklar inşa edildi ve duvarlar tamir edildi.Spłonęło całe wyposażenie świątyni, mury zachowały się.
Kısa bir süre sonra, adına bir tapınak ve rahip ithaf edilmiştir.Wkrótce potem został wyświęcony na diakona i na kapłana.
Hükümet, bu gölgenin bir neo-Nazi tapınağı ve turistik cazibe merkezi haline gelmesinden endişeleniyordu.Powstały obawy, że miejsce stanie się neonazistowskim sanktuarium.
Tapie 1993'e kadar takımın sahibi olmuştur.Zawodnikiem Boom był do 1993 roku.
İki süsleme şekli de kapların adakları sunmak için kullanıldığı tapınaklar için tasarlanmıştır.Termin ten odnosi się również do świątyń, którym służyli.
Tapınak benzeri revak sadece ima edilmiş olup kapalıydı.Stan samej świątyni przedstawiał się wówczas niezadowalająco.
1980 yılında tapınaklar Dünya Mirasları listesine alındı.W roku 2001 świątynię wpisano na listę światowego dziedzictwa.
Halk kendisine tapınmaya başlamış ve yardım istemiştir.Jeden z nich okazał się być żywym i zaczął wołać o pomoc.
"Aile saflığı" kuralları da Tapınak kurallarından türemiştir.Użycie herbu jest regulowane przez ustawę dumy.
Altın Tapınak.Skarby świątyni.
Suikastinden önce Sezar'ın senato toplantılarını bu tapınakta yapmaya başlaması senatoyu oldukça kızdırmıştı.Niekiedy celowo doprowadzał cesarza do złości podczas posiedzeń senatu.
Yalnızca Nandi'ye adanmış tapınaklar da bulunur.Det finns även tempel helgade enbart till Nandi.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.Han återuppbyggde 82 tempel för att visa sin aktning inför de romerska gudarna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod