Ömer tapınaktan geri kalanları buldu.Daarbij werden resten van de eerste kerk gevonden.
Tapınak beş basamaklı bir teras üzerinde yükselir.De tempel heeft een pagoda met vijf verdiepingen.
İlk çıkış filmi 1971 yılında Sean Connery ile oynadığı The Anderson Tapes olmuştur.Het boek werd uitgegeven in 1956 en in 1971 verfilmd met Sean Connery als James Bond.
Palmirada El-Lât, el-Uzza ve elMenat'a da tapılıyordu.Hij verwerft hierdoor bezittingen aan de Moezel en de Eifel (ten westen van de Rijn).
İkinci Tapınak'ın M.S. 70 yılında yıkılmasının ardından bu mezhepler de yok olmuştur.Na de vernietiging van de Tweede Tempel in 70 verdwenen de meeste sektes.
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.Om naar Cuzco te komen, waar de tempel gebouwd zou worden, reisden ze door ondergrondse gangen.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.De tempel werd ernstig beschadigd.
Kalinga, Budist oldu ve dişe tapmaya başladı.Hij werd boeddhist en begon de heilige tand te vereren.
Eski Çin'de her köyün bir Tu Di Gong tapınağı vardı.In China heeft bijna elk dorp en altaartje van Tudi Gong.
Jin şeytan geni sayesinde kurtulur ve Heihachi'yi tapınaktan aşağı atarak kaçar.Jin transformeert in Devil Jin, en slaat Heihachi en zijn mannen in elkaar.
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.Alleen mannen mogen zich hiervoor kandidaat stellen, en alleen vrouwen mogen stemmen.
Allah'ın tapınılmayı hak eden gerçek ilâh, onun dışında tapınılanların ise batıl ilâhlar olduğuna inanmak.En als iemand niet aan Gods tekenen gelooft, dan is God snel met de afrekening.
Muhtemelen bu tapınakta da 108 heykelcik bulunmaktadır, ancak altı tanesine hiçbir zaman ulaşılamamıştır..84 preken van hem bleven bewaard, zij het geen enkele in zijn handschrift.
Nüfuz sahibi başka tapınaklarda da bu eğilim göze çarpar.Daardoor zijn er nog meer tempels aan haar toegewijd.
Söylendiğine göre Caligula atını 'Tüm tanrıların bir bileşimi' ilan etti ve bir çeşit tapınma sağladı.Volgens de keizer was het paard "Een combinatie van alle goden" en moest het als zodanig worden vereerd.
Diğer Tapınakçılar da aynı beyanda bulundular.De overige bekentenissen werden in dezelfde geest gedaan.
Kaplan TapınağıKabelbaan Tempel
Bu kompleksin içerisinde tapınak ve kütüphane de bulunmaktadır.Het complex omvat ook een bibliotheek en een kerk.
Bu olaydan sonra tapınaktaki Ahit Sandığı kaybolmuş ve bir daha bulunamamıştır.Echter, Bay heeft nooit in het graf gelegen, aangezien er niets van hem is teruggevonden.
Tapınaklarına "serapeum" adı verilir.Een tempel die gewijd is aan de god Serapis heet een Serapeum.
Erginleri, tapirde asalaktır.Idori, vormen in zit.
Tapınak 10. yüzyılın başına tarihlenmektedir.De tempel dateerde uit de 1e eeuw.
Tenzin ailesi ile birlikte Hava Tapınağı Adası'nda yaşar.Hij woont met zijn gezin op het Luchttempel Eiland.
Dendera kompleksindeki başlıca tapınak Hathor Tapınağı'dır.Centraal in het tempelcomplex is de Hathortempel.
Aramazd’ın yanı sıra tapınılan daha küçük tanrılar da vardı.Het kunnen 'de mindere goden' zijn geweest.
Bu ilk tapınağın yapılış tarihi bilinmez.De verdere geschiedenis van de tempel is onbekend.
Tapınaklar sadece dini merkezler değildi.Zij waren echter niet de enige stichters van de kerk.
Tapınağa insanlar dilekler dilemek için geliyor.In de islam moet men zich tijdens het bidden naar de Kaäba wenden.
En üst kademede asıl tapınak bulunur.In Wijnandsrade ligt hun voornaamste klooster.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hutten, officiële gebouwen, tempels en stadswallen stortten plots in."
Tapanvadi'nin üzerindedir.Het is gewijd aan de Pancratius.
Tapınak, Lord Şiva'ya ithaf edilmiştir ve eşsiz bir yapıya sahiptir.De grote tempel is gewijd aan Shiva en is alleen voor mannen toegankelijk.
Enlil'in Nippur'da Ekur adında bir tapınağı vardır.Een plein in Nijvel draagt zijn naam.
Tapınak girişinin kompleksin içinden görünümü.Hij bevindt zich in het interieur van het tempelcomplex.
This Is Spinal Tap adlı filmdeki rolüyle tanınmıştır.De term werd door Rob Reiner in zijn film This Is Spinal Tap gebruikt.
Hint tapirleri yalnız yaşar.De deelvruchtjes zijn eenzadig.
Kraliyet ailesi, çocuklar ve Prenses Elisabeth de dahil olmak üzere Paris'teki Tapınak Kalesi'nde hapsedildi.Samen met de koninklijke familie werd Elisabeth gevangengezet in Tour du Temple te Parijs.
Kudüs'teki İkinci Tapınağın Romalılar tarafından yıkılmasıyla Yahudilikteki kurban sunumları son buldu.De tweede Joodse Tempel in Jeruzalem wordt door de Romeinen vrijwel met de grond gelijk gemaakt.
Başka tanrılara ya da oyulmuş heykellere tapma.Aanbid geen andere goden of gesneden beelden.
İnsanoğlu farklı dönemlerde farklı tanrılara tapmıştır.De mens heeft in verschillende perioden verschillende Goden aanbeden.
Şeytana tapanlara satanist deniyor.Mensen die satan aanbidden worden satanisten genoemd.
Güneşe tapmaları tuhaf.Vreemd dat ze de zon aanbidden.
O karısına tapar, onun için her şeyi yapar.Hij aanbidt zijn vrouw, hij doet alles voor haar.
Tapdık (Taptık, Taptuk) da denir.A my dodaliśmy do tego jeszcze symulację”.
Eve girip çocuğu annesi Meryem'le birlikte görünce yere kapanarak O'na tapındılar.Weszli do domu i zobaczyli Dziecię z Matką Jego, Maryją; upadli na twarz i oddali Mu pokłon.
Sizi ve Allah’tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb’ime ibadet ediyorum.Abyście pamiętali i spełniali wszystkie przykazania moje, a byli świętymi Bogu waszemu.
Pompey'in mezarı ve pagan tapınaklar haraboldu.Pogańskie świątynie i grobowiec Pompejusza zostały zniszczone.
Tapanvadi'nin üzerindedir.Znajduje się na Pontebbana.
Huzâa ve Kureyş ile Mekke dışındaki Araplar’dan hacca gelenler tarafından bunlara da tapınılmaya başlanmıştır.Uniknęli oni w ten sposób prześladowań i pogromów ze strony Arabów.
Batı hava tapınağında doğmuştur.Wywodziła się z zachodniej świątyni powietrza.
Ertuğrul'a Tapınakçılara karşı yardım etmiştir.Zbudował im pomocnika - Demitasa.
Tapınağın güney kısmında, büyük bölümü Bizans döneminde tahrip edilmiş bir odeon bulunmaktadır.W południowej części świątyni znajduje się odeon, fragmentarycznie zniszczony w okresie bizantyjskim.
Sonra da tapşırırlar ki, çıkarsın sahneye, suflörler ne deseler, tekrar edersin.Zanikają też na końcu, po bezdźwięcznych (gniótł ), w tym ubezdźwięcznionych (zjadł ).
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.W wyniku eksplozji świątynia doznała poważnych uszkodzeń.
Bunlara ek olarak 120 adet yan tapınak bulunmaktadır.Wśród nich na szczęście było też 120 kapłanów.
Hint tapirleri yalnız yaşar.Ametyściki cienkodziobe żyją samotnie.
Jedi Tapınağına giderler.Byli szkoleni w Świątyni Jedi.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Szczególnie opiekował się biednymi.
Tapınak aynı zamanda, bir Budist okulu olan, Kegon’un da ana merkezidir.Świątynia jest również główną siedzibą buddyjskiej szkoły kegon.
Bagan'dan sonra sadece daha çok küçük ölçüde Gu tarzı tapınaklar inşa edilmiştir.Po upadku Paganu wznoszono jedynie znacznie mniejsze świątynie w stylu gu.