tap ile cümle

tap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Özellikle evli kadınlar, kocalarına sağlık ve uzun yaşam dilemesi için ona tapınırlar.È particolarmente venerata dalle donne sposate che pregandola chiedono salute e longevità per i loro mariti.
Ana madde: Kore bahçesi Tapınak bahçeleri ve özel bahçelerin ilkeleri aynıdır.I principi dei giardini dei templi e dei giardini privati sono gli stessi.
Augustus da Mars'a adanmış bir tapınak inşa edilmesinin emretmişti.Anche Augusto ordinò la costruzione di un tempio, dedicato a Marte.
Tapınak Enstitüsü, Üçüncü Tapınak'ta kullanılmak üzere bazı dini nesneler hazırlamıştır.L'Istituto del tempio ha già predisposto vari articoli da usarsi nel Terzo Tempio.
Örneğin Tayland'da genç bir tapirin yakalanması ve satılması 5.500 ABD Doları değerinde olabilmektedir.In Thailandia, per esempio, la vendita di un piccolo di tapiro può fruttare anche 5.500 dollari americani.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.Al contrario della maggior parte dei templi Khmer, Angkor Wat è orientato a ovest invece che a est.
MS 5. yüzyılda Hıristiyanlığın gelişiyle birlikte, tapınak da bir kiliseye dönüştürüldü.Con l'avvento del cristianesimo, nel V secolo, il tempio venne trasformato in una chiesa.
Bazı kişiler, tapınakta hayvan kurbanlarının olmayacağını Rabbi Abraham Isaac Kook'a bağlar.Alcuni attribuiscono a Rabbi Abraham Isaac Kook il parere che sacrifici di animali non saranno ripresi.
Arap fethinden kısa süre önce, tapınak Zerdüştlerin ateş tapınağı olmuştu.Poco prima della conquista araba il monastero divenne un tempio del fuoco Zoroastriano.
Yeni İkinci Tapınak inşa edildi ve eski dini uygulamalara yeniden başlandı.Un Secondo Tempio fu poi costruito e le vecchie pratiche religiose furono riprese.
M1A1 - Mayının üst kısmında tekli dolgu tapası bulunmaktadır.M1A1 – la mina ha una solo bocca di riempimento.
Burada kaldığı süre içerisinde 14 farklı tapınak inşasının sorumluluğunu aldı.In questo periodo fu responsabile della creazione di 14 templi.
1800 de kurulduğu iddia ediliyor,ama osmanlı dönemi tapuları daha eskiye dayanıyor.Risale alla metà dell'Ottocento ma le sue origini potrebbero essere più antiche.
Bu yapılardan 13'ü Budist tapınağı, üçü Şinto tapınağı ve biri kaledir.Di questi monumenti, 13 sono templi buddhisti, 3 sono santuari shintoisti ed 1 è un castello.
Huzâa ve Kureyş ile Mekke dışındaki Araplar’dan hacca gelenler tarafından bunlara da tapınılmaya başlanmıştır.Si tratta infatti della venerazione e dell'adorazione addirittura di altre divinità che non siano Allah.
Süslemeli bu sarnıçta Hindu tanrılarını içeren on iki küçük tapınma yeri bulunur.Intorno ad essa si trovano undici templi dedicati a divinità minori.
Pers Ordusu kenti ve tapınağı yakmıştır.Quindi i Persiani incendiarono la città ed i templi.
Ardından tapınak sallanarak yıkılmaya başlar.A quel punto, il tempio crolla.
Üç serinin (2c, 3c, 7c) hepsi Pekin'deki Cennet Tapınağı'ni gösteriyordu.Questa serie di tre francobolli da 2, 3 e 7 centesimi raffigurava il Tempio del Cielo a Pechino.
Biz şeytana tapanlar değiliz.Non siamo terroristi.
Erişim tarihi: 12 May 2014. ^ "Pablo Trapero Tapped To Head Cannes' Belirli Bir Bakış Jury".URL consultato il 17 aprile 2014. ^ Pablo Trapero Tapped To Head Cannes’ Un Certain Regard Jury, su Variety.
Baal'a inanıp tapanların insafsızca kurban edilmeleri.Com'è infame l'accusa di iniquità rivolta a chi è credente!
Kent, yerle bir edildi, tapınaklar ve kutsal mekanlar yağmalandı ve yakıldı.La città fu rasa al suolo e furono saccheggiati e bruciati i templi e i santuari.
Tenzin ailesi ile birlikte Hava Tapınağı Adası'nda yaşar.Vive a Città della Repubblica sull'isola del Tempio dell'Aria con la sua famiglia.
İkinci Tapınak'ın M.S. 70 yılında yıkılmasının ardından bu mezhepler de yok olmuştur.Dopo la distruzione del Secondo Tempio nel 70, gran parte di queste sette svanirono.
Kudüs'ün büyük bir kısmı ve Tapınak harabeye döndü.Gran parte della città di Gerusalemme e del Tempio giacevano in rovina.
Yer ve Ay Tanrıçası olarak da tapınım görmüştür.Privolva non vede mai la Terra (Volva), Subvolva vede Volva come loro luna.
Ana tanrıçanın tapınağı ile “gymnasion” da bu hat üzerinde yer alıyordu.Oltre a questo, vi era precedentemente un Tempio zoroastriano della Luna (Mokh) vicino a questo luogo.
Angkor Thom’da inşa edilmiş bilinen en son tapınak 1295 tarihli Mangalartha'dır.L'ultimo tempio in pietra costruito ad Angkor Thom attualmente conosciuto fu il Mangalartha, del 1295.
Zaman içerisinde Mısırlılar kediye tapmaya başladılar.Per secoli gli egizi ripercorsero tale viaggio in venerazione dei gatti.
M.Ö. 167’te, Antiyokus, tapınakta Tanrı Zeus’a adanmış bir sunak hazırlanmasını emretti.167 a.C.: Antioco ordina la costruzione di un altare consacrato a Zeus nel Tempio.
A : Abbandono durante la tappa(Etap içinde terk).3/A (retrocessa in div.
Tapkıran, yüksek ve sulak yaylaları ile mera hayvancılığına çok elverişlidir.Il fusto generalmente e eretto e ascendente (a parte i casi in cui è prostrato) e poco foglioso.
Tapınak İmparator Augustus tarafından inşa ettirilmiş olup, Nubiya'da yer alan en büyük müstakil tapınaktı.Fu costruito dall'imperatore Augusto, ed era il più grande tempio della Nubia egizia.
"You've Got a Friend", 1971'de Carole King tarafından yazılan ve Tapestry albümünde yer alan şarkı.You've Got a Friend è un brano musicale di Carole King, incluso nell'album del 1971 Tapestry.
Şimdiye dek her kıtada bir tane olacak şekilde yedi tapınak inşa edilmiştir.Qui essi fondarono, una dopo l'altra, le sette città che ancor oggi vi si trovano.
Birçok Hristiyan kilisesi tapınılan varlıkların sanatsal üretimlerine icâzet vermektedir.La maggioranza della chiese cristiane permette la creazione artistica di oggetti di culto.
Bir tapınak olarak işlev gördüğü kesindir.Si ipotizza che si trattasse di un tempio.
"Tapirus indicus" (Çevrimiçi), Animal Diversity Web.(EN) Crinoidea, su Animal Diversity Web.
26:13 Ekinin ilk meyvelerini ayırıp Tapınağa getir Ex.26:13 270-126P - Metti da parte i primi frutti raccolti e portali al Sacerdote, al Tempio. - Deut.
Kinkaku-ji (金閣寺, Altın Köşk Tapınağı), ayrıca Rokuon-ji (鹿苑寺, Geyik Parkı Tapınağı) olarak da bilinir.Pagoda d'oro: “Kinkaku-ji” (金閣寺 Golden Pavilion Temple), chiamata anche Rokuon-ji (鹿苑寺, Deer Garden Temple).
Halktan korkan Medae iki çocuğu ve Neris ile tapınağa sığınır.La folla furente si scaglia contro Medea, ma questa, con Neris e i due figli, si rifugia nel tempio.
16:14 Sunusuz Tapınağa gelme Deut.16:14 423-156N - Non presentarti al Tempio senza offerte. - Deut.
1943'te ilk karısının yerine eski sekreteri Adele Tappe ile evlendi.Nel 1943 la prima moglie morì, ed egli si risposò con la segretaria Adele Tappe.
Hint tapirleri yalnız yaşar.I sirratti del Tibet nidificano da soli.
Tapınak Tepesi, Yahudilikteki en kutsal alandır.Il Tempio era, ed è, il luogo più sacro all'Ebraismo.
Cahit, Kara'nın bir mezara gizlediği bombayı alıp mahkemenin yapılacağı tapınağa önceden koymuştu.Tuttavia, verrà uccisa grazie ad un congegno segreto in una tomba che Cain aveva fatto costruire tempo prima.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.Le esplosioni arrecarono gravi danni alle strutture.
Tapınak ve grotto UNESCO Dünya Mirasları listesine 1995 yılında eklendi.Il tempio e la grotta furono inseriti nella lista dei patrimoni dell'umanità dell'UNESCO nel 1995.
Tapınak tamamlanmak üzeredir.Il tempio rimane incompiuto.
İlk tapınak 1896 yılında Lafayette Bulvarı üzerindeki ilk sokağa taşınmıştır.Si trasferì nel suo primo tempio, su Lafayette Boulevard in First Street, nel 1896.
Ünlü komutan Taira no Kiyomori tapınağa yeni binalar ve dini metinler hediye etmiştir.Taira no Kiyomori donò un nuovo gruppo di edifici e pergamene sutra.
Aramazd’ın yanı sıra tapınılan daha küçük tanrılar da vardı.Oltre a quelli sotto elencati vi erano numerose divinità minori.
1845 yılında ise Nauvoo Tapınağı'nın yapımındaki çalışmalara doğrudan müdahil olmuştur.Nel 1845 Snow fu invitato a lavorare nel Tempio di Nauvoo.
Tapınakçılara üye değildir sadece onlara bağlıdır.Esse non sono comunque consacrate agli Dèi, non appartengono a loro.
TAP Portugal Portekiz'in ulusal ve bayrak taşıyıcı havayolu şirketi.TAP Portugal (Transportes Aéreos Portugueses) è la compagnia aerea di bandiera portoghese.
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.Per l'uomo è d'obbligo alzarsi, mentre non lo è per le donne.
İspanyollar, tapınağın yanına bir yerleşim alanı inşa etmişlerdir.I soldati spagnoli si stanno avvicinando al tempio.
Arslan Tapınağı:Ana grubun 200 m.güneyinde yer alır.Il Tempio del Leone ("Templo del león) si trova 200 m a sud del gruppo principale.
Çoğu Khajuraho tapınağı, Chandela hanedanı tarafından 950 ile 1050 yılları arasında inşa edilmiştir.I templi di Khajuraho vennero tutti edificati nell'arco di un centinaio d'anni, fra il 950 ed il 1050 circa.

İlgili Sayfalar