Ama ilk tapınaklardan 1000 yıl sonra Uruk gibi şehirlerde karşıt bir yapı ortaya çıkmaya başlıyor, saraylar.하지만 우리가 Uruk이라는 도시에서 처음 신전을 발견한 이후로부터 약 1000년 뒤에
Ama ilk tapınaklardan 1000 yıl sonra Uruk gibi şehirlerde karşıt bir yapı ortaya çıkmaya başlıyor, saraylar.אבל כ-1,000 שנים לאחר בניית המקדשים הראשונים, קם בערים כדוגמת אורוק מבנה מתחרה, הארמון.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on hovoril o chráme svojho tela.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on mówił o kościele ciała swego.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on pravil o chrámu těla svého.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ali on je govoril o svetišču telesa svojega.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Dar El le vorbea despre Templul trupului Său.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.(Er aber redete von dem Tempel seines Leibes.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.그러나 예수는 성전된 자기 육체를 가리켜 말씀하신 것이라
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Maar Jezus sprak niet over de tempel! Hij bedoelde Zijn eigen lichaam.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ma egli parlava del tempio del suo corpo
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mais il parlait du temple de son corps.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mas ele falava do santuário do seu corpo.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men det var om sin kropps tempel han talade.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men han talte om sit Legemes Tempel.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men han talte om sitt legemes tempel.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mutta hän puhui ruumiinsa temppelistä.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Nhưng Ngài nói về đền thờ của thân thể mình.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Nhưng_Ngài nói về đền thờ của thân_thể mình .
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Õ pedig az õ testének templomáról szól vala.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Pero él hablaba del templo de su cuerpo
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Tetapi Rumah Tuhan yang dimaksudkan Yesus adalah tubuh-Nya sendiri
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Εκεινος ομως ελεγε περι του ναου του σωματος αυτου.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.А Он говорил о храме тела Своего.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Він же глаголав про церкву тіла свого.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.והוא דבר על היכל גויתו׃
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.واما هو فكان يقول عن هيكل جسده.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.但 耶 穌 這 話 、 是 以 他 的 身 體 為 殿
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.但 耶穌這話 、 是 以 他 的 身體 為殿
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,여호와께서 내 부친 다윗에게 이르시되 네가 내 이름을 위하여 전을 건축할 마음이 있으니 이 마음이 네게 있는 것이 좋도다
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,men HERREN sagde til min Fader David: At du har i Sinde at bygge mit Navn et Hus, er ret af dig;
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,Men Herren sa til David, min far: At du har hatt i sinne å bygge et hus for mitt navn, det har du gjort vel i;
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,Tetapi TUHAN berkata kepadanya, 'Maksudmu itu baik
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,ויאמר יהוה אל דוד אבי יען אשר היה עם לבבך לבנות בית לשמי הטיבת כי היה עם לבבך׃
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,ויאמר יהוה אל דויד אבי יען אשר היה עם לבבך לבנות בית לשמי הטיבות כי היה עם לבבך׃
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,فقال الرب لداود ابي من اجل انه كان في قلبك ان تبني بيتا لاسمي قد احسنت بكون ذلك في قلبك.
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,فقال الرب لداود ابي من اجل انه كان في قلبك ان تبني بيتا لاسمي قد احسنت بكونه في قلبك.
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,耶 和 華 卻 對 我 父 大 衛 說 、 你 立 意 為 我 的 名 建 殿 、 這 意 思 甚 好
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,耶和華 卻對 我 父 大衛說 、 你 立意 為 我 的 名建殿 、 這意思 甚 好
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,耶 和 華 卻 對 我 父 大 衛 說 、 你 立 意 要 為 我 的 名 建 殿 、 這 意 思 甚 好
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,耶和華 卻對 我 父 大衛說 、 你 立意 要 為 我 的 名建殿 、 這意思 甚 好
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ale Bóg rzekł do mnie: Nie będziesz budował domu imieniowi memu, przeto żeś mąż waleczny, i rozlewałeś krew.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ale Bôh mi povedal: Nebudeš staväť môjmu menu dom, lebo si mužom vojen a vylieval si krv.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ale Bůh mi řekl: Nebudeš stavěti domu jménu mému, proto že jsi muž válkami zaměstknaný a krev jsi vyléval.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ali Bog mi je rekel: Ti ne boš gradil hiše mojemu imenu, ker si mož vojščak in si kri prelival.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Dar Dumnezeu mi -a zis: ,Să nu zideşti o casă Numelui Meu, căci eşti un om de război şi ai vărsat sînge.`
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›오직 하나님이 내게 이르시되 너는 군인이라 피를 흘렸으니 내 이름을 위하여 전을 건축하지 못하리라 하셨느니라
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›ma Dio mi disse: Non costruirai un tempio al mio nome, perché tu sei stato un guerriero e hai versato sangue
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Men Gud sade till mig: 'Du skall icke bygga ett hus åt mitt namn, ty du är en krigsman och har utgjutit blod.'
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Men Gud sagde til mig: Du skal ikke bygge mit Navn et Hus, thi du er en Krigens Mand og har udgydt Blod!
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›men Gud sa til mig: Du skal ikke bygge hus for mitt navn, for du er krigsmann og har utøst blod.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Tetapi TUHAN melarang aku melakukan hal itu karena aku seorang prajurit yang sudah banyak menumpahkan darah
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Но Бог ми каза: Ти няма да построиш дом на името Ми, защото си войнствен мъж и си пролял много кръв.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Но Бог сказал мне: не строй дома имени Моему, потому что ты человеквоинственный и проливал кровь.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›והאלהים אמר לי לא תבנה בית לשמי כי איש מלחמות אתה ודמים שפכת׃
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›ولكن الله قال لي لا تبني بيتا لاسمي لانك انت رجل حروب وقد سفكت دما.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›只 是 神 對 我 說 、 你 不 可 為 我 的 名 建 造 殿 宇 、 因 你 是 戰 士 、 流 了 人 的 血
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›只是 神對我說 、 你 不 可 為 我 的 名 建造 殿宇 、 因 你 是 戰士 、 流了 人 的 血
Ancak akılları öğrendikleri metafizik, tapınaklar ve bu tür şeylerle dolu.Aber geistig sind sie primitiv und glauben metaphysische Tempel aufzubauen und so was.
Ancak akılları öğrendikleri metafizik, tapınaklar ve bu tür şeylerle dolu.Ma mentalmente,crederanno di aver fatto di aver fatto templi metafisici e tutto ciò