Ana içeriğe geç
Sözlük

tapı ile cümle

tapı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Então ouvi uma voz que me foi direita de dentro do templo; e um homem se achava de pé junto de mim.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Entonces oí a alguien que me hablaba desde el templo, mientras un hombre estaba de pie junto a mí
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.És hallám, hogy valaki beszélget hozzám a házból, holott ama férfiú mellettem áll vala.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.In slišal sem nekoga govoriti k meni iz hiše, mož mi je pa stal ob strani.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.I slyšel jsem, an mluví ke mně z domu, a muž stál podlé mne.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.I usłyszałem, a oto mówiono do mnie z domu, a on mąż stał podle mnie,
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Ja minä kuulin jonkun puhuttelevan minua temppelistä; mutta mies seisoi minun vieressäni.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.J`entendis quelqu`un qui me parlait depuis la maison, et un homme se tenait près de moi.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.들은즉 누구인지 전에서 내게 말하더니 사람이 내 곁에 서서
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Mentre quell'uomo stava in piedi accanto a me, sentii che qualcuno entro il tempio mi parlav
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Og jeg hørte en som talte til mig ut fra huset, mens en mann stod ved siden av mig.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Og jeg hørte en tale til mig ud fra Templet, medens Manden stod ved Siden af mig,
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Ta nghe có ai nói với ta từ trong nhà ; có một người đứng gần bên ta .
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Ta nghe có ai nói với ta từ trong nhà; có một người đứng gần bên ta.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Und ich hörte einen mit mir reden vom Hause heraus, und ein Mann stand neben mir.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Vtedy som počul kohosi hovoriť ku mne z domu, a nejaký muž stál vedľa mňa.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Και ηκουσα φωνην λαλουντος προς εμε εκ του οικου και ο ανθρωπος ιστατο πλησιον μου.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.И чух едного да ми говори из дома; и човек стоеше при мене и ми рече:
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.И я слышал кого-то, говорящего мне из храма, а тот муж стоял подле меня,
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.ואשמע מדבר אלי מהבית ואיש היה עמד אצלי׃
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.وسمعته يكلمني من البيت. وكان رجل واقفا عندي
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.我 聽 見 有 一 位 從 殿 中 對 我 說 話 . 有 一 人 站 在 我 旁 邊
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.我 聽見 有 一 位 從殿 中對 我 說話 . 有 一 人 站在 我 旁邊
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.(A Cherubowie stali po prawej stronie domu, gdy wchodził on mąż, a obłok napełnił sień wnętrzną.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.A Kérubok pedig állanak a háztól jobbra, mikor a férfi beméne, és a felhõ betölté a belsõ pitvart.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.(Cherubínové pak stáli po pravé straně domu, když vcházel muž ten, a oblak hustý naplnil síň vnitřní.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Cherubi stáli z pravej strany domu, keď vošiel muž. A oblak naplnil vnútorný dvor.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Die Cherubim aber standen zur Rechten am Hause, und die Wolke erfüllte den innern Vorhof.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Ja kerubit seisoivat temppelin oikealla puolella, kun mies meni; ja pilvi peitti sisemmän esipihan.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Keruberne stod sønden for Templet, da Manden gik derhen, og Skyen fyldte den indre Forgård.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Kerubimi pa so stali na desni strani hiše, ko je šel mož noter, in oblak je polnil notranje dvorišče.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Khi người vào , thì các chê - ru-bin đứng bên hữu nhà ; mây đầy hành_lang trong .
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Khi người vào, thì các chê-ru-bin đứng bên hữu nhà; mây đầy hành lang trong.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.그 사람이 들어갈 때에 그룹들은 성전 우편에 섰고 구름은 안 뜰에 가득하며
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Les chérubins étaient à la droite de la maison, quand l`homme alla, et la nuée remplit le parvis intérieur.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Och keruberna stodo till höger om huset, när mannen gick ditin, och molnet uppfyllde den inre förgården.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Og kjerubene stod på høire side av huset da mannen gikk inn, og skyen fylte den indre forgård.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Ora i cherubini erano fermi a destra del tempio, quando l'uomo vi andò, e una nube riempiva il cortile interno
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Τα δε χερουβειμ ισταντο εν δεξιοις του οικου, οτε εισηρχετο ο ανηρ και η νεφελη εγεμισε την εσωτεραν αυλην.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.А херувимите стоеха отдясно на дома, когато влизаше мъжът: и облакът изпълни вътрешния двор.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Херувимы же стояли по правую сторону дома, когда вошел тот человек, и облако наполняло внутренний двор.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.והכרבים עמדים מימין לבית בבאו האיש והענן מלא את החצר הפנימית׃
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.والكروبيم واقفون عن يمين البيت حين دخل الرجل والسحابة ملأت الدار الداخلية.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.那 人 進 去 的 時 候 、 惹 韁 皎 站 在 殿 的 右 邊 . 雲 彩 充 滿 了 內 院
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.那 人 進去 的 時候 、 惹韁皎 站在 殿 的 右邊.雲彩 充滿 了 內院
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.A on povedal: Verím, Pane, a klaňal sa mu.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.A on řekl: Věřím, Pane, a klaněl se jemu.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.A on rzekł: Wierzę Panie! i pokłonił mu się.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.Az pedig monda: Hiszek, Uram. És imádá Õt.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.,,Cred, Doamne``, I -a zis el; şi I s'a închinat.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.Då sade han: »Herre, jag tror.» Och han föll ned för honom.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.Disse o homem: Creio, Senhor! E o adorou.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.Ed egli disse: «Io credo, Signore!». E gli si prostrò innanzi
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.Er aber sprach: HERR, ich glaube, und betete ihn an.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.Et il dit: Je crois, Seigneur. Et il se prosterna devant lui.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.Han sa: Jeg tror, Herre! og falt ned for ham.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı."Ja, Here", zei de man, "ik geloof in U." En hij knielde voor Jezus neer.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.가로되 주여 내가 믿나이다 하고 절하는지라
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.Men han sagde: "Jeg tror Herre!" og han kastede sig ned for ham.
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.Người thưa rằng : Lạy_Chúa , tôi tin ; bèn sấp mình xuống trước mặt Ngài .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod