Ana içeriğe geç
Sözlük

tapı ile cümle

tapı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Devlet ritüellerinin düzenlendiği tapınaklar tanrıların tasvirleri ile doludur.Οι ναοί, όπου τελούνταν οι επίσημες τελετουργίες του κράτους, ήταν γεμάτοι με εικονογραφίες των θεών.
Tapınağın olduğu yere biri kendisi ve biri Jüpiter olmak üzere iki heykel diktirdi.Στο πρώην σκευοφυλάκιο του Ναού εγκατέστησε δύο αγάλματα, ένα του Γιούπιτερ και ένα δικό του.
MÖ 5100 civarı- Güney Mezopotamya'da tapınaklar inşa edildi.5100 π.Χ., κατασκευή ναών στη Νότια Μεσοποταμία.
Bu ilk tapınağın yapılış tarihi bilinmez.Το οριστικό τέλος αυτού του ναού δεν είναι γνωστό.
Burada bir tapınak vardır.Εκεί βρίσκονταν ο Ναός.
Günümüzde bu tapınaklardan yalnızca 95'i ziyarete açıktır.Μόνο 15 από τους αρχικούς κίονες του ναού παραμένουν όρθιοι σήμερα.
Tapınak aslında Avrupa’nın ilk bankasıydı.Ο Γρηγόριος Ε΄ ήταν ο πρώτος Γερμανός Πάπας.
Bu durum onların bir yıldız tapınıcısı olduğunu açıklar.Από τα παραπάνω συμπέραναν ότι αυτά τα αστέρια σχηματίζουν ένα αστερισμό. .
Merkezde Tapiola semtinin merkez kütüphanesi de yer almaktadır.Στην ίδια περιοχή βρίσκεται και η Δημόσια Κεντρική Βιβλιοθήκη της Σπάρτης.
Ama asla inanmadığım üzere, tapınak Derketo'ya ait.Ονομάζεται και εξάστυλος και παλιά θεωρείτο λανθασμένα, ότι ήταν ναός της Δήμητρας.
İspanyollar, tapınağın yanına bir yerleşim alanı inşa etmişlerdir.Ντόπιοι κάτοικοι έχτισαν σπίτια ακριβώς πάνω από εκεί που ήταν ο ναός.
Muallak Taşının bulunduğu tepe üzerinde eskiden Kudüs Tapınağı vardı.Στο λόφο όπου βρίσκεται υπήρχε αρχαίος ναός.
Augustus, aynı zamanda evinin yanına bir de Apollon tapınağı yaptırmıştır.Augustus byggede også et tempel til Apollo her, ved siden af sit hus.
Ġgantija tapınakları, Malta'daki Megalit Tapınaklar'ın ilk yapılanıdır.Ġgantija-templerne er de tidligste af en række megalit-templer på Malta.
Hac ve tapınım, kendileri için bir korunma olarak kabul edilirdi.De er minn (min), þinn (din), sinn (sin) og vor (vor).
Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır.The complete gods and goddesses of ancient Egypt.
Façade, tapınağın neredeyse 1/3'ünü oluşturan derin bir portico ya da pronaos'a sahiptir.Indgangspartiet udgøres af en dyb portico eller pronaos, som udgør næsten an tredjedel af bygningens længde.
"Tapirus indicus" (Çevrimiçi), Animal Diversity Web.Mesoplodon carlhubbsi, Animal Diversity Web.
Angkor Thom’da inşa edilmiş bilinen en son tapınak 1295 tarihli Mangalartha'dır.Det sidste tempel der vides at være bygget i Angkor Thom var Mangalartha, der blev indviet i 1295.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.I modsætning til de fleste khmertempler er Angkor Wat orienteret mod vest og ikke øst.
Dârâ, Kalkedonyalıların evlerini, tapınaklarını, kentlerini yaktı, yıktı.De plyndrede og hærgede byens paladser og templer og satte byen i brand.
Doğuda Onun yıldızını gördük ve Ona tapınmaya geldik. ^ 1910For vi har set hans stjerne gå op og er kommet for at tilbede ham.« (Bibeloversættelsen fra 1992).
Kudüs kentindeki büyük tapınağı inşa etmiştir.Den blev brugt i det gamle tempel i Jerusalem.
Olympia Zeus tapınağındaki Zeus heykeli Dünyanın 7 Harikasından biridir.Templet indeholdt Zeusstatuen i Olympia, et af den antikke verdens syv underværker.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hytter, embedsbygninger, templer og bymure faldt sammen lige pludselig.
Ona tapınma Mısır'ın sınırlarının çok ötesinde İngiltere'ye bile yayılmıştır.Hans velfortjente anseelse nåede langt ud over Frankrigs grænser.
İspanyollar, tapınağın yanına bir yerleşim alanı inşa etmişlerdir.Der er måske bygget en ziggurat ved siden af dette tempel.
Şamanlar tüm tapınaklarda ve önemli dinî merkezlerde yaşıyorlardı.De forekom overalt på væggene i de majestætisker templer og monumenter.
Tapınak Şövalyelerinin başkomutanı.Æresriddernes Orden.
Eridu'da Enki'nin tapınağı E-abzu ("abzu tapınağı") olarak bilinirdi.Hans tempel i Eridu blev derfor kaldt E-Abzu (e = sumerisk for "hus" eller "tempel").
Doğuda O'nun yıldızını gördük ve O'na tapınmaya geldik.››Vi har sett hans stjerne gå opp, og vi er kommet for å hylle ham.»
Gök Babasına zamansız ve sonsuz gök olarak tapılırdı.Faderen har gitt ham all makt i himmelen og jorden.
Vulkan Tapınağı'nda hücrenin üzerinde Amneris ağlar ve tanrıça Isis'e dua eder.Over hvelvingen i Vulcans tempel gråter Amneris og ber til gudinnen Isis.
Onun en ünlü ve tutkulu projesi Kudüs'teki İkinci Tapınak'ın genişletilmesiydi.Herodes mest berømte og ambisiøse prosjekt var utvidelsen av det andre tempelet i Jerusalem.
Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı.Men da jeg så tempelet i Efesos stige opp i skyene, ble alle disse andre underverkene satt i skyggen.»
Indiana'da doğan Jones, Halkın Tapınağı hareketini 1950’lerde başlatmıştır.Jones ble født i Indiana og startet Folkets Tempel i denne staten på 1950-tallet.
Augustus, aynı zamanda evinin yanına bir de Apollon tapınağı yaptırmıştır.Augustus bygde også et tempel til Apollo her, ved siden av huset sitt.
Tapınak Japonya'nın Ulusal Hazineleri'nden biridir.Sverdet er i dag en av Japans nasjonalskatter.
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Bønnen blir fulgt av en preken (khutba) som man ikke er pålagt å høre.
Basit bir ziggurata örnek, Sümerler döneminden kalan Uruk'daki Beyaz Tapınak'dır.Et eksempel på en enklere ziggurat var det hvite tempelet i Uruk, i antikkens Sumer.
Hagay'ın mesajı, halkın İkinci Tapınağın restore edilmesi için harekete geçmesinin aciliyetiyle ilgilidir.Haggais budskap er fylt med en nødvendighet for folket om å fortsette gjenoppbyggingen av tempelet.
Septimius Severus'un saltanatından beri, güneş tapınımı tüm imparatorlukğun her yerinde artmıştı.Siden styret til Septimius Severus hadde soldyrkelsen økt over hele Romerriket.
Bu şehir merkezlerinin çoğunda bir forum, tapınaklar ve Roma'dakilere benzer ama daha ufak yapılar vardı.Mange av disse sentrene hadde forum, tempel og andre bygninger som man fant i Roma, dog av et mindre format.
Tapınaklar köprülerle birbirine bağlanmıştır.Øyene er forbundet ved broer.
Budist tapınaklarına girmeden önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir.Man tar av seg skoene før man går inn i et tempel.
Dünya dört ulusa ayrılmıştır: (Kuzey ve Güney) Su Kabilesi, Hava Tapınağı, Toprak Krallığı ve Ateş Ulusu.Menneskene er fordelt på fire nasjoner: Vannstammene, Jordriket, Ildnasjonen og Luftnomadene.
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.For å komme til Cuzco hvor de bygget tempelet reiste de i underjordiske huler.
Hac ve tapınım, kendileri için bir korunma olarak kabul edilirdi.Han har hørt min bønn og gitt meg en sønn!»
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.Han pusset også opp 82 forskjellige templer som viste hans omsorg for romersk religion.
Bangkok'taki ünlü Wat Phra Kaew tapınağının duvarları Ramakien destanın resimleri ile süslenmiştir.I Wat Phra Kaew i Bangkok er murene som omgir tempelområdet dekorert med bilder fra eposet.
İmparatorluk günümüzde asıl olarak tapınak mimarisiyle anılmaktadır.I dag blir riket husket først og fremst for sin tempelarkitektur.
"Tapirus indicus" (Çevrimiçi), Animal Diversity Web.«Equus hemionus» (On-line), Animal Diversity Web.
"The Ogdoad", Hermopolis'te tapınılan sekiz tanrıyı temsil eden sözcük.Ogdoaden besto av åtte guddommer som ble dyrket i byen Hermopolis.
Pliny tapınağı 115 metre uzunluğunda ve 55 metre eninde neredeyse tamamen mermerden olarak tanımlamıştır.Plinius beskriver tempelets mål på 55 x 115 m ved sokkelen og at det var bygget nesten utelukkende av marmor.
İngiltere'de ona tapınılırdı.Han ble døpt i England.
Tapınak Roma şehrinde yeni yapılmış olan Sezar Forumu'nda inşa edildi.Tempelet ble bygget i 46 f.Kr. i byen Roma i det nye Forum til Cæsar.
Arapçada Kudüs القُدس al-Quds olarak geçer ve “kutsal” ya da “Kutsal Tapınak” anlamına gelir.Den arabiske betegnelsen al-Quds betyr simpelthen «den hellige» eller «helligdommen».
Evler, sosyal yapılar ve tapınaklar Agora'nın etrafına inşâ edilirdi.Større hus, offentlige bygninger og templer var oppstilt rundt agoraen.
Willow tapınağa büyüler yapmaktadır.Willow utvikler magikunnskap.
Allah'ın tapınılmayı hak eden gerçek ilâh, onun dışında tapınılanların ise batıl ilâhlar olduğuna inanmak.Allahs enhet (Tawhid) – Troen på den ene Gud, og forkastelsen av alle andre guddommer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod