tanrıya ile cümle

tanrıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Siger da en til Gud: "Fejlet har jeg, men synder ej mer,
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Sillä onko tässä sanottu Jumalalle: `Kyllä minä kärsin, en enää pahoin tee.
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Si può dunque dire a Dio: «Porto la pena, senza aver fatto il male
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Vì có người nào bao giờ nói với Ðức Chúa Trời rằng: "Tôi đã mang chịu sửa phạt tôi, tôi sẽ không làm ác nữa;
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Zaprawdę miałbyś mówić do Boga: Przepuść; poniosę, a nie będę się wzbraniał.
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Βεβαιως πρεπει να λεγη τις προς τον Θεον, Επαθον, δεν θελω πλεον πραξει κακως
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Защото, ако някой каже на Бога: Понесох наказание без да съм сторил зло;
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,К Богу должно говорить: я потерпел, больше не буду грешить.
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,כי אל אל האמר נשאתי לא אחבל׃
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,ولكن هل للّه قال احتملت. لا اعود افسد.
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,有 誰 對 神 說 、 我 受 了 責 罰 、 不 再 犯 罪
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,有 誰對 神說 、 我 受 了 責罰 、 不 再 犯罪
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Albo kto mu co pierwej dał, a będzie mu zasię oddano?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Alebo kto mu dal prv niečo, aby mu to bolo odplatené?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Avagy kicsoda adott elõbb néki, hogy annak visszafizesse azt?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Cine I -a dat ceva întîi, ca să aibă de primit înapoi?``
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››eller hvem gav ham først, så at der skulde gives ham Gengæld derfor?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Eller hvem gav ham noget først, så han skulde få vederlag igjen?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Eller vem har först givit honom något, som han alltså bör betala igen?»
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Hay là ai đã cho Chúa trước, đặng nhận lấy điều gì Ngài báo lại?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Hay_là ai đã cho Chúa trước , đặng nhận lấy điều gì Ngài báo lại ?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››누가 주께 먼저 드려서 갚으심을 받겠느뇨
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Nebo kdo prve dal jemu, a budeť mu odplaceno?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››O chi gli ha dato qualcosa per primo, sì che abbia a riceverne il contraccambio
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Oder wer hat ihm etwas zuvor gegeben, daß ihm werde wiedervergolten?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››¿O quién le ha dado a él primero para que sea recompensado por él
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Ou quem lhe deu primeiro a ele, para que lhe seja recompensado?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Qui lui a donné le premier, pour qu`il ait à recevoir en retour?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Siapakah pernah memberi sesuatu kepada Tuhan sehingga bisa menuntut balasan-Nya?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Tai kuka on ensin antanut hänelle jotakin, joka olisi tälle korvattava?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Wie heeft Hem ooit iets gegeven waarvoor Hij iets terug moet geven?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››η τις εδωκε τι πρωτος εις αυτον, δια να γεινη εις αυτον ανταποδοσις;
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››або хто наперед дав Йому, щоб Він віддав йому?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››Или кто дал Ему наперед, чтобы Он должен был воздать?
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››או מי הקדימו וישלם לו׃
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››او من سبق فاعطاه فيكافأ.
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››誰 是 先 給 了 他 、 使 他 後 來 償 還 呢
‹‹Kim Tanrıya bir şey verdi ki, Karşılığını Ondan isteyebilsin?››誰是 先 給 了 他 、 使 他 後來償 還呢
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.(61:8) В Боге спасение мое и слава моя; крепость силы моей и упование мое в Боге.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.(62:8) Sur Dieu reposent mon salut et ma gloire; Le rocher de ma force, mon refuge, est en Dieu.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Allenast han är min klippa och min frälsning, min borg, jag skall icke vackla.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Bei Gott ist mein Heil, meine Ehre, der Fels meiner Stärke; meine Zuversicht ist auf Gott.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Csak õ az én kõsziklám és szabadulásom; õ az én oltalmam, azért nem rendülök meg.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Dialah Allah yang memberi aku keselamatan dan kehormatan, Dialah pelindungku dan pembelaku yang kuat
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Dios es mi salvación y mi gloria; en Dios está la roca de mi fortaleza y mi refugio
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Em Deus está a minha salvação e a minha glória; Deus é o meu forte rochedo e o meu refúgio.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Han alene er min klippe og min frelse, min borg, jeg skal ikke rokkes.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Hän yksin on minun kallioni, minun apuni ja turvani: en minä horju.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Hij is werkelijk mijn rots en bevrijder; Hij is als een burcht voor mij; niets krijgt mij uit mijn evenwicht.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Hos Gud er min Hjælp og min Ære, min stærke Klippe, min Tilflugt har jeg i Gud;
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.나의 구원과 영광이 하나님께 있음이여 내 힘의 반석과 피난처도 하나님께 있도다
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Len on je mojou skalou a mojím spasením, mojím vysokým hradom; nepohnem sa.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Lui solo è mia rupe e mia salvezza, mia roccia di difesa: non potrò vacillare
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Na Boga je oprta rešitev moja in slava moja; skalo moči svoje, pribežališče svoje imam v Bogu.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Onci sam jest skałą moją zbawieniem mojem, i twierdzą moją; przetoż nie zachwieję się.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Onť jest zajisté skála má, mé spasení, vysoký hrad můj, nepohnuť se.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Pe Dumnezeu se întemeiază ajutorul şi slava mea; în Dumnezeu este stînca puterii mele, locul meu de adăpost.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.Εν τω Θεω ειναι η σωτηρια μου και η δοξα μου η πετρα της δυναμεως μου, το καταφυγιον μου, ειναι εν τω Θεω.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.У Бога е избавлението ми и славата ми; Моята силна канара и прибежището ми е в Бога.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.על אלהים ישעי וכבודי צור עזי מחסי באלהים׃

İlgili Sayfalar