tanrıya ile cümle

tanrıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Mentre i miei nemici retrocedono, davanti a te inciampano e periscono
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Niepobożny dla pychy, którą po sobie pokazuje, nie pyta się o Boga; wszystka myśl jego, że niemasz Boga.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Orang berdosa tidak peduli akan TUHAN, karena angkuhnya ia berpikir Allah tak ada
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Por causa do seu orgulho, o ímpio não o busca; todos os seus pensamentos são: Não há Deus.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.רשע כגבה אפו בל ידרש אין אלהים כל מזמותיו׃
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.‎الشرير حسب تشامخ انفه يقول لا يطالب. كل افكاره انه لا اله‎.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.惡 人 面 帶 驕 傲 、 說 、 耶 和 華 必 不 追 究 。 他 一 切 所 想 的 、 都 以 為 沒 有 神
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.惡人面 帶驕傲 、 說 、 耶和華 必 不 追究 。 他 一切 所 想 的 、 都 以 為沒 有神
Kendini Tanrıya makbul, gerçeğin bildirisini doğru kullanan, alnı ak bir işçi olarak sunmaya gayret et.네가 진리의 말씀을 옳게 분변하여 부끄러울 것이 없는 일군으로 인정된 자로 자신을 하나님 앞에 드리기를 힘쓰라
Kendini Tanrıya makbul, gerçeğin bildirisini doğru kullanan, alnı ak bir işçi olarak sunmaya gayret et.Старай ся поставити себе вірним перед Богом, робітником без докору, право правлючим слово правди.
Kendini Tanrıya makbul, gerçeğin bildirisini doğru kullanan, alnı ak bir işçi olarak sunmaya gayret et.Старайся представить себя Богу достойным, делателем неукоризненным, верно преподающим слово истины.
Kendini Tanrıya makbul, gerçeğin bildirisini doğru kullanan, alnı ak bir işçi olarak sunmaya gayret et.היה שקוד להתיצב נאמן לפני אלהים וכפעל אשר לא יבוש המחלק על נכון דבר האמת׃
Kendini Tanrıya makbul, gerçeğin bildirisini doğru kullanan, alnı ak bir işçi olarak sunmaya gayret et.اجتهد ان تقيم نفسك للّه مزكّى عاملا لا يخزى مفصّلا كلمة الحق بالاستقامة.
Kendini Tanrıya makbul, gerçeğin bildirisini doğru kullanan, alnı ak bir işçi olarak sunmaya gayret et.你 當 竭 力 、 在 神 面 前 得 蒙 喜 悅 、 作 無 愧 的 工 人 、 按 著 正 意 分 解 真 理 的 道
Kendini Tanrıya makbul, gerçeğin bildirisini doğru kullanan, alnı ak bir işçi olarak sunmaya gayret et.你 當 竭力 、 在 神 面前 得 蒙 喜悅 、 作無愧 的 工人 、 按 著 正 意 分解 真理 的 道
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.또 스스로 높아져서 군대의 주재를 대적하며 그에게 매일 드리는 제사를 제하여 버렸고 그의 성소를 헐었으며
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.S'innalzò fino al capo della milizia e gli tolse il sacrificio quotidiano e fu profanata la santa dimora
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.ועד שר הצבא הגדיל וממנו הרים התמיד והשלך מכון מקדשו׃
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.وحتى الى رئيس الجند تعظم وبه ابطلت المحرقة الدائمة وهدم مسكن مقدسه.
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.並 且 他 自 高 自 大 、 以 為 高 及 天 象 之 君 . 除 掉 常 獻 給 君 的 燔 祭 、 毀 壞 君 的 聖 所
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.並且 他 自高自大 、 以 為高 及 天象 之 君 . 除掉 常 獻給 君 的 燔祭 、 毀壞 君 的 聖所
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.(48:8) человек никак не искупит брата своего и не даст Богу выкупа за него:
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.(49:8) Ils ne peuvent se racheter l`un l`autre, Ni donner à Dieu le prix du rachat.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.A kik gazdagságukban bíznak, és nagy vagyonukkal dicsekesznek?
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Als mensen die hun vertrouwen op geld stellen en zich op hun rijkdom beroemen, mij naar het leven staan?
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.A nože tí, ktorí sa nadejú na svoju moc a chvália sa svojím veľkým bohatstvom, nech počujú!
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Brata nikakor ne more odkupiti nihče, ne more dati Bogu zanj spravnega denarja
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Chẳng có người nào chuộc được anh em mình, Hoặc đóng giá chuộc người nơi Ðức Chúa Trời,
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Chẳng có người nào chuộc được anh_em mình , Hoặc đóng giá chuộc người nơi Ðức_Chúa_Trời ,
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Dar nu pot să se răscumpere unul pe altul, nici să dea lui Dumnezeu preţul răscumpărării.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.De förlita sig på sina ägodelar och berömma sig av sin stora rikedom.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.de som setter sin lit til sitt gods og roser sig av sin store rikdom?
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Essi confidano nella loro forza, si vantano della loro grande ricchezza
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.He luottavat tavaroihinsa ja kerskaavat suuresta rikkaudestaan.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Kann doch einen Bruder niemand erlösen noch ihn Gott versöhnen
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.아무도 결코 그 형제를 구속하지 못하며 저를 위하여 하나님께 속전을 바치지도 못할 것은
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Kteříž doufají v svá zboží, a množstvím bohatství svého se chlubí.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Którzy ufają bogactwom swoim, a w mnóstwie dostatków swoich chlubią się.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Nenhum deles de modo algum pode remir a seu irmão, nem por ele dar um resgate a Deus,
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.ninguno de ellos puede redimir a su hermano, ni pagar a Dios por su rescate
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Sesungguhnya tak seorang pun dapat menyelamatkan saudaranya, atau membayar tebusannya kepada Allah
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Visselig, ingen kan købe sin sjæl fri og give Gud en løsesum
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.ουδεις δυναται ποτε να εξαγοραση αδελφον, μηδε να δωση εις τον Θεον λυτρον δι' αυτον
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Ни един от тях не може никак да изкупи брата си, Нито да даде Богу откуп за него.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.אח לא פדה יפדה איש לא יתן לאלהים כפרו׃
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.‎الاخ لن يفدي الانسان فداء ولا يعطي الله كفارة عنه‎.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.一 個 也 無 法 贖 自 己 的 弟 兄 、 也 不 能 替 他 將 贖 價 給 神
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.一 個 也 無法贖 自己 的 弟兄 、 也 不 能 替他 將贖價 給神
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Ayub, apakah dosamu kepada Allah telah kauakui? sudahkah kau berjanji tak akan berdosa lagi
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Bizony az Istenhez így való szólani: Elszenvedem, nem leszek rossz többé;
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Căci a zis el vreodată lui Dumnezeu: ,Am fost pedepsit, nu voi mai păcătui;
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Car a-t-il jamais dit à Dieu: J`ai été châtié, je ne pécherai plus;
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Denn zu Gott muß man sagen: "Ich habe gebüßt, ich will nicht übel tun.
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Jistě žeť k Bohu silnému raději toto mluveno býti má: Ponesuť, nezruším.
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Kajti rekel li je Job Bogu mogočnemu: „Trpim kazen, ne bom več napačno delal.
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Kan man väl säga till Gud: »Jag måste lida, jag som ändå intet har förbrutit.
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,누가 하나님께 아뢰기를 내가 징계를 받았사오니 다시는 범죄치 아니하겠나이다
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Lebo takto sa povie silnému Bohu: Ponesiem, nebudem robiť zlého.
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Pois, quem jamais disse a Deus: Sofri, ainda que não pequei;
‹‹Kimse Tanrıya, ‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,Porque, ¿quién ha dicho a Dios: "Ya he llevado mi castigo; no volveré a ofender

İlgili Sayfalar