tanrıya ile cümle

tanrıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Και ιδου, τινες εκ των γραμματεων ειπον καθ' εαυτους Ουτος βλασφημει.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Аж тут деякі письменники кажуть собі: Сей хулить.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.И, ето, някои от книжниците си казаха: Този богохулствува.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.При сем некоторые из книжников сказали сами в себе: Он богохульствует.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.והנה אנשים מן הסופרים אמרו בלבבם מגדף הוא׃
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.واذا قوم من الكتبة قد قالوا في انفسهم هذا يجدّف.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.有 幾 個 文 士 心 裡 說 、 這 個 人 說 僭 妄 的 話 了
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.有 幾個 文士 心 裡說 、 這個 人 說僭妄 的 話了
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Aber der König Hiskia und der Prophet Jesaja, der Sohn des Amoz, beteten dawider und schrieen gen Himmel.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Allora il re Ezechia e il profeta Isaia figlio di Amoz, pregarono a questo fine e gridarono al Cielo
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Da kong Esekias og profeten Esaias, Amos' sønn hørte dette, bad de og ropte til himmelen.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Derfor bad Kong Ezekias og Profeten Esajas, Amoz's Søn, og råbte til Himmelen.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Entonces el rey Ezequías y el profeta Isaías hijo de Amoz oraron acerca de esto y clamaron a los cielos
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.이러므로 히스기야왕이 아모스의 아들 선지자 이사야로 더불어 하늘을 향하여 부르짖어 기도하였더니
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Koning Hizkia en de profeet Jesaja, de zoon van Amoz, riepen toen in gebed tot God in de hemel.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.kor Ezékiás király könyörge, és [õ vele] Ésaiás próféta az Ámós fia e [káromlásért,] és felkiáltának az égre.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Kralj Ezekija pa in prorok Izaija, sin Amozov, sta spričo tega molila in vpila v nebo.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Le roi Ézéchias et le prophète Ésaïe, fils d`Amots, se mirent à prier à ce sujet, et ils crièrent au ciel.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Maka berdoalah Raja Hizkia dan Nabi Yesaya anak Amos. Mereka berseru minta pertolongan kepada Allah
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Mas o rei Ezequias e o profeta Isaías, filho de Amoz, oraram por causa disso, e clamaram ao céu.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Men vid allt detta bådo konung Hiskia och profeten Jesaja, Amos' son, och ropade till himmelen.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Potem zasnął Manases z ojcami swymi, i pochowali go w domu jego; a Amon, syn jego, królował miasto niego.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Tedy modlil se Ezechiáš král, a Izaiáš prorok syn Amosův z příčiny té, a volali k nebi.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Vtedy sa modlil kráľ Ezechiáš a Izaiáš, syn Ámosov, prorok, o to a kričiac volali do neba.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Vua Ê - xê-chia , và tiên_tri Ê - sai , con_trai A-mốt , cầu_nguyện về việc này , và kêu_la thấu đến trời .
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Vua Ê-xê-chia, và tiên tri Ê-sai, con trai A-mốt, cầu nguyện về việc này, và kêu la thấu đến trời.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.Затова цар Езекия и пророк Исаия, Амосовият син, се помолиха и викаха към небето.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.И помолился царь Езекия и Исаия, сын Амосов, пророк, и возопили к небу.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.ויתפלל יחזקיהו המלך וישעיהו בן אמוץ הנביא על זאת ויזעקו השמים׃
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.فصلّى حزقيا الملك واشعياء بن آموص النبي لذلك وصرخا الى السماء.
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.希 西 家 王 和 亞 摩 斯 的 兒 子 先 知 以 賽 亞 、 因 此 禱 告 、 向 天 呼 求
Bunun üzerine Kral Hizkiya ile Amots oğlu Peygamber Yeşaya dua edip Tanrıya yalvardılar.希西家 王 和 亞摩斯 的 兒子 先知 以 賽亞 、 因此 禱告 、 向天 呼求
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.A obrátil jsem tvář svou ku Pánu Bohu, hledaje ho modlitbou a pokornými prosbami, v postu, v žíni a popele.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Då vände jag mitt ansikte till Herren Gud med ivrig bön och åkallan, och fastade därvid i säck och aska.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Entonces volví mi rostro al Señor Dios, buscándole en oración y ruego, con ayuno, cilicio y ceniza
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Eu, pois, dirigi o meu rosto ao Senhor Deus, para o buscar com oração e súplicas, com jejum, e saco e cinza.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.I obróciłem oblicze moje do Pana Boga, szukając go modlitwą i prośbami w poście i w worze i w popiele.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Jeg vendte mit Ansigt til Gud Herren for at fremføre Bøn og Begæring under Faste i Sæk og Aske.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.내가 금식하며 베옷을 입고 재를 무릅쓰고 주 하나님께 기도하며 간구하기를 결심하고
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Mi rivolsi al Signore Dio per pregarlo e supplicarlo con il digiuno, veste di sacco e cener
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.orczámat az Úr Istenhez emelém, hogy keressem [õt] imádsággal, könyörgéssel, bõjtöléssel, zsákban és hamuban.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Şi mi-am întors faţa spre Domnul Dumnezeu, ca să -L caut cu rugăciune şi cereri, postind în sac şi cenuşă.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Und ich kehrte mich zu Gott dem HERRN, zu beten und zu flehen mit Fasten im Sack und in der Asche.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.И обратил я лице мое к Господу Богу с молитвою и молением, в посте и вретище и пепле.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Тогава обърнах лицето си към Господа Бога, за да отправя към него молитва и молби с пост, вретище и пепел.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.ואתנה את פני אל אדני האלהים לבקש תפלה ותחנונים בצום ושק ואפר׃
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.فوجهت وجهي الى الله السيد طالبا بالصلاة والتضرعات بالصوم والمسح والرماد.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.我 便 禁 食 、 披 麻 蒙 灰 、 定 意 向 主 神 祈 禱 懇 求
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.我 便 禁食 、 披麻 蒙 灰 、 定 意向 主神祈 禱懇求
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.Also kann man sogenannte spirituelle Momente haben, ohne dabei an den Geist zu glauben.
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.Člověk může mít duchovní okamžiky bez víry v ducha.
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.Jadi seseorang bisa memperoleh momen-momen "spiritual" tanpa kepercayaan akan adanya "spirit".
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.Je kan zogenaamde spirituele momenten hebben zonder geloof in het bovenzinnelijke.
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.그래서 영적인 존재에 대한 믿음이 없이도 소위 말하는 영적인 경험을 할 수 있지요.
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.Man kan ha så kallade spirituella upplevelser utan att tro på själen.
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.Można więc mieć przeżycia duchowe bez wiary w ducha.
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.Por isso podem-se ter os chamados momentos espirituais sem crença no espírito.
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.Prin urmare, pot exista așa-numite momente spirituale fără credință într-un spirit.
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.Quindi chiunque può avere dei momenti cosiddetti spirituali senza credere nello spirito.
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.Så man kan have såkaldte spirituelle øjeblikke uden troen på det åndelige.

İlgili Sayfalar