tanrılar ile cümle
tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Tanrılar ve mitsel yaratıklar sihirli mücevherler için savaşıyorlar."Είναι θεοί και μυθικά πλάσματα που παλεύουν για μαγικά κοσμήματα."
Tanrılar ve mitsel yaratıklar sihirli mücevherler için savaşıyorlar."Това са Бог и митичните същества борещи се за магическите скъпоценности."
Tanrılar ve mitsel yaratıklar sihirli mücevherler için savaşıyorlar."Это боги и мистические создания сражаются за волшебные драгоценности".
Tanrılar ve mitsel yaratıklar sihirli mücevherler için savaşıyorlar."אלה הם אלים ויצורים מיתולוגיים הנלחמים על אבני חן קסומות."
Tanrılar ve mitsel yaratıklar sihirli mücevherler için savaşıyorlar."تعبر عن قتالٍ بين الاّلهة ومخلوقاتٍ غريبة من أجل بعض المجوهرات السحرية ".
Tanrılar ve mitsel yaratıklar sihirli mücevherler için savaşıyorlar."魔法の指輪を巡って戦う話だ」 これは興味深いことです
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Co zabawne - my, którzy tego nie potrzebujemy, jesteśmy poniekąd najbliżsi bycia bóstwami.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Es irónico que los científicos, quienes no creemos en un Fundador, somos de alguna manera muy parecidos a él.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Me emme tarvitse mitään Letoa- -mutta olemme tavallaan hyvin lähellä häntä.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Vetenskapsmän som inte behöver en gudom- -är de som liknar gudomen mest.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Videnskabsmænd, der ikke behøver dem, - - er dem, der ligner guder allermest.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Ειρωνικά, εμείς οι επιστήμονες που δεν χρειαζόμαστε Ιδρυτή, είμαστε ό,τι πλησιέστερο σε ιδρυτές.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Какая ирония: мы, учёные, не нуждающиеся в них, сами в каком-то смысле стоим рядом с ними.
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.석 달 후에 그 섬에서 과동한 알렉산드리아 배를 우리가 타고 떠나니 그 배 기호는 디오스구로라
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.По трох же місяцях одвезлись ми кораблем Александрийським, надписаним Диоскур, що зимував на острові,
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.Через три месяца мы отплыли на Александрийском корабле, называемом Диоскуры, зимовавшем на том острове,
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.ואחרי שלשת חדשים עברנו משם באניה אלכסנדרית אשר ישבה באי בימי הסתו ואות דגלה התאומים׃
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.وبعد ثلاثة اشهر اقلعنا في سفينة اسكندرية موسومة بعلامة الجوزاء كانت قد شتت في الجزيرة.
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.過 了 三 個 月 、 我 們 上 了 亞 力 山 太 的 船 、 往 前 行 . 這 船 以 丟 斯 雙 子 為 記 、 是 在 那 海 島 過 了 冬 的
Üç ay sonra, kışı adada geçiren ve ikiz tanrılar simgesini taşıyan bir İskenderiye gemisiyle denize açıldık.過 了 三個月 、 我 們 上 了 亞力山 太 的 船 、 往前 行 . 這船 以 丟斯雙子 為記 、 是 在 那 海 島過 了 冬 的
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.시연이 제대로 된다면 약 10초 후에 작동되는 모습을 볼 수 있을겁니다.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.Dan jika dewa demonstrasi berkehendak dalam 10 detik kita akan melihatnya.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.En als de demogoden me goed gezind zijn, in ongeveer 10 seconden moet het te zien zijn.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.E se le divinità delle demo vorranno, in una decina di secondi dovreste vederlo.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.És ha a demo istenek is úgy akarják, akkor kb. 10 másodperc múlva látnunk kell.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.Et si les dieux de la démo sont avec moi, dans 10 secondes, vous devriez le voir.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.I jeżeli bogowie demonstracji na żywo będą mili to w ciągu 10 sekund zobaczymy efekt.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.Si daca vor vrea zeii demostratiilor, in aproximativ 10 secunde il vom vedea.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.Và nếu các vị thần trình diễn đều mong muốn, khoảng 10 giây nữa chúng ta sẽ thấy được.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.Κι αν οι θεοί της επίδειξης συναινέσουν, σε περίπου 10 δευτερόλεπτα θα πρέπει να το δούμε.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.И ако боговете на демонстрацията са благоразположени, ще го видим след около 10 секунди.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.И если богиня презентации нам соблаговолит, секунд через 10 мы увидим это.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.ואם אלי ההדגמות ירצו, בעוד בערך 10 שניות אנחנו אמורים לראות את זה.
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.وإذا أشتغلت التجربة بمشيئة الله في خلال 10 ثوان يجب أن نراها
Ve demo tanrıları izin verirse, 10 saniye kadar sonra bunu görebileceğiz.およそ10秒でテレビが点きます なぜ10秒かかるのかというと --
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.Ah y el rey como el sirviente de los dioses.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.A kráľ bol služobníkom bohov.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.A král byl jejich služebníkem.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.Oh, e il re come servitore degli dei.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.Oh, en de koning als de dienaar aan de goden.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.Oh, und den König als einem Diener der Götter.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.Si pe rege, ca slujitor al zeilor.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.О, а царь как слуга богов.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.A všichni se modlí k bohům hor a dostávají se do transu.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.En ze bidden allemaal naar de berggoden terwijl ze in trance raken.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.És mind a hegyek isteneihez imádkoznak, ahogy transzba esnek.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.E tutti pregano gli dei della montagna mentre... mentre vanno in trance.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Ils prient tous les dieux de la montagne lorsqu'ils entrent en transe.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.I wszyscy modlą się do bogów gór gdy wprowadzają się w trans.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.그리고 산속의 정령들에게 기도를 하면서 무아지경의 상태에 이르게 됩니다.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Mereka semua berdoa kepada dewa gunung saat mereka -- saat mereka kesurupan.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Si toti se roaga la zeii muntilor in timp ce -- in timp ce intra in transa.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Tất cả họ hướng tới các vị thần núi để cầu nguyện trong lúc lên đồng.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Todos rezan a los dioses de la montaña mientras entran en trance.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Und sie beten alle zu den Berggöttern und fallen in Trance.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Προσεύχονται όλοι στους θεούς των βουνών καθώς πέφτουν σε έκσταση.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Вони усі моляться богам гір, коли входять у транс.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Всички се молят на планинските богове докато изпадат в транс.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.И они молятся богам гор, входя в транс.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.והם כולם מתפללים לאלי ההר כשהם -- כשהם נכנסים לטראנס.