tanrılar ile cümle

tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Begini, jika Anda mengajar, beribadah di dalam kuil pengetahuan, jangan mengejek Tuhan.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Beh, se insegnate, se officiate nel tempio dell'istruzione, non burlatevi degli dei.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Dacă predai, dacă venerezi în templul învățării, nu îți bate joc de zei.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Eh bien, si vous enseignez, si vous sacrifiez au Temple de la Connaissance, ne vous moquez pas des dieux.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.만약 여러분이 배움의 성전에서 가르치거나 예배하는 사람이라면 배움의 신을 무시하면 안됩니다.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Nos, ha tanítanak, ha a tanulás templomának oltárán áldoznak, akkor hiba kigúnyolni az isteneket.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Nou, als je onderwijst en bidt in de tempel van geleerdheid, bespot dan de goden niet.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Si enseñas, si rindes culto en el templo del saber, no te rías de los dioses.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Wenn man unterrichtet, wenn man im Tempel des Lernens betet, dann spottet man den Göttern nicht.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Λοιπόν, αν διδάσκετε, αν λατρεύετε στο ναό της μάθησης, μην κοροϊδεύετε τους θεούς.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Е, ако преподаваш, ако се прекланяш в храма на учението, не се присмивай на боговете.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.Ну, если вы преподаете, если вы исповедуете в храме знаний, не шутите с богами.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.אז, אם אתה מלמד, אם אתה מתפלל במקדש הלמידה. אל תלעג לאלים.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.حسنا، عندما تقوم بالتدريس، تقوم بالعبادة في معبد التعلم، لا تستخف بالآلهة.
Haklı olarak, Öğrenme tapınağında... ...ibadetini yapıyor ve öğretiyorsan, tanrılarla dalga geçmezsin.学問を崇拝する人は 学問の神をあざ笑るべからず なぜなら 学問の神は
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Bukan, bukan bukan, itu kereta terbang, dewa mengirimkan kereta
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı. -Japon treni!-- Нет-нет, летающая колесница... боги прислали колесницу я помню, это было что-то летающее...
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Không không không, đó là cỗ xe biết bay, Thần linh gửi cỗ xe biết bay.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Nein nein nein, das ist ein fliegender Wagen, die Götter haben den Wagen geschickt.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Nej nej, det är en flygande vagn som gudarna sände.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Nem, hanem repülő szekéren, amit az istenek küldtek.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Nie, to był latający rydwan, zesłany przez bogów.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.No no no, es un carro volador enviado por los dioses...
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.No no no, e' un carro volante, furono gli dei a mandarlo
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Не, не, не, това е летяща колесница, Боговете пратили колесницата.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.日本の列車だ!
Hergün, buradaki hepimiz, sınır tanımayan tanrılar yaratıyoruz.Jeden Tag erschaffen wir alle
Hergün, buradaki hepimiz, sınır tanımayan tanrılar yaratıyoruz.매일, 우리 모두는 여기에서 여기저기 만연하는 신들을 만들고 있습니다.
Hergün, buradaki hepimiz, sınır tanımayan tanrılar yaratıyoruz.Wij allemaal hier, bouwen elke dag goden die amok maken.
Hergün, buradaki hepimiz, sınır tanımayan tanrılar yaratıyoruz.כל יום, כל אחד מאיתנו כאן, אנו בונים אלים שנעשו פרועים,
Hergün, buradaki hepimiz, sınır tanımayan tanrılar yaratıyoruz.جميعنا، في كل يوم، نبني الآلهة التي قد هاجت،
Hergün, buradaki hepimiz, sınır tanımayan tanrılar yaratıyoruz.凶暴になった神々を奉っています 僕らはそれらを倒す時にきています
Hindu tanrılarının panteonu tarafından yaratılan.힌두 신들에의해 창조되었습니다.
Hindu tanrılarının panteonu tarafından yaratılan.נוצרה ע"י האלים ההינדים.
Hindu tanrılarının panteonu tarafından yaratılan.انشاها الهة الهندوس
Hindu tanrılarının panteonu tarafından yaratılan.ドゥルガはきらびやかで美しく
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Az igbók úgy mondták, hogy saját isteneket alkotnak.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.De Igbo plachten te zeggen dat ze hun eigen goden hadden gemaakt.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Die Igbo sagten, dass sie ihre Götter selbst erschufen.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Gli Ibo dicevano che creavano i loro stessi dei.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.이그보인들은 그들이 그들 자신의 신을 만들었다고 말하곤 합니다.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Les Igbo disaient qu'ils érigeaient leurs propres dieux.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Los Igbo solían decir que habían creado a sus propios dioses.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Ludzie Igbo powiadali, że tworzą własnych bogów.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Người Igbo thường nói rằng chính họ dựng lên các thần.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Oamenii igbo spun că îşi făuresc zei singuri.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Os Igbo costumavam dizer que construíam os seus deuses.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Игбо казваха, че са изградили собствените си богове.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Люди з племені Іґбо говорили, що вони створили своїх власних богів.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.האיגבו נהגו לומר שהם בנו את האלים שלהם.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.قبيلة إيغبو كانوا يقولون أنهم بنوا آلهتهم بأنفسهم.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.彼らは 群集として一緒に来て
İki kutsal kişi savaştılar ve tanrılar kutsallığın yanındaydılar.Also bekämpften sich die Göttlichen und die Götter waren selbstverständlich auf der Seite des Göttlichen.
İki kutsal kişi savaştılar ve tanrılar kutsallığın yanındaydılar.Dan kedua manusia dewa bertempur dan para Dewa mendukung ketuhanan.
İki kutsal kişi savaştılar ve tanrılar kutsallığın yanındaydılar.De twee goddelijke personen vochten, en de goden stonden aan de kant van de goddelijkheid.
İki kutsal kişi savaştılar ve tanrılar kutsallığın yanındaydılar.E as duas pessoas divinas lutaram, e os deuses estiveram do lado da divindade.
İki kutsal kişi savaştılar ve tanrılar kutsallığın yanındaydılar.E le due persone divine combatterono, e gli Dei erano dalla parte della divinità.
İki kutsal kişi savaştılar ve tanrılar kutsallığın yanındaydılar.Et les deux personnes divines ont combattu, et les dieux étaient du côté de la divinité.
İki kutsal kişi savaştılar ve tanrılar kutsallığın yanındaydılar.I ta dwójka boskich istot walczyła, a bogowie byli po stronie boskości.
İki kutsal kişi savaştılar ve tanrılar kutsallığın yanındaydılar.그리고, 비범했던 두 사람들이 싸웠을 때, 신들은 비범한 편을 들었어요.

İlgili Sayfalar