tanrılar ile cümle

tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.그래서 그는 인드라보다 더 높은 신께 탄원했습니다. 옮고 그름을 따지기 위해서요.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Quindi implorò gli dei per ottenere giustizia.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Şi a înaintat o cerere cǎtre zeii superiori ca sǎ i se facǎ dreptate.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Vì thế, anh ta đã thỉnh cầu tới những vị chúa cao hơn để lấy lại công lý.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Zatem zwrócił się do wyższych bogów, aby wymierzyli sprawiedliwość.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Έτσι, ικέτεψε τους ύψιστους θεούς να του αποδώσουν δικαιοσύνη.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.И он начал молиться высшим богам, чтобы восстановить справедливость.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.И подал тъжба пред по-висшите богове, за да получи справедливост.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Тож звернувся до верховних богів по справедливість.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.הוא פנה לאלים הגבוהים יותר כדי שהם יעשו צדק.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.فإشتكى للآلهة العظمى مطالباً بتحقيق العدالة
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.当然の報いを彼に与えるように願ったのです ビシュヌ神がやってきました
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Choď ty moje kadidla nahor z tohto krbu, a požiadať bohov o odpustenie toto jasné plameňom.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Du-te tu tămâie meu în sus din această vatră, şi de a pune zeii pentru a ierta acest lucru clar flacără.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Gå du min røgelse opad fra denne arne, og bede guderne at benåde denne klare flamme.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Gå du min rökelse uppåt från denna härd och be gudarna att benåda denna tydliga låga.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Ga gij mijn wierook omhoog van deze haard, En vraag de goden om deze duidelijke pardon vlam.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Go ngươi hương của tôi trở lên từ lò sưởi này, yêu cầu các vị thần tha thứ cho điều này rõ ràng ngọn lửa.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Go sinä minun suitsutus ylöspäin tästä tulisija, ja pyytää jumalia armahtaa selväksi liekki.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Idź ty moje kadzidło w górę z tego ogniska, i proś bogów, do przebaczenia to jasne płomienia.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Jdi ty moje kadidla vzhůru z tohoto krbu, a požádat bohy o odpuštění toto jasné plamenem.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.이 화로에서 상향 너는 내 향을 이동이 명확 용서하는 신들 요청 불꽃.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Menj a tömjén felfelé ebből a tűzhely, és kérd az istenek, hogy kegyelmet a tiszta láng.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Pergilah ukupan-Ku ke atas dari perapian ini, Dan meminta para dewa untuk mengampuni ini jelas api.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Pojdi ti moj kadila navzgor, od tega ognjišča, in prosite bogove, da pomilostitve to jasno plamen.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Vai tu meu incenso para cima a partir desta lareira, e pedir perdão aos deuses para isso claro chama.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Ve tú mi incienso al alza de este hogar, y pedir a los dioses para perdonar esta claro llama.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Иди мой фимиам вверх от этого очага, И попросите богов помиловать этого ясно пламени.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Іди мій фіміам вгору від цього вогнища, І попросіть богів помилувати цього ясно полум'я.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Пристъпи ти ми тамян нагоре от това огнище, и да поиска боговете да помилва това ясно пламък.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.עבור אתה קטורת שלי כלפי מעלה מן האח הזה, לשאול את האלים לחון זה ברור להבה.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.اذهب أنت لي البخور الصاعد من هذا الموقد ، ويطلب من الآلهة العفو هذا واضحا اللهب.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.炎。 ハード緑の木はちょうど私が使用されても、カットが、それの少し、私の目的はよりよい答え
Bu yararlı bir yetenekti çünkü Mezopotamya tanrıları karamsar ve açıkçası bayağı huysuzlardı, yaniIl che era una cosa utile. perchè gli dei Mesopotamici erano lunatici e, francamente, piuttosto cattivi.
Bu yararlı bir yetenekti çünkü Mezopotamya tanrıları karamsar ve açıkçası bayağı huysuzlardı, yani이러한 신전은 아주 유용했답니다. 왜냐하면 메소포타미아의 신들은 아주 기분 변화가 심하고
Bu yararlı bir yetenekti çünkü Mezopotamya tanrıları karamsar ve açıkçası bayağı huysuzlardı, yaniSe oli kätevä taito, koska Mesopotamian jumalat olivat ailahtelevia ja tottapuhuen aika ilkeitä—
Bu yararlı bir yetenekti çünkü Mezopotamya tanrıları karamsar ve açıkçası bayağı huysuzlardı, yaniהיה זה כישרון שימושי, משום שהאלים המסופוטמיים היו רעי מזג ולמען האמת, די מרושעים -
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparAlors les singes inventent des dieux et les vénèrent
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparAlso erfinden die Affen Götter und beten sie dann an
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparAsa ca maimutele inventeaza zei pe care ii venereaza
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparCosì le scimmie creano dèi e poi li adorano
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparDus de apen verzinnen goden en aanbidden deze
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparNhững con khỉ tạo ra Thượng đế và tôn sùng họ
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparTak si vymyslia bohov a potom ich uctievajú
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparWięc tworzą Bogów i wtedy czczą ich
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparΕτσι οι μαιμουδες εφευρισκουν θεους και τους λατρευουν.
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparТаким образом, обезьяны придумывают богов, и затем они поклоняются им
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparحتى القرود يشكلون ثم آلهة يعبدون ولهم
Bu yüzden maymunlar tanrılar yaratır ve sonra da onlara taparそして猿たちは、
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris pohti, millaisiksi jumaliksi pelaajat tulisivat.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris hat sich gefragt, welche Art von Gottheit die Spieler werden würden.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris se demandaient quels types de dieux les joueurs deviendraient.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris se întreba cam ce fel de zei ar deveni jucătorii.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris se preguntaba en qué clase de dioses se convertirían los jugadores.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris si stava chiedendo che tipo di Dio i giocatori sarebbero diventati.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris zastanawiał się, jakimi bogami staną się gracze.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.크리스는 플레이어들이 어떤 신이 될까 궁금해 하더군요.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.O Chris interrogava-se sobre em que deuses os jogadores se tornariam.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Вот Крису интересно, какого рода богами станут игроки.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Крис се чудеше в какви видове богове тези играчи ще се превърнат.

İlgili Sayfalar