tanrılar ile cümle
tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Eu disse que é sobre mitologia, os deuses.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Ik zei dat het over mythologie gaat, de goden.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Io dico che tratta di mitologia, gli Dei.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Ja powiedziałem, że to o mitologii, o bogach.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Je dis que ça parle de mythologie, les dieux.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Jeg siger den handler om mytologi, guderne.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.저는 말했어요. 이것은 신화, 그리고 신에 대한 것이라고요.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim."Nó nói về thần thoại, các vị thần."
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Saya bilang ini tentang mitologi, para dewa.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Und ich sage, es handelt von den Göttern, die mythologische Ebene.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Yo dije, es sobre mitología, los dioses.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim."Πρόκειται για μυθολογία, για τους θεούς."
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Аз казвам, че е за митология, боговете.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Я сказав, що мова йде про міфологію, про богів.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.Я сказал, что он о мифологии, богах.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.אני אמרתי שהוא על מיתולוגיה, האלים.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.أنا قلت أنه عن الأسطورة، عن الأرباب.
Ben de mitolojiyle, tanrılarla ilgili olduğunu söyledim.映画です 映画の一場面を
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.Brahimowie i bogowie, tak jak w mojej historii, zawsze przedstawiają swoją prawdę jako Tę Prawdę.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.Brahminii şi zeii, la fel ca în povestea mea, totdeauna reuşesc sǎ facǎ ca adevǎrul lor sǎ fie cel adevǎrat.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.E i Bramini e gli dei, come nella mia storia, fanno sempre passare la propria verità per La Verità.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.En net als in mijn verhaal mogen de Brahmanen en de goden altijd hun versie van de waarheid vertellen.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.제 얘기에서처럼, 브라만 계급과 신들은 절대진리이고 그들의 말은 항상 진실로 받아들여집니다.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.Y los brahmanes y los dioses, como en mi historia, siempre cuentan su verdad como La Verdad.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.А брамините и боговете, както в моята история, винаги представят своята истина като Истината.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.А такие как Брахмин и боги, как в моей истории, всегда выдают свою правду за настоящую.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.І Брахмани, і боги, як у моїй історії, завжди подають свою правду як Правду.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.והברהמינים והאלים, כמו בסיפור שלי, תמיד מנסים לספר את האמת שלהם בתור ה-אמת.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.والبرامين .. والألهة .. في قصتي يقصون القصص .. من منظورهم الخاص دوما
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.常に彼らの真実を「真実」として語るのです 私たちはみんな片目の猿
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Egyszer láttam egy filmet: "Az istenek a fejükre estek"
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Ho visto un film che si chiama "Ma che siamo tutti matti?"
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Ich sah mal den Film "Die Götter müsen verrückt sein".
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Ik heb ooit een film gezien: "De goden zijn gek".
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.부시맨이란 영화를 본 적이 있는데요.
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Odata, am vazut un film care se numea "Zeii sunt nebuni."
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Tôi đã từng xem một bộ phim tên là "The Gods Are Crazy" (Thượng Đế cũng phải cười)
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Una vez ví una película, "Los dioses están locos."
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Une fois j'ai vu un film qui s'appelait "Les dieux sont tombés sur la tête."
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Widziałem kiedyś film "Bogowie są szaleni"
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Κάποτε, είδα μια ταινία με όνομα "Οι θεοί είναι τρελοί."
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Веднъж гледах "Боговете сигурно са полудели".
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Однажды я смотрел фильм "Наверное, боги сошли с ума".
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.פעם ראיתי סרט שנקרא "כולם נפלו על הראש"
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.لقد شاهدت مرة فيلم يدعى "لابدّ أن الآلهة مجنونة"
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.観たことがある方は?
Biz, Hunefer'i tekrar görüyoruz. Bu kez de,... ...Mısır tanrılarının en yücesi Osiris ile tanışıyor.Наступним знову бачимо Хунефера, на цей раз постав перед одним з вищих богів єгипетського пантеону - Осірісом.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Dopo abbiamo una serie di dei e dee in opposizione a loro.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.In het midden wordt Athene geboren, uit het hoofd van haar vader Zeus.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Mai apoi avem o serie de zei si zeite reactionand la acest eveniment.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Pak je tu skupina bohů a bohyň, kteří na to reagují.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Μετά έχουμε μια σειρά θεών και θεαινών όπου αντιδρούν σε αυτό.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Далі маємо численних богів і богинь, що на це реагують.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Затем мы видим реакцию богов и богинь на это событие.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.生まれていきました この3つの彫刻は、東のペディメントの
Bu kez de,... ...Mısır tanrılarının en yücesi Osiris ile tanışıyor.Je představován jednomu z vyšších bohů Egyptského pantheonu, Osiriovi.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Alors, il en appela aux dieux plus puissants afin qu'on lui rende justice.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Also klagte er den hohen Göttern, so dass ihm Gerechtigkeit wiederfahre.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Hij riep daarom de hogere goden aan om gerechtigheid te zoeken.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Kérte a főbb istenektől, hogy igazságot szolgáltassanak.