tanrılar ile cümle

tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tanrıları ve tanrıçaları arasında da cinsiyete dayalı bir ayrım yoktur.Jumalate, haldjate ja hingede vahel pole selget piiri.
Aynı zamanda tanrıların kraliçesidir.Ka kuningatele omistati jumala võimeid.
Evren, tanrılar, insanlar.Jumalad, deemonid ja teised.
Tanrılar ve iyi ruhlar burada yaşar.Ungarlaste uskumuste järgi elasid ülailmas jumalad ja head hinged.
Bu terim Antik Yunan ve Yakın Doğu dinlerinde tanrıların görünmesini tariflemek için kullanılır olmuştur.Seda sõna on kasutatud jumalate ilmumise tähenduses Vana-Kreeka ja Lähis-Ida usundites.
Yerinin de Tanrıların yaşadığı Olympos Dağı'nın zirvesi olduğunu düşünerek oraya doğru yola çıkmış.Maaketta keskel kõrgub Olümpose mägi, kus elavad Olümpose jumalad.
Bu tartışmada Euthypro "tanrıları memnun eden şeyin kutsal olduğunu" söyler.Euthyphron vastab, et vaga on see, keda jumalad armastavad.
Fal aynı zamanda hangi tanrılara hangi kurbanların verileceğini bilmede de işe yarardı.Teisiti, Jumal otsustab, milliseid inimesi ta päästab.
Işık ve karanlık tanrıları bulunur ve Sabiiler bunlardan Işık tanrısına ibadet ederler.Linda hüüab hädas appi ning seda kuulevad jumalad.
Ninhursag O'nu iyileştirmek için diğer tanrılar tarafından ikna edilir.Ütlesin neile, et ainult Jumala Poeg saab pimedaid terveks teha.
Matrikalar, tanrıların şaktisi olarak şeklen onlara benzer olarak tasvir edilirler.Aga eluraamat on jumaliku äravalimise kirjapanek, nagu ülal öeldud.
Tanrılar Ansiklopedisi (Orijinal Adı: 神の事典).Pühakirja inspiratsioon (Die Inspiration der Heiligen Schrift).
Tanrılar Susamışlardı.Jumalad janunevad".
Freyr, İskandinav mitolojisi ve İskandinav paganizmindeki en önemli tanrılardan birisidir.Freyr on üks tähtsamaid jumalaid Skandinaavia mütoloogias, viljakusjumal.
Acaba bu tanrılardan birisinin figürü müydü?Also war das eine Gottheit?
Acaba bu tanrılardan birisinin figürü müydü?Czy było to konkretne bóstwo?
Acaba bu tanrılardan birisinin figürü müydü? Evet, Secan lordu veya Secan Tanrısı olarak adlandırılıyordu. .Se le conoce como el Señor de Sicán, o la deidad de Sicán.
Acaba bu tanrılardan birisinin figürü müydü?Takže šlo o konkrétní božstvo?
Acaba bu tanrılardan birisinin figürü müydü?Отже, це якесь надзвичайне божество?
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Aber ich entgegnete: "Der Sturm hat die Armada gewonnen. Die Götter haben ihn geschickt."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".A ja powiedziałem: "Ale to sztorm pokonał Wielką Armadę. To bogowie zesłali sztorm."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Dar eu am spus: "Dar furtuna a cucerit Armada. Zeii au trimis furtuna."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Invece ho detto "La tempesta ha abbattuto l'Armada. Gli Dei hanno mandato la tempesta"
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Kata saya, "Tapi badailah yang memenangkan Armada." Para dewa yang mengirimkan badai."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".하지만 난 말했죠, "하지만 무적함대를 물리친 건 폭풍이야. 신들이 폭풍을 보내셨어."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Maar ik antwoordde: "De storm overwon de Armada. De goden stuurden de storm. "
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Mais j'ai dit "C'est la tempête qui a gagné l'Armada. Les dieux ont envoyé la tempête."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Mas eu disse: "Mas a tempestade venceu a Armada. "Os deuses enviaram a tempestade."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Men jeg sagde: "Jamen stormen vandt armadaen. Guderne sendte stormen".
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Nhưng tôi nói: "Nhưng cơn bão thắng trận Armada. Các thần linh đã đem cơn bảo đến."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Yo dije: "La tormenta diezmó a la Armada. Los dioses enviaron la tormenta".
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Αλλά εγώ είπα: "Αλλά η καταιγίδα νίκησε την Αρμάδα." Οι θεοί έστειλαν την καταιγίδα."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".А я відповів: "Непереможну армаду переміг шторм. Боги послали шторм".
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".А я ответил: "Шторм победил Непобедимую армаду. Боги послали шторм".
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Но аз казвам: Но бурята спечели срещу Армадата. Боговете изпратиха бурята."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".אבל אני אמרתי, "אבל הסערה ניצחה את הארמדה. האלים שלחו את הסערה"
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".ولكني قلت: "ولكن العاصفة هي التي ربحتها. والأرباب هم الذين أرسلوا العاصفة."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".神々が嵐をもたらしたのです 私が何をしていたのわかりますか?
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.저희가 듣지 아니하고 그 목을 굳게 하기를 그 하나님 여호와를 믿지 아니하던 저희 열조의 목 같이 하여
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de vilde ikke høre; de gjorde sig halsstarrige som deres Fædre, der ikke stolede på HERREN deres Gud;
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de vilde ikke høre og var hårdnakkede som sine fedre, som ikke trodde på Herren sin Gud,
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de ville icke höra, utan voro hårdnackade såsom deras fäder, vilka icke trodde på HERREN, sin Gud.
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Но они не слушали и ожесточили выю свою, как была выя отцов их, которые не веровали в Господа, Бога своего;
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.ולא שמעו ויקשו את ערפם כערף אבותם אשר לא האמינו ביהוה אלהיהם׃
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.فلم يسمعوا بل صلّبوا اقفيتهم كاقفية آبائهم الذين لم يؤمنوا بالرب الههم.
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.他 們 卻 不 聽 從 、 竟 硬 著 頸 項 、 效 法 他 們 列 祖 、 不 信 服 耶 和 華 他 們 的 神
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.他 們卻 不 聽從 、 竟 硬 著 頸項 、 效法 他 們 列祖 、 不 信服 耶和華 他 們的神
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Aber einer der beiden göttlichen war ungerecht und so sagten sich die Götter:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Dar cel divin era nedrept, aşa că zeii au spus Ce trebuie să facem este să-l ajutăm pe cel drept."
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Karena yang kedewataan tak adil, maka para Dewa bilang,
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,하지만 그녀의 비범함은 올바른게 아니었고, 신들은 말했죠.
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Maar de goddelijke was onrechtvaardig, dus de goden zeiden:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Ma il divino era ingiusto, e gli Dei hanno detto,
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Mais le divin des deux était injuste, alors les dieux ont dit,
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Mas aquele que era divino era injusto, então os deuses disseram: "Ok.
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Men den guddommelige var uretfærdig, så guderne sagde:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Nhưng người toàn năng kìa không chính nghĩa, vì thế các vị thần nói:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Pero uno de los divinos era injusto así los dioses dijeron:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Ten religijny Filip II był jednak niesprawiedliwy, więc bogowie powiedzieli:
Ama ilahi olan adil değidi, bu yüzden tanrılar,Αλλά αυτός με τη θεϊκή υπόσταση ήταν άδικος, επομένως οι θεοί είπαν:

İlgili Sayfalar