Ana içeriğe geç
Sözlük

tanrıça ile cümle

tanrıça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Latince' de 'aurum', güneş doğumunu simgeleyen Aurora isimli tanrıçadan gelmektedirLatinan 'aurum', nimetty Auroran, auringonnousun jumalattaren mukaan.
Latince' de 'aurum', güneş doğumunu simgeleyen Aurora isimli tanrıçadan gelmektedirLatinska 'aurum'. Namngivet efter Aurora, soluppgångens gudinna
Latince' de 'aurum', güneş doğumunu simgeleyen Aurora isimli tanrıçadan gelmektedirLatinsk "aurum". Opkaldt efter Aurora, solopgangens gudinde
Latince' de 'aurum', güneş doğumunu simgeleyen Aurora isimli tanrıçadan gelmektedirLatinské 'aurum' nazváno po Auroře, bohyni východu slunce.
Latince' de 'aurum', güneş doğumunu simgeleyen Aurora isimli tanrıçadan gelmektedirΛατινικό 'aurum'. Ονομάστηκε από την Aurora, τη θεά της αυγής.
Latince' de 'aurum', güneş doğumunu simgeleyen Aurora isimli tanrıçadan gelmektedirЛатинське « aurum ». Названо на честь Аврори, богині світанку.
Latince' de 'aurum', güneş doğumunu simgeleyen Aurora isimli tanrıçadan gelmektedirНазвание происходит от латинского слова 'aurum' ('жёлтый')
Latince' de 'aurum', güneş doğumunu simgeleyen Aurora isimli tanrıçadan gelmektedirلاتيني مسمى بعد أورورا من
Latince' de 'aurum', güneş doğumunu simgeleyen Aurora isimli tanrıçadan gelmektedirラテン語「アルム」。日の出の女神オーロラにちなんで名付けられました。
Nepal'de yaşayan tanrıça, 3 yaşındaki yeni seçilen Kumari burada, Kumari Ghar'da yaşıyor.A deusa viva no Nepal, uma menina de 3 anos, a mais nova Kumari escolhida, vive aqui no Kumari Ghar.
Nepal'de yaşayan tanrıça, 3 yaşındaki yeni seçilen Kumari burada, Kumari Ghar'da yaşıyor.La dea vivente del Nepal, una bambina di 3 anni, la nuova Kumari prescelta, vive qui, nel Kumari Ghar.
Nepal'de yaşayan tanrıça, 3 yaşındaki yeni seçilen Kumari burada, Kumari Ghar'da yaşıyor.La diosa viviente de Nepal, una niñita de tres años, la recién elegida Kumari, vive aquí.
Nepal'de yaşayan tanrıça, 3 yaşındaki yeni seçilen Kumari burada, Kumari Ghar'da yaşıyor.Живая богиня Непала, маленькая 3-летняя девочка, недавно избранная Кумари живет здесь, в Кумари Гхар.
Ona bir Antik Yunan tanrıçasının, aşk tanrıçası Venüs'ün, ismini vererek ona bir anlam yüklüyoruz.Attribuendo ad essa il nome di una divinità greca la dea dell'amore
Ona bir Antik Yunan tanrıçasının, aşk tanrıçası Venüs'ün, ismini vererek ona bir anlam yüklüyoruz.Dándole el nombre de una diosa griega,
Ona bir Antik Yunan tanrıçasının, aşk tanrıçası Venüs'ün, ismini vererek ona bir anlam yüklüyoruz.Door haar de naam van een oude Griekse godin de godin van de liefde, Venus,
Ona bir Antik Yunan tanrıçasının, aşk tanrıçası Venüs'ün, ismini vererek ona bir anlam yüklüyoruz.En lui donnant le nom d'une ancienne déesse grecque,
Ona bir Antik Yunan tanrıçasının, aşk tanrıçası Venüs'ün, ismini vererek ona bir anlam yüklüyoruz.Indem ihr den Namen einer antiken griechischen Göttin, die Göttin der Liebe, Venus,
Ona bir Antik Yunan tanrıçasının, aşk tanrıçası Venüs'ün, ismini vererek ona bir anlam yüklüyoruz.그녀에게 그리스의 신인, 사랑의 신 비너스의 이름을 지어줌으로써 우리는 그녀에게 의미를 부여하는겁니다.
Ona bir Antik Yunan tanrıçasının, aşk tanrıçası Venüs'ün, ismini vererek ona bir anlam yüklüyoruz.Назвав её Венерой в честь древнегреческой богини любви — Венеры, мы приписали ей определённое значение.
Ona bir tanrıça figürü olduğunu ve bir şekilde doğurganlıkla bağdaştığı anlamını yüklüyoruz.그녀가 여신상이라는, 그리고 생식력과 관련있다는 의미말이죠.
Ona bir tanrıça figürü olduğunu ve bir şekilde doğurganlıkla bağdaştığı anlamını yüklüyoruz.le assegniamo un significato un significato di divinità In qualche modo associata alla fertilità.
Ona bir tanrıça figürü olduğunu ve bir şekilde doğurganlıkla bağdaştığı anlamını yüklüyoruz.Считаем, что это фигурка богини, которая связана с деторождением и плодородием.
Onun tanrıça yada bu tarz şeyler olduğu şarkılar yazamazdım.Ich würde nicht einen Song darüber schreiben, dass sie eine Göttin ist und so.
Onun tanrıça yada bu tarz şeyler olduğu şarkılar yazamazdım.Nechtěl jsem psát o tom, jak je božská a podobně.
Onun tanrıça yada bu tarz şeyler olduğu şarkılar yazamazdım.Δεν θα ήθελα να γράψω ένα τραγούδι για να την παρουσιάσω σαν θεά.
Onun tanrıça yada bu tarz şeyler olduğu şarkılar yazamazdım.Я бы не стал писать о том, что она богиня и всё такое.
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Allora, la dea So Pal Bok che sta in cielo... sarebbe tanto felice, vero?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Alors la déesse de So Pal Bok au Paradis... serait très contente, n'est-ce pas?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Atunci zeita So Pal Bok in Rai... va fi foarte fericita, nu este asa?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Dann würde die Göttin So Pal Bok im Himmel... glücklich sein,hab ich recht?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Dan zou de Godin So Pal Bok in de hemel... heel blij zijn, toch?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Được vậy thì tiền nhân So Pal Bok trên thiên đường... cũng sẽ rất vui, đúng không?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Gudinnan So Pal Bok i Himlen.... skulle vara så lycklig, eller hur?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?그랴면은, 하늘에 계신 이 소팔복 여사께서도 얼마나 기뻐하시겠습니까?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Lalu Tuan So Pal Bok di surga... akan sangat bahagia, kan?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Wtedy bogini So Pal Bok w niebie... byłaby bardzo szczęśliwa, prawda?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Τότε η Θεά των Σο Παλ Μποκ στα Ουράνια... θα είναι πολύ ευτυχισμένη, σωστά;
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?Тогда Божественный Со Паль Бок на небесах... Был бы так счастлив, да?
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?... عندها محبين الـ سو بال دوك سيكونون سعيدين جداً أليس كذلك؟
O zaman Cennetteki Tanrıça So Pal Bok... çok mutlu olurdu, değil mi?そうすれば天におられるソ八福女史が どんなに喜ばれるだろうって! ありがとう、ありがとう
Partenon, Atina kent devletinin tanrıçası olan Atena'ya ithaf edilmişti.Byl zasvěcen bohyni Athéně, bohyni městského státu Athény.
Partenon, Atina kent devletinin tanrıçası olan Atena'ya ithaf edilmişti.Care mai era pe deasupra dedicata zeitei Atena, protectoarea orasului-stat Atena.
Partenon, Atina kent devletinin tanrıçası olan Atena'ya ithaf edilmişti.la quale era la dea della città stato di Atena.
Partenon, Atina kent devletinin tanrıçası olan Atena'ya ithaf edilmişti.Αφιερωμένο στην θεά Αθηνά που ήταν η θεά της πόλεως-κράτους της Αθήνας.
Partenon, Atina kent devletinin tanrıçası olan Atena'ya ithaf edilmişti.Ж: Этот храм был посвящен Афине. Она была покровительницей этого города-государства.
Partenon, Atina kent devletinin tanrıçası olan Atena'ya ithaf edilmişti.アテネの女神に捧げられているものともなっていたようです アテナは知、そして戦いの女神として人々に親しまれていました
Parthenon'un içinde,Phidias'ın yapmış olduğu dev boyutlarda bir tanrıça Athena heykeli var.Dentro il Partenone vi è una scultura gigante della dea Atena,creata da Fidia.
Parthenon'un içinde,Phidias'ın yapmış olduğu dev boyutlarda bir tanrıça Athena heykeli var.realizata de Phidias, reprezentand-o pe zeita Atena.
Parthenon'un içinde,Phidias'ın yapmış olduğu dev boyutlarda bir tanrıça Athena heykeli var.Wewnątrz Partenonu znajdowała się ogromna rzeźba dłuta Fidiasza przedstawiajaca Atenę.
Parthenon'un içinde,Phidias'ın yapmış olduğu dev boyutlarda bir tanrıça Athena heykeli var.А вътре в Партенона се е намирала огромна скулптура на богиня Атина, направена от Фидий.
Parthenon'un içinde,Phidias'ın yapmış olduğu dev boyutlarda bir tanrıça Athena heykeli var.Всередині Парфенону стояла гігантська скульптура Фідія - богиня Афіна.
Sadece evrim geçirdi. Eğer bu sözcükten hoşlanmıyorsanız onu değiştirin, tanrıça aşkına.変えればいいだけのこと
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Ale obrátil se Šalomoun k Astarot, bohyni Sidonské, a k Moloch, ohavnosti Ammonské.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Ale Šalamún išiel za Astartou, bohyňou Sidoncov, a za Molochom, ohavnosťou Ammoncov.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Ale udał się Salomon za Astarotą, boginią Sydoóską, i za Molochem, obrzydliwością Ammonitów.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Also wandelte Salomo Asthoreth, der Göttin derer von Sidon, nach und Milkom, dem Greuel der Ammoniter.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.In Salomon je hodil za Astoreto, boginjo Sidoncev, in za Milkomom, gnusobo Amoncev.
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.이는 시돈 사람의 여신 아스다롯을 좇고 암몬 사람의 가증한 밀곰을 좇음이라
Saydalıların tanrıçası Aştorete ve Ammonluların iğrenç ilahı Moleke taptı.Mert Salamon követi vala Astoretet, a Sídonbeliek istenét, és Milkómot, az Ammoniták útálatos bálványát.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tanrıça ile cümle - Sayfa 27 - tanrıça kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App