Tom bana kaç tane dil konuştuğumu sordu.Tom asked me how many languages I spoke.
Sen bana yeni bir tane almayı planladığını söyledin.You told me that you were planning on buying a new one.
Yeni bir tane almayı planladığını söyledin.You said that you were planning on buying a new one.
Mary benim en sevdiğim yazarlardan bir tanesi.Mary is one of my favorite authors.
Tom bana kaç tane gitarım olduğunu sordu.Tom asked me how many guitars I had.
Kaç tane SIM kartın var?How many SIM cards do you have?
Tom, mikroskopuyla kar tanesini inceledi.Tom looked at a snowflake through his microscope.
Tom'da başka bir tane daha var mı diye merak ediyorum.I wonder if Tom has another one.
Ben 1000 tane şeytanın açlığını hissediyorum.I feel the hunger of a 1000 devils.
Çin'de 56 tane etnik grup vardır.There are 56 ethnic groups in China.
Kaç tane pasta pişirdin?How many pies did you bake?
Hayvanları severim. İki tane köpeğim var.I love animals. I have two dogs.
Birinin kaç tane kitap okuduğu önemli değil ama hangi kitaplar.It matters not how many books one reads, but which books.
İki tane kuş, inşaat izni olmadan bir yuva inşa etti.The two birds built a nest without a building permit.
Çantanda kaç tane kitabın var?How many books do you have in your bag?
Bir tane daha boş anahtarın var mı?Do you have an extra key?
Sende zaten bir tane var sanıyordum.I thought you already had one.
Şimdiden 109 tane devlet Kosova'nın bağımsızlığını tanıdı.Already 109 states have recognized the independence of Kosovo.
Tom kütüphaneden üç tane kitap aldı.Tom checked out three books from the library.
Tom iki tane bilet ve bir tane patlamış mısır çantası aldı.Tom bought two tickets and a bag of popcorn.
Kaç tanesi oğlan ve kaç tanesi kız?How many sons and how many daughters?
Bunun gerçek bir tane olmadığını nasıl biliriz?How do we know this isn't the real one?
Bir dolma kaleme ihtiyacın varsa, sana bir tane ödünç veririm.If you need a fountain pen, I will lend you one.
Üç tane ayı, o küçük evde yaşıyordu.Three bears lived in that little house.
Metanda kaç tane karbon atomu var?How many carbon atoms does methane have?
Ben onun iki tane oğlu olduğunu düşünüyorum.I think she has two sons.
Kanada'nın on üç tane il ve bölgesi vardır.Canada has thirteen provinces and territories.
Derneğin otuz tane üyesi vardır.The association has thirty members.
Kaç tane elma satın aldın?How many apples did you buy?
Kutuda kaç tane elma vardı?How many apples were in the box?
Üç elmalı turta yapmak için kaç tane elma gerekir?How many apples does it take to make three apple pies?
Geçen hafta kaç tane elma yedin?How many apples did you eat last week?
Kaç tane elma almamı istiyorsun?How many apples do you want me to buy?
Ben de bir tane alabilir miyim?Can I have one, too?
Kaç tane hamburger yedin?How many hamburgers did you eat?
Yanımda bir tane var.I have one with me.
"Y" harfiyle başlayan kaç tane ülke var?How many countries have names that start with the letter "Y"?
Ben bir tane kullanabildim.I could use one.
Sana bütünüyle bir tane borçluyum.I totally owe you one.
Onlar bana üç tane hindi gönderdiler.They sent me three turkeys.
Kaç tane bira içtin?How many beers have you had?
Kaç tane adamı öldürdün?How many men have you killed?
Bu şeylerin kaç tanesini sen yaptın?How many of these things have you made?
Kaç tane aspirin aldın?How many aspirin did you take?
Bana bir tane bırakabilir misin?Could you leave me one?
Bunları kaç tane insan kullanıyor?How many people use these?
Kaç tane adamın var?How many men do you have?
Kaç tane bira içtin, Tom?How many beers did you have, Tom?
Tom'dan beri kaç tane ilişkin oldu?How many relationships have you had since Tom?
Bir sadık dost, on bin tane akrabaya değer.One loyal friend is worth ten thousand relatives.
Toplamda kaç tane vardı?How many were there altogether?
Onu kaç tane insan yapabilir?How many people can do that?
Şimdi kaç tane görüyorsun?How many do you see now?
Şimdi kaç taneniz orada?How many of you are there now?
Bir günde kaç tane aspirin içersin?How many aspirin do you take a day?
Neden bunların bir tanesinden daha fazla almadın?Why didn't you buy more than one of these?
O ceketin kaç tane cebi var?How many pockets does that jacket have?
Araban için kaç tane yedek anahtarın var?How many spare keys do you have for your car?
Kar taneleri büyük beyaz tavuklar gibi görününceye kadar gittikçe büyüdü.The snow-flakes became larger and larger, till they appeared like great white chickens.
Kar taneleri, en sonunda büyük beyaz kuşlara benzeyene kadar büyüdü de büyüdü.The snow-flakes seemed larger and larger, at last they looked like great white fowls.