tan ile cümle

tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom seninle tanışmaya can atıyor.Tom has been looking forward to meeting you.
Eğer istersen seni Tom'la tanıştırırım.I'll introduce you to Tom if you want me to.
Tom ve Mary birbirlerini ne kadar zamandır tanıyorlar?How long have Tom and Mary known each other?
Tom'u seni tanıdığımdan daha uzun süredir tanıyorum.I've known Tom longer than I've known you.
Tom'la tanışmaya gerçekten can atıyorum.I'm really looking forward to meeting Tom.
Tom'u tanımayan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who didn't know Tom.
Siz ikinizin birbirinizle tanışmanız gerektiğini düşündüm.I thought you two should meet each other.
Hiç kimsenin bizi tanımadığını söylediğini düşündüm.I thought you said nobody knew about us.
Ben istasyonda Tom'la tanışan adamım.I'm the guy who met Tom at the station.
Tom çok ayrıntılı bir tanım yazdı.Tom wrote a very detailed description.
Tom her şeye tanık olduğunu söylüyor.Tom says he witnessed the whole thing.
Seninle tanıştığım için memnunum.I'm pleased to make your acquaintance.
Seninle tanıştığım için onur duyuyorum.I'm honored to make your acquaintance.
Bu, Tom'un Mary ile tanıştığı yer.This is the place where Tom met Mary.
Tom'la tanışıp tanışmayacağımızı merak ettim.I wondered if we ever would meet Tom.
Seninle tanışmayı dört gözle bekliyordum.I was looking forward to meeting you.
Sizin Tom'la tanışmak isteyebileceğinizi düşündüm.I thought you might like to meet Tom.
Beni patronunla tanıştırır mısın?Would you introduce me to your boss?
Tom'u bazı insanlarla tanıştırmama izin ver.Let me introduce Tom to some people.
Tom'u bazı insanlarla tanıştırayım.Let me introduce Tom to some people.
Tom Mary'yi ailesine tanıttı.Tom introduced Mary to his parents.
Tom Mary'yi arkadaşlarına tanıştırdı.Tom introduced Mary to his friends.
Seninle tanışmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting you.
Sadece seni tanımaya çalışıyorum.I'm just trying to get to know you.
Ben Tom'un sesini herhangi bir yerde tanırdım.I'd recognize Tom's voice anywhere.
Tom ve Mary'nin tanışması gerektiğini düşündüm.I thought Tom and Mary should meet.
Onu tanıdığımı sandım ama tanımadım.I thought I knew him, but I didn't.
Sen tanıdığım en akıllı kişisin.You're the smartest person I know.
Sen Tom'la tanışan tek kişisin.You're the only one who's met Tom.
Elimden geldiği kadar kısa sürede sana bir tane alacağım.I'll get you one as soon as I can.
Tom'un Mary ile daha önce tanıştığını düşündüm.I thought Tom had met Mary before.
Sen Tom'u tanımazdın.You wouldn't have recognized Tom.
Tom'u gerçekten tanıyan kişi benim.I'm the one who really knows Tom.
Tom ile tanışmıyorsun, değil mi?You're not meeting Tom, are you?
Seni tanıdığıma çok sevindim.I'm very glad I got to know you.
Burada herkesi tanıyor gibi görünüyorsun.You seem to know everyone here.
Tom'un tanışmak istediği kişi benim.I'm the one Tom wanted to meet.
Tom her şeye tanık oldu.Tom witnessed the whole thing.
Bunlardan bir tane daha istiyorum.I'd like another one of these.
Tom'u daha iyi tanımış olmayı diledim.I wished I'd known Tom better.
Bir tane almayı düşünüyordum.I was thinking of getting one.
İlk defa nerede tanıştığımızı hatırlıyorum.I remember where we first met.
Tom'la tanışmanıza memnun oldum.I'm glad you got to meet Tom.
Nihayet tanıştığımıza sevindim.I'm glad to finally meet you.
Kaç tane can kurtaran sandalı var?How many lifeboats are there?
Tom Mary ile havaalanında tanıştı.Tom met Mary at the airport.
Gerçekten Tom'la tanışmak istiyorum.I'd really love to meet Tom.
Keşke Tom'u daha iyi tanısaydım.I wish I'd known Tom better.
Eskiden bende de öyle bir tane vardı.I used to have one of those.
Her gün yeni insanlarla tanışıyorum.I meet new people every day.
Burada kimseyi tanımıyorsun.You don't know anyone here.
Lütfen beni Tom'a tanıt.Please introduce me to Tom.
Seni her yerde tanırım.I'd recognize you anywhere.
Tom'u nerede görsem tanırım.I'd recognize Tom anywhere.
Tom'u nerede olsa tanırım.I'd recognize Tom anywhere.
Tom'un Mary'yi tanıyıp tanımadığını merak ediyorum.I wonder if Tom knows Mary.
Resmi olarak tanışmadık.We haven't officially met.
Seni Tom'a tanıtacağım.I'll introduce you to Tom.
Bizim otuz tane çalışanımız var.We have thirty employees.
Gidip bir tane daha bulacağım.I'll go find another one.

İlgili Sayfalar