tan ile cümle

tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Tom'u gerçekten tanımıyoruz.We don't really know Tom.
Niçin tanışmıyoruz.Why don't we get acquainted?
Sen bile Tom'u tanımıyorsun.You don't even know Tom.
Tom'u tanımıyorsun bile.You don't even know Tom.
Sen benim erkek kardeşimi tanımıyorsun.You don't know my brother.
Bir taneye sahip değilim.I don't have one.
Beni tanımadın, değil mi?You didn't recognize me, did you?
O bir çocukken Tom'u tanıyordun, değil mi?You knew Tom when he was a kid, didn't you?
Tom'u tanıyordun, değil mi?You knew Tom, didn't you?
Tom'u tanıyorsun, sanırım.You know Tom, I think.
Bunu tanıyorsun, değil mi?You recognize this, don't you?
Tom'u tanıyorsum, değil mi?You recognize Tom, don't you?
Tom'u tanıdın, değil mi?You recognized Tom, didn't you?
Bir tane daha istiyorsun, değil mi?You want another one, don't you?
Beni tanıyormuş gibi davranma.Don't act like you know me.
Seninle tanışacağımı ummuyordum.I didn't expect to meet you.
Ben onların hiçbirini tanımıyordum.I didn't know any of them.
Tom'u hiç tanımıyordum.I didn't know Tom at all.
Tom'u çok iyi tanımıyordum.I didn't know Tom very well.
Tom'u tanıdığını bilmiyordum.I didn't know you knew Tom.
Tom'u tanıdığını fark etmedim.I didn't realize you knew Tom.
İlk başta onu tanımadım.I didn't recognize it at first.
Önce Tom'u tanımadım.I didn't recognize Tom at first.
İlk başta Tom'u tanımadım.I didn't recognize Tom at first.
Onun ne olduğunu tanımadım.I didn't recognize what it was.
Onu ateşli kırmızı saçlarından tanıdım.I recognized her by her fiery red hair.
Onunla tanışan kişi benim.I'm the one who met him.
O zaman seni tanımıyordum.I didn't know you then.
Benim zaten bir tane var.I already have one.
Sanırım siz ikiniz birbirinizi tanıyorsunuz.I assume the two of you know each other.
Sanırım Tom'la tanışmak istiyorsun.I assume you would like to meet Tom.
Neredeyse Tom'u hiç tanımıyorum.I barely know Tom at all.
Tom'u neredeyse tanımıyorum.I barely know Tom.
Seni güçlükle tanıyorum.I barely know you.
Tom'la tanıştığına inanıyorum.I believe you've met Tom.
Tom'un Mary'yi tanıdığına inanıyorum.I believe Tom is acquainted with Mary.
Sanırım Tom Mary'yi tanıyor.I think Tom is acquainted with Mary.
Her ikinizinde Tom'u tanıdığına inanıyorum.I believe you both know Tom.
Sanırım her ikiniz de Tom'u tanıyorsunuz.I think you both know Tom.
Sanırım Tom'u tanıyorsun.I believe you know Tom.
Tom'u tanıdığına inanıyorum.I believe you know Tom.
Tom'un bile Mary'yi tanımadığına eminim.I bet Tom doesn't even know Mary.
Tam onun gibi iki tane daha aldım.I bought two more just like that one.
Buraya seninle tanışacak birini getirdim.I brought someone here to meet you.
FBI'da tanıdığım bir adamı aradım ve yardım istedim.I called a guy I know in the FBI and requested help.
Tanıdığım herkesi aradım.I called everyone I know.
Bir tane alabilirim.I can buy one.
İki tane alabilirim.I can buy two.
Eğer istersen sana bir tane alabilirim.I can get you one if you like.
Seni çok iyi tanıyorum.I can read you like a book.
Kaç tane banka hesabın var?How many accounts do you have?
Sonunda seninle tanışabildiğime inanamıyorum.I can't believe I finally managed to meet you.
Kaç tane elma, o zaman?How many apples, then?
Sıcaklığı kafamda Fahrenheit'tan Celsius'a dönüştürdüm.I converted the temperature from Fahrenheit to Celsius in my head.
Tom'un beni tanıdığını söyleyebilirim.I could tell that Tom recognized me.
Geçen hafta iki tane kitap okudum. İkisi de hoşuma gitti.I read two books last week. I loved them both.
Kaç tane alacağımı bilmiyordum.I didn't know how many to get.
Senin bile Tom'u tanıdığını bilmiyordum.I didn't know you even knew Tom.
Tom'u gerçekten o kadar iyi tanımıyorum.I didn't really know Tom that well.
Tom'a seni tanıdığımı söylemedim.I didn't tell Tom that I knew you.

İlgili Sayfalar