tan ile cümle

tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen bana başka bir tane daha gösterir misiniz?Would you please show me another one?
Bana başka bir tane gösterebilir misiniz, lütfen?Could you show me another one, please?
Size bir tane daha alabilir miyim?Can I get you another one?
Sana bir tane daha alayım.Let me buy you another one.
Tanıdığım herkes ondan iyi şekilde bahseder.Everyone I know speaks well of her.
Benim sınıfımda da bir Tanaka var.There is a Tanaka in my class, too.
Erkek kardeşim Masao'yu tanıyor musun ?Do you know my brother Masao?
Görür görmez Mary'yi tanıdım.I recognized Mary the moment I saw her.
Her hafta, Bayan Tanaka kötü gün için biraz para tasarruf eder.Each week, Mrs. Tanaka saves a little money for a rainy day.
Onlar Güneş Tanrısı'nı mutlu etmek için her gün bir lama öldürdü.Every day they killed a llama to make the Sun God happy.
İnsanların sesi Tanrının sesidir.The voice of the people is the voice of God.
Onu sadece ismen tanıyorum.I only know him by name.
İsmini bilmiyorum ama sima olarak tanıyorum.I don't know her name, but I do know her by sight.
İsmini bilmiyorum ama simaen tanıyorum.I don't know her name, but I do know her by sight.
Benim adım Ichiro Tanaka.My name is Ichiro Tanaka.
Sen de Bay Kimura'yı çok iyi tanıyorsun.You also know Mr Kimura very well.
Kapıdaki yaşlı bayanı tanıyor musun?Do you know the old lady at the gate?
O, bir arkadaş değil ama bir tanıdıktır.He is not a friend, but an acquaintance.
Tanınmış diplomat komiteye kolayca katıldı.The noted diplomat readily participated in the committee.
Yuka yeni atanmış İngilizce öğretmeniyle tanıştırıldığı an âşık oldu.Yuka fell in love the moment she was introduced to the newly-appointed English teacher.
Onlar çok iyi tanımadıkları biriyle aynı fikirde olmamayı kabalık olarak düşünüyorlar.They consider it impolite to disagree with someone they don't know very well.
Sana ebeveynlerimi tanıştırayım.Let me introduce my parents to you.
Onu tanıyıncaya kadar kadar onun konuştuğunu duymadım.It wasn't until I heard him speak that I recognized him.
O şimdiye kadar dokuz insansı robot yapmıştı ama onların hepsi tanıtım modelleriydi.Up to now he had made nine humanoid robots but they were all demonstration models.
Tesadüf olarak, onu tanıyorum.Coincidentally enough, I know him.
Yani şimdi bu alanda en az 20 tane gökkuşağı alabalığı vardır.So now there are at least 20 rainbow trout in this area.
Tansiyon ölçme aleti önemli bir tanı aracıdır.The sphygmomanometer is an important diagnostic instrument.
Bölümdeki en aptal kişi genç Tanaka'dır.Young Tanaka is the stupidest person in the department.
Şeytan Tanrı'ya dava açtı.Devil sued God.
Tanrı öldü ve onu biz öldürdük.God is dead, and we have killed him.
Kendimi tanıtmama izin verin.Let me introduce myself.
Bay Tanaka sınavı geçti gibi görünüyor.It seems that Mr Tanaka has passed the exam.
Tanaka sınavını geçmiş gibi görünüyor.It seems Tanaka passed her exam.
Kendimi kendi tanrım olarak görüyorum.I perceive myself as my own god.
Bir yazar ile tanıştık.We met a writer.
Bir yazarla tanıştık.We met a writer.
Kaç tane kitap okudun?How many books did you read?
Kaç tane dolma kalemin var?How many pens do you have?
Bir bardak daha çay iste misin? Az önce sana bir tane hazırladım!You want another cup of tea? I've just made you one!
Elbette, ortak insanlığımızı tanıma sadece bizim görevin başlangıcıdır.Of course, recognizing our common humanity is only the beginning of our task.
Onu tanımıyoruz.We don't know him.
O dilbilim uzmanı olarak tanınmaktadır.She is recognized to be an expert on linguistics.
Bunca yıldan sonra beni tanıyıp tanımayacağını merak ediyorum.I wonder if she'll recognize me after all these years.
O, adamı tanıdığını kanıtladı.She testified that she saw the man.
O, iyi tanınmış bir şarkıcıdır.She is a well-known singer.
Büyük bir insanın arkadaşlığı Tanrılardan bir lütuftur.The friendship of a great man is a gift from the gods.
Tanrım tanrım beni niçin terk ettin?My God, my God, why hast thou forsaken me?
Tanrı olmasaydı, o zaman her şeye izin verileceğine karar verdi.He decided that if God didn't exist then everything was permitted.
Tanrım, bana iffet ve ölçülülük ver, ancak henüz değil.God, please give me chastity and continence, but not yet.
Tanrı rüzgarı sağlar, ama insanın yelkenleri yükseltmesi gerekir.God provides the wind, but man must raise the sails.
Tanrı olmasa onu icat etmek zorunda kalırız.If God did not exist, we'd have to invent him.
Onu ne kadar çok tanırsan, o kadar çok seversin.The more you get to know her, the more you'll like her.
O koşan çocuğu tanıyorum.I know that boy who is running.
Ben bu kadınları tanıyorum.I know those women.
Şu kızları tanıyorum.I know those girls.
O, Japon Picasso olarak tanınıyor.She is known as the Japanese Picasso.
Seninle birlikte gelen kişiyi tanıyorum.I know the person that you came with.
Onu tanımıyorum, tanımak da istemiyorum.I don't know her, nor do I want to.
Bugün, iki tane yanlış alarmımız vardı.Today, we had two false alarms.
İki tane bilgisayarın var mı?Do you have two computers?

İlgili Sayfalar