Saatimi kaybettim, bu yüzden bir tane almak zorundayım.I lost my watch, so I have to buy one.
Çocuklardan bazılarını tanıyorum.I know some of the boys.
Ben tanıtım için onunla rekabet etmek zorunda kaldım.I had to compete with him for promotion.
Ben bir tanıtım için hevesliyim.I'm anxious for a promotion.
İngilizceyi iyi konuşan bir kız tanıyorum.I know a girl who speaks English well.
Ben Tanrı'ya inanıyorum.I believe in God.
Onunla ilk tanıştığımız yer olan Kobe'ye gittim.I went to Kobe, where I first met her.
Kalabalığın ortasında eski bir tanıdık gördüm.I caught sight of an old acquaintance in the middle of the crowd.
Onu bir kalabalığın içinde tanıyabilirim.I can recognize him even in a crowd.
Onu bir kalabalıkta bile tanıyabilirim.I can recognize him even in a crowd.
Birkaç yıl önce onunla tanışmış olduğumu unutmuşum.I had forgotten that I had met her several years ago.
Ben bir gün önce onunla tanıştım.I met him the day before.
Onunla oldukça beklenmedik bir şekilde tanıştım.I met him quite unexpectedly.
On yıldır Taro'yu tanırım.I have known Taro for ten years.
Uzun sakallı o Alman'ı tanıyorum.I know that German with a long beard.
O uzun sakallı Alman'ı tanıyorum.I know that German with a long beard.
Onunla yolda tanıştım.I met her along the way.
Onunla tesadüfen Tokyo'da tanıştım.I met him in Tokyo by chance.
Noh çalmakla ilgilenen bir Amerikalı ile tanıştım.I met an American who was interested in Noh plays.
Ben bugün onun amcası tarafından bir bayana tanıtılacağını biliyorum.I know that he will be introduced to a lady by his uncle today.
Çocukluğundan beri onu tanımaktayım.I have known him since he was a baby.
O, Japonya'dayken onunla tanıştım.I met him while he was in Japan.
Onu çok az tanıyorum.I have a nodding acquaintance with him.
Onu uzun süredir tanıyorum.I have known him a long time.
Onunla tamamen şans eseri tanıştım.I met him by pure chance.
Onunla istasyonda tanıştım.I met him at the station.
Onunla tanıştığım günü unutamam.I can't forget the day when I met him.
O adamla daha önce tanıştığımı hatırlıyorum.I remember meeting that man before.
Onunla şahsen tanışmadım fakat onu tanıyorum.I haven't met him in person, but I know of him.
Onu çok iyi tanıyorum.I know him like a book.
Onun ailesini tanıyorum.I know his family.
Onu şahsen tanırım fakat ismen değil.I know him by sight, but not by name.
Onun oğullarından hiçbiriyle tanışmadım.I have met neither of his sons.
Onu ismen tanıyorum ama aslında onunla hiç konuşmadım.I know him by name but I have never actually spoken to him.
Onlardan hiçbirini tanımıyorum.I know neither of them.
Onların hepsini tanıyorum.I know all of them.
Onların hiçbiri tanımıyorum.I know none of them.
Onlardan birini tanımıyorum.I do not know any of them.
Onların hepsini tanımıyorum.I don't know all of them.
Onların her ikisini de tanıyorum.I know both of them.
Onu hiç tanımıyorum.I don't know him at all.
Ben onu iyi tanıyorum.I am well acquainted with him.
Görür görmez aktörü tanıdım.I recognized the actor the minute I saw him.
Onu tanımak için geldim.I came to know him.
Onu ona tanıtmayı planladım.I planned to introduce him to her.
Çocukluğundan beri onu tanıyorum.I have known her since she was a child.
Onu bebekliğinden beri tanırım.I have known her since she was a baby.
Onu uzun süredir tanımaktayım.I've known her for a long time.
Onunla tanışmak istiyorum.I want to make her acquaintance.
Beş yıldır onu tanıyorum.I have known her for five years.
Görür görmez onu tanıdım.I recognized her as soon as I saw her.
İki yıldır onu tanımaktayım.I have known her for two years.
Onu biraz tanıyorum.I know her slightly.
Ben onu çok iyi tanıyorum.I know her very well.
Onu iyi tanırım.I know her well.
Ben onu iyi tanıyorum. O benim arkadaşım.I know her well. She is my friend.
Onu tanımıyorum ve tanımak istediğimi sanmıyorum.I don't know her and I don't think I want to.
Sadece babasını değil, aynı zamanda oğlunu da tanıyorum.I know not only the father, but also the son.
Babamı öğretmenle tanıştırdım.I introduced my father to the teacher.
Dolma kalemimi kaybettim. Yarın bir tane satın almak zorundayım.I've lost my fountain pen. I have to buy one tomorrow.