tanırım ile cümle
tanırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bay Smith'i az tanırım.I have a nodding acquaintance with Mr Smith.
Ben 1976 yılından beri John'u tanırım.I have known John since 1976.
Onu ismen tanırım fakat şahsen değil.I know him by name, but not by sight.
" Onu iyi tanırım." "Ah, öyle mi? ""I know him well." "Oh, do you?"
Şu uzun boylu kızları oldukça iyi tanırım.I know those tall girls quite well.
Onu çocukluğundan beri tanırım.I have known him ever since he was a child.
On yıldır Taro'yu tanırım.I have known Taro for ten years.
Onu şahsen tanırım fakat ismen değil.I know him by sight, but not by name.
Onu bebekliğinden beri tanırım.I have known her since she was a baby.
Onu iyi tanırım.I know her well.
Onu on yıldır tanırım.I have known him for ten years.
Onunla hiç tanışmadım ama onu tanırım.I've never met him, but I recognize him.
Ne bu adamı ne de bu kadını tanırım.I know neither this man, nor this woman.
Tom'u şahsen tanırım.I know Tom personally.
Onu herhangi birinden daha iyi tanırım.I know him better than anybody.
Buradaki herkesi tanırım.I know everybody here.
Tom'u herhangi birinden daha iyi tanırım.I know Tom better than anyone.
Tom'u onun kendini tanıdığından daha iyi tanırım.I know Tom better than he knows himself.
Tom'u iyi tanırım.I know Tom well.
Onu çok iyi tanırım.I know him quite well.
Seni her yerde tanırım.I'd recognize you anywhere.
Tom'u nerede görsem tanırım.I'd recognize Tom anywhere.
Tom'u nerede olsa tanırım.I'd recognize Tom anywhere.
Tom'u yıllardır tanırım.I'd known Tom for years.
Tom'u oldukça iyi tanırım.I know Tom quite well.
Onu on yıldan fazladır tanırım.I've known him for more than ten years.
Bütün hayatım boyunca onları tanırım.I've known them my whole life.
Onu on üç yıldır tanırım.I've known him for 13 years.
Ben onları iyi tanırım.I know them well.
Ben onu iyi tanırım.I know him well.
Onu şahsen tanırım.I know him personally.
Ben onu senden daha iyi tanırım.I know him better than you do.
Ben onları herkesten daha iyi tanırım.I know them better than anyone.
Ben onu herkesten daha iyi tanırım.I know her better than anyone.
Çocukluğumdan beri Tom'u tanırım.I've known Tom since I was a child.
Tom ve Mary'nin her ikisini de çok iyi tanırım.I know both Tom and Mary very well.
Tom'u ilkokul üçten beri tanırım.I've known Tom since third grade.
Tom'u üç yaşından beri tanırım.I've known Tom since I was three years old.
Onun kız kardeşini iyi tanırım.I know his sister well.
Aptalı gözünden tanırım.I know a moron when I see one.
Ama nerede iyi bir bodyguard görsem tanırım.But I do recognize a good bouncer when I see him.
Bir ustayı yürüyüşünden bile tanırım.I can tell a master from his walk.
Seni iyi tanırım !I know you too well.
İnsanları bir bakışta tanırım.I have a way with reading people's faces.
Taland boksu maçlarından tanırımI went to Thailand for boxing matches
Bangkok'daki tüm boksörleri tanırımI know all the boxers in Bangkok
- Tüm büyük müzisyenleri tanırım!- I know all the greatest musicians![br]
Ben Onu tanırım. Çünkü ben Ondanım, beni O gönderdi.››I know him, because I am from him, and he sent me."
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.My sheep hear my voice, and I know them, and they follow me.
Eski bir komşuları Ömer Johiç, "Taloviç ailesinin hepsini tanırım."I know the entire Talovic family.
Onu çocukluğumdan beri tanırım.Je la connais depuis mon enfance.
On yıldır Taro'yu tanırım.Conozco a Taro desde hace diez años.
Onu çok iyi tanırım.Le conozco muy bien.
Grup “Tell Me Your Wish ” tanırım sürecini 15 Ağustos 2009’da tamamladı.«Tonight we witness what has become of his dream…» Архивировано 11 декабря 2008 года.
Johano'yu 1976'dan beri tanırım.Ik ken Johano al sinds 1976.
Tom'u oldukça iyi tanırım.Я досить добре знаю Тома.
Onu çocukluğundan beri tanırım.Aš jį pažįstu nuo jo vaikystės.
Onu çocukluğundan beri tanırım.Aš ją pažįstu nuo jos vaikystės.
Ağabey, seni tanırım, bunun ötesinde bir yere ulaşmadın mı? Burada hala bir şey var.Sinut tuntien olet saapunut kaukaisempaan paikkaan.
Ağabey, seni tanırım, bunun ötesinde bir yere ulaşmadın mı?Hermano, conociéndote, ¿de verdad solo llegaste hasta aquí?