tanınır ile cümle
tanınır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sporcu ve oyuncu kimliği ile tanınır.Sklido kalbos apie žaidėjų ir trenerio nesutarimus.
Takımyıldız genellikle bu kareyle tanınır.Visas šis regionas paprastai vadinamas Karibais.
"Atom bombasının Babası" olarak da tanınır.Teda tuntakse ka aatomipommi isana.
""Blues'un babası" olarak da tanınır.Teda nimetatakse ka "bluegrass'i isaks".
Androjen fiziksel özellikleri ile tanınır.Ta on tuntud androgüünse stiili poolest.
Ailesi "Mektubizâdeler" olarak tanınır.Sakslased ütleksid "tuntud nagu kirju koer".
Batıda daha çok Japonca ismiyle Zen olarak tanınır.Läänes on rohkem tuntud Jaapani zen.
Önemli bir bilim adamı olarak tanınır.Seda teab iga suur teadlane.
Bu sayede tüm dünyada tanınır hale geldi.See sai üle maailma tuntuks.
Lindström, sıklıkla lakabı olan Linde ile tanınır.Lindströmi kutsutakse enamasti hüüdnimega Linde.
"Kızıl Kafalı Filozof" olarak tanınır.Teda hüüti naervaks filosoofiks.
Maria, eğitim ve güzelliği ile tanınırdı.Christina sai tuntuks oma ilu ja hea hariduse poolest.
Vättern Gölü, çok temiz ve berrak bir suya sahip olması ile tanınır.Crater Lake on tuntud väga selge ning sinaka vee poolest.
Görüngübilim, etik ve felsefi antropoloji konularında yaptığı çalışmalarla tanınır.Ta tegeles fenomenoloogia, eetika ja filosoofilise antropoloogiaga.
Dadaşlar, misafirperverlikleriyle tanınırlar.Tuntud on võrukeste külalislahkus.
Gökmen Bacı adıyla tanınır.Tuntud ka Valguse Poja nime all.
Genel olarak Rinzai okulu eğitim yöntemlerindeki sertlik ve zorluk ile tanınır.Teisalt on Rasmus oma kangekaelsusega tuntud üle kooli.
"New Age" adlı şarkısıyla tanınır.Teda kutsutakse tema muusikastiili järgi New Age'i kuningannaks.
Özellikle Chopin yorumlarıyla tanınır.Ta on tuntud peamiselt Chopini teoste esitajana.
Templeton Peck: Face ya da Faceman olarak bilinir ve Grubun Yüzü olarak tanınır.Leitnant Templeton Peck (tuntud ka kui Faceman või Face) on üks telesarja A-Rühm peategelasi.
Biyografi ustası olarak tanınır.Ta on tuntud biosfääriõpetuse arendajana.
American Horror Story adındaki televizyon programıyla tanınır.Ta on saanud tuntuks USA telekanali History saadete tekstilugejana.
İstanbul tarihi hakkında yazdığı eserlerle tanınır.Ta on tuntud Lõuna-Pohjanmaad kirjeldavate teostega.
En çok MTV'nin reality programı Jackass ve Jackass: The Movie filmleri ile tanınır.Spike Jonze on ka MTV sarja "Jackass" üks tegijatest ja filmi "Jackass: The Movie" produtsent.
İyi fiziği ve sert vuruşları ile tanınırdı.Ta oli tuntud oma jõulise haarde ja tugevate randmete poolest.
2.Vicdani nedenlerle itiraz hakkı, bu hakkın uygulanmasınıyönlendiren ulusal kanunlara uygun olarak tanınır.2.Pravica do ugovora vesti se priznava v skladu z nacionalnimi predpisi, kiurejajo uresničevanje te pravice.
2.Vicdani nedenlerle itiraz hakkı, bu hakkın uygulanmasınıyönlendiren ulusal kanunlara uygun olarak tanınır.2.Rätten till vapenvägran skall erkännas enligt de nationella lagar som reglerar utövandet av denna rättighet.
2.Vicdani nedenlerle itiraz hakkı, bu hakkın uygulanmasınıyönlendiren ulusal kanunlara uygun olarak tanınır.2.Uznáva sa právo na výhradu svedomia vsúlade svnútroštátnymi zákonmi,ktorými sa riadi výkon tohto práva.
2.Vicdani nedenlerle itiraz hakkı, bu hakkın uygulanmasınıyönlendiren ulusal kanunlara uygun olarak tanınır.Le droit à l’objection de conscience est reconnu selon les lois nationales qui en régissent l’exercice.
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.70년대 후반이 되어 이 작업들이 명성을 얻게 되었습니다.
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.À la fin des années 70, d'ailleurs, ces trucs devenaient connues.
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.Alla fine degli anni 70, infatti, tutti conoscevano questa roba
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.Do końca lat 70., w zasadzie, to stało się znane.
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.Până la sfârşitul anilor 70, de fapt, lucrul a devenit cunoscut.
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.Para finales de los 70s en verdad, estas cosas se dieron a conocer.
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.Στα τέλη της δεκαετίας του '70, όμως, αυτά τα πράγματα έγιναν γνωστά.
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.К концу 70-х, действительно, мои работы приобрели известность.
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.Към края на 70-те всъщност тези неща станаха известни.
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.לקראת סוף שנות השבעים, למעשה הדברים נעשו ידועים
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.بنهاية السبعينيات في الواقع أصبحت تصاميمي معروفة
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.この種のものは 知れ渡り - だって世界中に広がりましたから
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.Alan Kay a dit: "Le meilleur moyen de prédire le futur est de l'inventer." Alan Kay a dit:
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.Alan Kay es famoso por decir:
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.Alan Kay is beroemd door zijn uitspraak: "De beste manier om de toekomst te voorspellen is haar uitvinden."
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.Alan Kay ist berühmt für das Zitat: "Der beste Weg, die Zukunft vorherzusagen, ist, sie selbst zu erfinden."
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.Alan Kay jest znany z mówienia, że najlepszym sposobem przewidywania przyszłości jest wymyślanie jej.
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.Alan Key a devenit celebru spunând că cea mai bună metodă de a prezice viitorul este să-l inventezi.
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.앨런 캐이는 이말을 함 으로써 유명해 졌죠. 미래를 예언하는 최고의 방법은 미래를 개발하는 것이다.
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.Алан Кей е известен с фразата си: "Най-добрият начин да се предскаже бъдещето, е да го измислиш"
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.Алан Кэй знаменит своим высказыванием: "лучший способ предсказать будущее - это изобрести его"
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.אלן קיי מפורסם באמירתו שהדרך הכי טובה לחזות את העתיד היא להמציאו.
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.ألان كاي مشهور بقوله أفضل طريق لتوقع المستقبل هو أن تخترعه.
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.将来を予測する最善の策は、それを発明することだと そして勿論我々クライナーでは、若干恐縮しながら
Avrupa'da bilgisayar oyunlarının babası olarak tanınır.Clive được công nhận là cha đẻ của trò chơi điện tử ở Châu Âu
Avrupa'da bilgisayar oyunlarının babası olarak tanınır.Dia diakui sebagai bapak video game di Eropa.
Avrupa'da bilgisayar oyunlarının babası olarak tanınır.Er gilt als der Vater der Videospiele in Europa.
Avrupa'da bilgisayar oyunlarının babası olarak tanınır.E' riconosciuto in Europa come il padre dei videogiochi.
Avrupa'da bilgisayar oyunlarının babası olarak tanınır.Es reconocido como el padre de los videojuegos en Europa
Avrupa'da bilgisayar oyunlarının babası olarak tanınır.Este recunoscut ca fiind părintele jocurilor video în Europa.
Avrupa'da bilgisayar oyunlarının babası olarak tanınır.Hij wordt de vader van videogames in Europa genoemd.