Belki kümedeki sayıları en iyi tanımlayan sayıyı bulabilirim.Ei bine, poate pot veni cu un număr care poate descrie cel mai bine toate numerele din acel set.
Belki kümedeki sayıları en iyi tanımlayan sayıyı bulabilirim.Wel, misschien kan ik dan een getal vinden dat indicatief is voor alle getallen in de dataset.
Belki kümedeki sayıları en iyi tanımlayan sayıyı bulabilirim.Можливо, я в змозі знайти певні числа, які є найбільш показовими з усіх цих чисел даної множини.
Belki kümedeki sayıları en iyi tanımlayan sayıyı bulabilirim.Ну, возможно, я могу предоставить некоторое число, наиболее показательное из всех чисел в этом наборе.
Belki kümedeki sayıları en iyi tanımlayan sayıyı bulabilirim.もっとも良く表すなんらかの数、 言い換えると、中心的傾向を表す数を思いつくかもしれません。
Bir elementi tanımlayan budur.A to je to, co definuje prvek.
Bir elementi tanımlayan budur.Dat is wat het element definieert.
Bir elementi tanımlayan budur.Det er det der definerer grundstoffet!
Bir elementi tanımlayan budur.Eso es lo que define el elemento.
Bir elementi tanımlayan budur.이게 바로 원소를 정의하는 것이지요.
Bir elementi tanımlayan budur.Questo è ciò che definisce un elemento.
Bir elementi tanımlayan budur.Şi asta defineşte elementele.
Bir elementi tanımlayan budur.Це те, що визначає елемент.
Bir elementi tanımlayan budur.Это то, что определяет элемент.
Bir elementi tanımlayan budur.זה מה שמגדיר את היסוד.
Bir elementi tanımlayan budur.هذا ما يعرّف العنصر.
Bir elementi tanımlayan budur.では,後ほどこれらの電荷で何か起こるかということについて話ましょう.
Bir önceki videoda doğruyu tanımlayan vektöre, 2, 1 demiştik. -Ese caso que hice en el video anterior, donde tenía los dos vectores.
Bir önceki videoda doğruyu tanımlayan vektöre, 2, 1 demiştik. -Este caso que eu resolvi no vídeo anterior, no qual eu tinha estes dois vetores.
Bir önceki videoda doğruyu tanımlayan vektöre, 2, 1 demiştik. -Przypadek, który rozpatrzyłem w poprzednim filmie, gdzie miałem te dwa wektory.
Bir önceki videoda doğruyu tanımlayan vektöre, 2, 1 demiştik. -Тот пример из предыдущего видео, где у меня были два вектора.
Bir önceki videoda doğruyu tanımlayan vektöre, 2, 1 demiştik. -تلك الحالة التي قمت بحلها في عرض سابق، حيث كان لدي هذان المتجهان
Bir ürün veya hizmet, onları tanımlayan bir açıklamayla satılır.Med en produkt eller tjänst följer en beskrivning för det definerar dom.
Bir ürün veya hizmet, onları tanımlayan bir açıklamayla satılır.Sebuah produk atau layanan yang dilengkapi dengan keterangan karena hal itulah yang menentukan mereka.
Bir ürün veya hizmet, onları tanımlayan bir açıklamayla satılır.Un prodotto o un servizio arrivano con una descrizione che li definisca.
Bir ürün veya hizmet, onları tanımlayan bir açıklamayla satılır.Un producto o servicio viene con la descripción porque es lo que la define.
Bir ürün veya hizmet, onları tanımlayan bir açıklamayla satılır.Продуктът или услугата имат описание, което ги конкретизира.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.Acest lucru face parte din definitia unei retele.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.C'est un des éléments qui définit ce qu'est un réseau.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.Das ist eines der Dinge, die ein Netzwerk definieren.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.Dat is een van de bepalende factoren van een netwerk.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.Đó là một trong những điều làm nên mạng xã hội.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.Esa es una de las cosas que define lo que es una red.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.Inilah yang mendefinisikan apa artinya sebuah jaringan.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.Jest to jedna z cech definiujących czym jest sieć.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.그것이 네트워크를 정의하는 것의 하나입니다.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.Questa è una di quelle cose che definisce cosa è un network.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.Това е едно от нещата, което опраделя какво е мрежата.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.Это единственная вещь, которая является определяющей для сети.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.זה אחד הדברים שמגדירים רשת.
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.و هذا أحد الأشياء الذي يوضح ما هي الشبكة
Bu ağı tanımlayan şeylerden bir tanesi.単なる部分パーツの寄せ集めではなく
Bu benim mesleki anlamda seçtiğim yolun başlangıcını gerçekten tanımlayan bir şey.Das hat meinen Weg am Anfang wesentlich beeinflusst.
Bu benim mesleki anlamda seçtiğim yolun başlangıcını gerçekten tanımlayan bir şey.Isto é algo que realmente definiu o início do meu caminho.
Bu benim mesleki anlamda seçtiğim yolun başlangıcını gerçekten tanımlayan bir şey.이러한 아시아, 일본 문화는, 특히 초기에 많은 영향을 미쳤습니다.
Bu benim mesleki anlamda seçtiğim yolun başlangıcını gerçekten tanımlayan bir şey.Questo è ciò che realmente definisco come l'inizio del mio percorso.
Bu benim mesleki anlamda seçtiğim yolun başlangıcını gerçekten tanımlayan bir şey.To coś, co naprawdę określiło początek mojej drogi.
Bu benim mesleki anlamda seçtiğim yolun başlangıcını gerçekten tanımlayan bir şey.Азия действительно много значила для меня на начальном этапе моего пути.
Bu benim mesleki anlamda seçtiğim yolun başlangıcını gerçekten tanımlayan bir şey.そして、他のデザイナーからも 影響を受けました
Bu beni tanımlayan şeydi.Asta mă definea.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.C'est ce qui me définissait, c'était mon bonheur.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.Đó là điều hình thành nên tôi và là phúc phần của tôi.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.Itulah arti hidup saya, kebahagiaan saya.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.그 꿈이 제 존재의 의의였고, 행복이었죠.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.Toto ma charakterizovalo, toto bolo moje šťastie.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.זה מה שהגדיר אותי. זה היה האושר שלי.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.هذا هو ما حدد من اكون ، كان ذلك منتهى سعادتي .
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.オーストラリアチームの クロスカントリースキーヤーとして
Bu beni tanımlayan şeydi.Daar stond ik voor.
Bu beni tanımlayan şeydi.Das hat mich definiert.