tanımlama ile cümle

tanımlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Edebiyat eleştirmenleri kendisini Arnavut çağdaş şiirinin değerli temsilcisi olarak tanımlamaktadır.Kelmendi je po mnenju številnih literarnih kritikov pristen predstavnik albanske sodobne poezije.
Arsenal taraftarları, kendilerini Gooners olarak tanımlamaktadırlar.Arsenalovi navijači se imenujejo "Gooners" (izpeljava iz vzdevka "The Gunners").
"Adem'in çocukları" tüm insanlığı tanımlamak için kullanılan sembolik bir söz kalıbıdır.Frazeologem tudi on je Adamov sin pomeni »navaden človek z vsemi slabostmi«.
Mesaj özetleri dosya tanımlamada da kullanılabilir.Opis osebe lahko srečamo tudi v strokovnih besedilih.
Kendisini faşizm filozofu olarak tanımlamaktaydı.Sam se je vendar označeval za filosemita.
Bu tanımlama onun hayatı boyunca kalıyordu.Ta sposobnost mu je ostala celo življenje.
Bilimsel anlamda “şeker ameliyatı” diye bilinen bir tanımlama yoktur.Kri izvaja tako imenovano »operacijo brez noža«.
Petro-dolar, petrol satışlarından elde edilen geliri tanımlamak için kullanılan terim.Naftodoleris – terminas, apibūdinantis dolerius, gaunamus už parduotą naftą.
Şu anki geçerli tanımlama ise RFC 1939'dur.POP3 protokolo standartas yra apibrėžtas RFC 1939.
Ama bu ateşi asla Güneş olarak tanımlamamıştır.(Šlapių) Ko saulė niekad neapšviečia?
Karbonhidrat alkolü tanımı kimyasal bir tanımlamadır; sorbitol, alkol (etanol) içermez.Dalinai karbohidruotas alkoholis yra cheminis apibrėžimas, sorbitolio sudėtyje alkoholio (etanolio) nėra.
Aslen Japonca’da “Fullmetal” tabiri inatçı birini tanımlamak için kullanılır.Originalioje Japonų kalboje, terminas „Fullmetal“ yra naudojamas apibūdinti užsispyrusį žmogų.
Hiç biri özellikle Pearl Harbor'a saldırıyı tanımlamadı.Didžiausias postūmis organizacijos sukūrimui buvo nenumatytas Perl Harboro užpuolimas.
Bu Arapların ve çocuklarının bazen günümüzde de kendilerini tanımlamakta kullandıkları terim "harki"dir.Tarp jų Sirija ir Libanas to pavadinimo valiutą naudoja iki dabar.
Bu dilleri tanımlamak için üç harfli kodları tanımlar.Standarte aprašyti trijų raidžių kodai skirti kalboms.
Finger ise bu tanımlamayı hiçbir zaman alamadı.Fingeris negavo tokio pačio pripažinimo.
Dolayısıyla tanımlama numaraları 1.200'ü aşmaktadır.Knygas galite rinktis iš daugiau nei 1200 pavadinimų.
Birim tesleri kod yazılmadan önce fonksiyonelliği tanımlamak için yazılır.Todėl automatiniai testai rašomi prieš pradedant rašyti kodą.
Kritik bilgi varlıklarını tanımlamak (Bilgi yönetimi denetimi ).Sprendiniai apie faktus (faktų tiesos).
Bu da yapının planını tanımlamaktadır.Taip traktuojama ir paties kūrinio paskirtis.
Panamax Panama Kanalından geçebilecek en büyük gemileri tanımlamada kullanılır.Dabar teigiama, kad šiuo kanalu galėtų plaukti didesni nei Panamax klasės laivai.
Bu, örneğin sıcaklık birimini tanımlamanın basit bir yoldur.Šią savybę apibūdina šilumos laidumo koeficientas λ.
Gülsen Bozkurt kendini sosyal demokrat olarak tanımlamaktadır.Mickevičius pats vadino save socialpatriotu.
Bu mesajları tanımlamak, mesajların hangi yollardan yayıldığını çalışabilmek için şarttır.Tam kad tos žinutės būtų nustatytos, reikia gerai išstudijuoti visus metodus, kuriais jos yra skleidžiamos.
1149.1-1990 olarak standartlaşan bir tanımlama yaptı.See avaldati 1990. aastal IEEE 1149.1–1990 standardina.
Bu ilişki watt ı tanımlamak için kullanılabilir.Seda seost saab kasutada vati defineerimiseks.
Askeri uygulamalarda, bir tanlkı uçağı veya gemiyi çabucak tanımlamada kullanılabilir.Sõjalistes rakendustes kasutatakse sarnaseid seadmeid et kiiresti tuvastada piltidelt laeva või lennuki kuju.
PowerPC tanımlaması şimdi IBM ve Freescale’in üyeleri olan Power.org tarafından ele alınmaktadır.PowerPC kuulub organisatsioonile Power.org, mille liikmed on IBM, Freescale ja AMCC.
Kendini Sosyal Demokrat parti olarak tanımlamaktadır.Määratles end sotsiaaldemokraatliku parteina.
Aristo'ya göre, aitia'yı ya da değişimin sebebini tanımlamak için dört yol vardır.Aristotelese arvates on neli põhjust või seletavat printsiipi.
Ayrıca Nihat Doğan, kendini muhafazakâr demokrat olarak tanımlamaktadır.Helme peab end parempoolseks konservatiivseks rahvuslaseks.
Bu teori ayrıca nükleer fizikte, atomik çekirdekte nukleonların etkileşimini tanımlamada kullanılır.Teooriat kasutatakse ka tuumafüüsikas, et kirjeldada paardumisinteraktsiooni nukleonide ja aatomituuma vahel.
Bu dilleri tanımlamak için üç harfli kodları tanımlar.See määrab kolmetähelised koodid maailmas kõneldavatele keeltele.
Dolayısıyla tanımlama numaraları 1.200'ü aşmaktadır.Leksikon hõlmab üle 1200 märksõna.
Gülsen Bozkurt kendini sosyal demokrat olarak tanımlamaktadır.Corbyn peab end demokraatlikuks sotsialistiks.
BIC ise Bank Identifier Codes (Banka tanımlama kodları) ifadesinin kısaltılmasıdır.Enne seda kasutati lühendit "BIC" tavaliselt lühendina sõnadest Bank Identifier Code.
Gökyüzü, çeşitli nedenlerden ötürü tanımlaması zor bir kavramdır.Täpse numbri kättesaamine on keeruline erinevate põhjuste tõttu.
Bu son tanımlamaya göre Papa öldüğü ya da istifa ettiği vakit 'Papalık Makamı' devam eder.Konklaav toimub ainult juhul, kui paavst on surnud või tagasi astunud.
Balık özellikle yalnızca Tantrik tanımlamalarda bulunur.Lastel esineb see peamiselt vaid seedesüsteemi kudedes.
Parti ise kendisini merkez sağ ve popülist bir parti olarak tanımlamaktadır.Partei pole lasknud end liigitada poliitilisel spektril parem- ega vasakparteiks.
Bir gaz şekil ve hacim tanımlamasına sahip değildir.Gaasil ei ole kindlat kuju ega kindlat ruumala.
Şu anki geçerli tanımlama ise RFC 1939'dur.Antud protokolli põhiline standard on RFC 793.
Özyinelemeli kurulan mantık yapıları için gerekli tanımlamalara sahip değillerdir.Kumbki ei oma keelelisi võimalusi rekursiivselt genereeritud loogikastruktuuride kirjeldamiseks.
Bir DTD tanımlaması aynı zamanda bir donanımda da ilk örnek (prototip) haline getirilip test edilebilir.HDL kirjeldust saab prototüüpida (valmistada füüsiline prototüüp) ning testida ka riistvaras.
0,2 litre meyve suyu. M diye birşey tanımlamama gerek yok, zaten biliyoruz ki M eşittir 2.Takže, to je 0.2 litru džusu. .
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıA definição da coluna "% 1" é inválida
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıDefinición de columna « %1 » no válida
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıDéfinition de la colonne « & #160; %1 & #160; » non valable
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıDefinizione di colonna "%1" non valida
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıEpäkelpo "% 1" sarakemäärittely
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıÉrvénytelen "% 1" oszlopdefiníció
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıNeplatná definice sloupce "% 1"
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıNeplatná definícia stĺpca "% 1"
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıNeveljavna definicija stolpca »% 1 «
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıNiepoprawna definicja kolumny "% 1"
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıOgiltig kolumndefinition "% 1"
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıOngeldige "%1" kolomdefinitie
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıUgyldig "% 1" - søjledefinition
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıUngültige„ %1“ Spalten-Definition
"% 1" geçersiz bir sütun tanımlamasıΜη έγκυρος ορισμός στήλης "% 1"
İlgili Sayfalar