tanım ile cümle

tanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hiç kimsenin seni tanımayacağından oldukça eminim.I'm pretty sure nobody's going to recognize you.
Burada pek çok insanı tanımıyorum.I don't know many people here.
Tom'un Mary'yi neden tanımadığını söylediğini merak ediyorum.I wonder why Tom said that he doesn't know Mary.
Tom insanları tanımakta iyi değil.Tom is a bad judge of character.
Tom odadaki tek bir kişiyi bile tanımıyordu.Tom didn't know a single person in the room.
Tom seni tanımadığını söyledi.Tom said that he didn't know you.
Tom seni tanımıyor.Tom doesn't know you.
Tom'un ebeveynlerinden birini tanımıyorum.I don't know either of Tom's parents.
Kimse seni tanımadı.Nobody recognized you.
Tom ve ben birbirimizi tanımadık.Tom and I didn't recognize each other.
Tom ve ben birbirimizi tanımıyorduk bile.Tom and I didn't even know each other then.
Şöhret, seni tanımayan insanlar tarafından tanınır olma ayrıcalığıdır.Fame is the privilege of being known to those who do not know you.
Hiç kimsenin seni tanımadığı bir yere git.Go where nobody knows you.
Sami, Leyla'nın arabasını tanımıyor.Sami doesn't know Layla's car.
Oradaki insanların hiçbirini tanımıyorum.I don't know any of those people over there.
Seni daha yakından tanımak istiyoruz.We want to get to know you better.
Tom'u sevmeyen birini tanımıyorum.I don't know anyone who doesn't like Tom.
Tanımadın mı beni?Didn't you recognize me?
Tom yolda eski bir okul arkadaşına rastladı ama tanımamazlıktan geldi.Tom met his former schoolmate in the street and acted as if he hadn't known him.
Tom komşularından hiçbirini tanımıyor.Tom doesn't know any of his neighbors.
Tom Many'yi tanımıyormuş gibi yaptı.Tom pretended that he didn't know Many.
Tom Mary'yi o kadar iyi tanımıyor.Tom doesn't know Mary that well.
Kabiliye'de kimseyi tanımıyordum.I didn't know anyone in Kabylie.
Babamızı tanımıyoruz.We don't know our father.
Tom seni tanımayacak.Tom won't recognize you.
Benim hayalim bir gün Amerika Birleşik Devletleri'ni tanımak.My dream is to know the United States one day.
Başka farklı kültürler tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.I would like to learn English to know other different cultures.
ABD'yi tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.I would like to learn English to know the United States.
Amerika Birleşik Devletleri'ni tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.I would like to learn English to know the United States.
Başka kültürler tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.I would like to learn English to know other cultures.
Seni artık tanımakta güçlük çekiyorum.It's hard for me to know who you are anymore.
Bu şehirde kimseyi tanımıyorum.I don't know anyone in this city.
Uyanınca tanımadığı bir odada bulmuştu kendini.He awoke to find himself in a strange room.
Sesimi tanımadı bile.He didn't even recognize my voice.
Sesimi bile tanımadı.He didn't even recognize my voice.
İki tip kadın vardır: Beni sevenler ve beni tanımayanlar.Two types of women exist: the ones that love me and the ones that don't know me.
Babam onu tanımıyordu.My father did not know him.
Aşk mesafe tanımaz.Love overcomes any distance.
Yanni, Skura'yı o kadar iyi tanımıyor.Yanni doesn't know Skura that well.
Tom'u hiç tanımıyorum.I don't know Tom at all.
Tom'u zerre tanımam.I don't know Tom at all.
Cookie'nin doğum türü kedi, ama kendini köpek olarak tanımlayıp köpek gibi davranıyor.Cookie's birth assigned species is cat, but he identifies as and acts like a dog.
Tom'u tanımam tesadüf eseri.Coincidentally enough, I know Tom.
Tom resmiyette 30 yaşında, ama kendini 20 olarak tanımlıyor.Tom is officially 30 years old, but he self-identifies as 20.
ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yetkisini tanımıyor.The US doesn't recognize the authority of the ICC.
Felix, Amelia'nın tanımadığı garip bir aksanla konuştu.Felix spoke in a strange accent Amelia didn't recognize.
Felix telefonu açtı ama sesi tanımadı.Felix picked up, but didn't recognize the voice.
Felix, Amelia'yı hiç tanımıyordu.Felix didn't know any Amelia.
Karl o gece çalışan diğer çalışanları şahsen tanımıyordu.Karl didn't personally know the other employees working that night.
Karl o gece çalışan diğer çalışanları kişisel olarak tanımıyordu.Karl didn't personally know the other employees working that night.
Σ(5) bilinmiyor, fakat ≥ 4098 olarak tanımlanıyor.Σ(5) is not known but is definitely ≥ 4098.
DENIS 0255-4700, olası yakın bir nesne olarak ilk defa 1999 yılında tanımlanmıştı.DENIS 0255-4700 was identified for the first time as a probable nearby object in 1999.
Bize 14 fotoğrafınızı gösterin; bizler sizin kim olduğunuzu tanımlayabiliriz.Show us 14 photos of yourself and we can identify who you are.
İsrail Kosova'yı tanımıyor, ancak her iki devlet iyi ilişkileri destekliyor.Israel does not recognise Kosovo, but both states foster good relations.
Evin yapısal planı Gilman tarafından tekrar tanımlandı.The structural arrangement of the home is also redefined by Gilman.
Hatta daha önceden John Bruckner 1768 yılında doğayı "süregelen bir yaşam ağı" olarak tanımlamıştır.Even earlier, in 1768 John Bruckner described nature as "one continued web of life".
1996 televizyon filminde Sekizinci Doktor, kendisini "yarı insan" olarak tanımladı.In the 1996 television film, the Eighth Doctor describes himself as being "half human".
1894'te Paul Druder c'yi modern anlamıyla tekrar tanımlamıştır.In 1894, Paul Drude redefined c with its modern meaning.
Kur'an'da Cennet, alelâde bir biçimde tanımlanmıştır.In the Quran, it is associated with paradise.
Birçok sistemde, bir programın bellek düzeni veya sistemin tamamı iyi tanımlanmıştır.On many systems, the memory layout of a program, or the system as a whole, is well defined.
İlgili Sayfalar