Onu çok iyi tanımalısın.You must know her very well.
Onları oldukça iyi tanımalısın.You must know them pretty well.
Onu oldukça iyi tanımalısın.You must know him pretty well.
Sen bizi tanımıyorsun bile.You don't even know us.
Sen onları tanımıyorsun bile.You don't even know them.
Sen onu tanımıyorsun bile.You don't even know him.
Biz onları tanımıyoruz bile.We don't even know them.
Biz onu tanımıyoruz bile.We don't even know him.
Biz bile onu tanımıyoruz.We don't even know her.
Ben onları gerçekten tanımıyordum.I never really knew them.
Ben onu gerçekten tanımıyordum.I never really knew him.
Ben onları hiç tanımıyordum.I never knew them.
Ben asla onu tanımadım.I never knew him.
Onları nasıl tanımlarsınız?How would you describe them?
Onu nasıl tanımlarsınız?How would you describe him?
Onların bunu tanımlamasını istedim.I asked them to describe it.
Onun bunu tanımlamasını istedim.I asked him to describe it.
Onu tanımlamasını istedim.I asked her to describe it.
Hiç kimse beni orada tanımadığı için onlara adımın Tom olduğunu söyledim.Since no one knew me there, I told them my name was Tom.
Tom herhangi birimizi tanımıyor.Tom doesn't know any of us.
Dan, Linda'yı bile tanımadı.Dan didn't even recognize Linda.
Dan, Linda'yı tanımıyor gibi davrandı.Dan pretended not to know Linda.
Sen sadakatı nasıl tanımlardın?How would you define faithfulness?
Cazın tanımı nedir?What's the definition of jazz?
Tom'u gerçekten tanımıyorsun, değil mi?You don't really know Tom, do you?
Birbirinizi tanımıyor musunuz?Don't you know each other?
Bunu tanımlamak zor.It's difficult to describe.
Bu birbirimizi daha iyi tanımak için bir fırsat?It's an opportunity to get to know each other better.
Tom hariç kasabada gerçekten hiç kimseyi tanımıyorum.I don't really know anybody in town except Tom.
Burada Tom hariç hiç kimseyi tanımıyorum.I don't know anybody here except Tom.
Onları tanımıyormuşsun gibi davran.Pretend you don't know them.
Okulda, Tom beni görmezden geldi ve beni tanımıyormuş gibi yaptı.At school, Tom ignored me and pretended that he didn't know me.
Okulda, Mary beni görmezden geldi ve beni tanımıyormuş gibi yaptı.At school, Mary ignored me and pretended that she didn't know me.
Beni tanımadığına inanamıyorum.I can't believe you didn't recognize me!
Kendi erkek kardeşini tanımadığına inanamıyorm.I can't believe you didn't recognize your own brother.
Konu hiçbir açıklamaya olanak tanımıyor.The matter admits of no explanation.
Onun eylemlerini en iyi hangisi tanımlar?Which best describes his actions?
Onu tanımak büyük bir onur.It's a great honor to know her.
Tom, Mary'yi tanımıyordu.Tom didn't know Mary.
Beni tanımıyormuşsun gibi yap sadece.Just pretend you don't know me.
Schopenhauer mimariyi "donmuş müzik" olarak tanımladı.Schopenhauer defined architecture as "frozen music."
Ben seni hiç tanımazdım.I would have never known you.
O beni bile tanımıyor.She doesn't even know me.
Merhaba! Kiminle konuşuyorum? Beni tanımıyor musun? Ben, Aldo!Hello! With whom am I speaking? You don't recognize me? It's me, Aldo!
Tom'un tanımadığı bir kadın ona yaklaştı.A woman Tom didn't know approached him.
Tom Mary'yi oldukça iyi açıkladı, bu yüzden onu görünce onu tanımak kolaydı.Tom described Mary quite well, so it was easy to recognize her when I saw her.
Ben o tanımı severim.I like that description.
Kimse beni tanımıyor.Nobody recognizes me.
Tom, Mary'yi hiç tanımıyordu.Tom never knew Mary.
Tom bunu tanımalı.Tom should recognize this.
Hiç kimse seni tanımayacak.Nobody will recognize you.
Onunla olan ilişkini tanımlayabilir misin?Can you describe your relationship with her?
Onu hemen hemen hiç tanımıyordu.She barely knew him.
Tom insanların onu tanımayacağını umarak, sakalını kesti ve saçını sarıya boyadı.Tom shaved off his beard and dyed his hair blonde, hoping people wouldn't recognize him.
Onu tanımıyormuş gibi davrandım.I acted like I didn't know her.
Onu tanımıyor gibi yaptım.I acted like I didn't know him.
O beni tanımıyor gibi davrandı.He acted like he didn't know me.
Beni tanımıyormuş gibi davrandı.She acted like she didn't know me.
Senin kadar ikiyüzlü birini hiç tanımadım.I've never known anyone as hypocritical as you.
Onu tanımla.Describe him.