tanıklar ile cümle
tanıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.求 你 不 要 把 我 交給 敵人 、 遂其所願 . 因 為 妄作 見證 的 、 和 口 吐兇 言 的 、 起來 攻 擊我
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››A my jsme svědkové toho všeho, což mluvíme, ano i Duch svatý, kteréhož dal Bůh těm, jenž jsou poslušni jeho.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››A my sme jeho svedkami v tých veciach i Svätý Duch, ktorého dal Bôh tým, ktorí ho poslúchajú.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››E di questi fatti siamo testimoni noi e lo Spirito Santo, che Dio ha dato a coloro che si sottomettono a lui»
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››E nós somos testemunhas destas coisas, e bem assim o Espírito Santo, que Deus deu �queles que lhe obedecem.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››In mi smo mu priče teh reči in tudi sveti Duh, katerega je Bog dal tem, ki so pokorni njemu.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››우리는 이 일에 증인이요 하나님이 자기를 순종하는 사람들에게 주신 성령도 그러하니라 하더라
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Noi sîntem martori ai acestor lucruri, ca şi Duhul Sfînt, pe care L -a dat Dumnezeu celor ce ascultă de El.``
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Nosotros somos testigos de estas cosas, y también el Espíritu Santo que Dios ha dado a los que le obedecen
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Nous sommes témoins de ces choses, de même que le Saint Esprit, que Dieu a donné à ceux qui lui obéissent.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Og vi ere hans Vidner om disse Ting, ligesom også den Helligånd, som Gud har givet dem, der adlyde ham."
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Og vi er hans vidner om disse ting, og likeså den Hellige Ånd, som Gud gav dem som lyder ham.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››А те, като чуха това, късаха се от яд, и възнамеряваха да ги убият.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››І сьвідки Його в словах сих ми й Дух сьвятий, котрого дав Бог тим,, хто корить ся Йому.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Свидетели Ему в сем мы и Дух Святый, Которого Бог дал повинующимся Ему.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››ואנחנו עדיו על אלה וגם רוח הקדש אשר נתן אותו האלהים לשמעים בקולו׃
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››ونحن شهود له بهذه الامور والروح القدس ايضا الذي اعطاه الله للذين يطيعونه
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››我 們 為 這 事 作 見 證 . 神 賜 給 順 從 之 人 的 聖 靈 、 也 為 這 事 作 見 證
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››我 們為這 事 作 見證 . 神賜給順從 之 人 的 聖靈 、 也為這 事 作 見證
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Așa că vor să vadă martorul "pe viu".
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Därför vill de se vittnen personligen.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Deshalb wollen Sie anwesende Zeugen.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Dus willen ze getuigen in levende lijve zien.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Ecco perché li vogliono vedere dal vivo.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Et donc ils veulent voir les témoins en direct.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.그래서 그들은 실제 증인들을 보기 원하죠.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Nên họ muốn được nhìn trực tiếp nhân chứng.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Por eso quieren ver el testimonio vivo.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Por isso querem ver as testemunhas em pessoa.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Proto chtějí vidět svědky naživo.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Więc chcą przesłuchiwać świadków na żywo.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Именно поэтому они хотят личного присутствия свидетелей.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.И така, те искат да видят жив човек за свидетел.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Тому вони хочуть бачити свідків вживу.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.ולכן הם רוצים לראות עדות חיה.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.ولذا يريدون مشاهدة الشاهد امامهم.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.人はコンマ一秒の間に人の顔を見て
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Här borde sätta sig själv på posten innan vittnen som säger att han verkligen är en hertig. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Hier sollte sich aktenkundig zu machen, bevor Zeugen, wonach er wirklich ein Herzog. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Itt kellene tenni magát rekord előtt tanúk, mint arról, hogy az valóban egy herceg. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "여기 전에 기록에 자신을 넣어 야지 이 사람이 정말 듀크한다는로 증인. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Tu by mal dať seba v zázname pred svedkov o tom, že on naozaj je vojvoda. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Zde by měl dát sebe v záznamu před svědků o tom, že on opravdu je vévoda. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Здесь должны поставить себя на записи до свидетелей, заявив, что он на самом деле герцог ".
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "يجب هنا أن يضع نفسه في سجل قبل شهود عيان قوله انه حقا الدوق ".
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "彼は本当に公爵であることを示すas証人。" "あなたは先生、どういう意味ですか?"少年は紫色の取得、叫んだ。
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Am pus o mașină să treacă pe stradă identic cum au descris adolescenții.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Beszerveztünk egy autót, egy ugyanolyat, amilyen a fiatalok leírásában szerepelt.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Chúng tôi cho một chiếc xe hơi chạy ngang qua, chiếc xe tương đồng với chiếc được bọn trẻ diễn tả
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Facemmo avvicinare un'auto, la stessa identica auto descritta dai ragazzi, ok?
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Fizemos vir um carro, um carro idêntico ao descrito pelos adolescentes, certo?
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.그리고는 자동차가 지나가도록 했죠. 아이들이 묘사한 것과 똑같은 차종이었습니다.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Nechali jsme kolem projet auto, to stejné auto, jaké bylo popsáno těmi mladíky, ano?
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Nous avons fait passer une voiture, identique à celle décrite par les adolescents.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Pusimos un auto que pasó por allí, el mismo vehículo al descrito por los adolescentes, ¿no?
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Vi körde förbi med en bil, identisk med den bil som beskrevs av tonåringarna.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Zorganizowaliśmy przejeżdżający samochód, identyczny z opisanym przez świadków.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Είχαμε ένα αυτοκίνητο που περνούσε, ακριβώς ίδιο με το αυτοκίνητο που περιέγραψαν οι έφηβοι.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Мимо проезжал автомобиль — точно такой же, как описали подростки.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.שלחנו מכונית שתחלוף לידו, אותו רכב שתיארו הנערים,
İlgili Sayfalar