tanıklık ile cümle
tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve Hindistan, yüzyıllardır süregelen bu acımasız barbarca harekete daha fazla tanıklık etmeyecek.ولن تشهد الهند بعد الآن هذه الممارسة الوحشية البربرية التي كانت هنا منذ قرون.
Ve Hindistan, yüzyıllardır süregelen bu acımasız barbarca harekete daha fazla tanıklık etmeyecek.非情な慣習がなくなるのです 人々も胸を張り暮らせます
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız."Älä levitä valheellista huhua, äläkä anna apuasi syylliselle rupeamalla vääräksi todistajaksi.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Du sollst falscher Anklage nicht glauben, daß du einem Gottlosen Beistand tust und ein falscher Zeuge seist.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız."Jangan menyebarkan kabar bohong, dan jangan menolong orang yang jahat yang memberi kesaksian yang tidak benar
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.너는 허망한 풍설을 전파하지 말며 악인과 연합하여 무함하는 증인이 되지 말며
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Não levantarás falso boato, e não pactuarás com o ímpio, para seres testemunha injusta.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Nebudeš vynášeti pověsti lživé. Neklaď s bezbožným ruky své, abys měl býti s ním svědek nepravý.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Neprijmeš falošnej zvesti! Nepoložíš svojej ruky k spoločnej veci s bezbožným, aby si bol svedkom ukrutnosti.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Ne raznašaj lažnivega govorjenja; ne podajaj roke svoje krivičniku, da bodeš priča za nepravičnost.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Ngươi chớ đồn huyễn ; chớ hùa cùng kẻ hung_ác đặng làm_chứng dối .
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Ngươi chớ đồn huyễn; chớ hùa cùng kẻ hung ác đặng làm chứng dối.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Nie przyjmuj powieści kłamliwej; nie miej spółki z niepobożnym, abyś miał być świadkiem fałszywym.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Non spargerai false dicerie; non presterai mano al colpevole per essere testimone in favore di un'ingiustizia
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız."No suscitarás rumores falsos, ni te pondrás de acuerdo con el impío para ser testigo perverso
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Tu ne répandras point de faux bruit. Tu ne te joindras point au méchant pour faire un faux témoignage.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.zug hírt ne hordj; ne fogj kezet a gonoszszal, hogy hamis tanú [ne] légy.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Δεν θελεις διαδωσει ψευδη φημην δεν θελεις συμφωνησει μετα του αδικου δια να γεινης ψευδομαρτυς.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Да не разнасяш лъжлив слух. Да не съдействуваш* с неправедния и да не свидетелствуваш в полза на неправдата.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Не внимай пустому слуху, не давай руки твоей нечестивому, чтоббыть свидетелем неправды.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.לא תשא שמע שוא אל תשת ידך עם רשע להית עד חמס׃
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.لا تقبل خبرا كاذبا. ولا تضع يدك مع المنافق لتكون شاهد ظلم.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.不 可 隨 夥 佈 散 謠 言 、 不 可 與 惡 人 連 手 妄 作 見 證
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.不可隨夥佈 散 謠言 、 不 可 與惡 人 連手 妄作 見證
Yargıçlar sorunu iyice araştıracaklar. Eğer tanığın kardeşine karşı yalancı tanıklık yaptığı ortaya çıkarsa,Các quan án phải tra xét kỹ càng, nếu thấy người chứng nầy là chứng dối, đã thưa gian cho anh em mình,
Yargıçlar sorunu iyice araştıracaklar. Eğer tanığın kardeşine karşı yalancı tanıklık yaptığı ortaya çıkarsa,Các quan án phải tra_xét kỹ_càng , nếu thấy người chứng nầy là chứng dối , đã thưa gian cho anh_em mình ,
Yargıçlar sorunu iyice araştıracaklar. Eğer tanığın kardeşine karşı yalancı tanıklık yaptığı ortaya çıkarsa,재판장은 자세히 사실하여 그 증인이 위증인이라 그 형제를 거짓으로 무함한 것이 판명되거든
Yargıçlar sorunu iyice araştıracaklar. Eğer tanığın kardeşine karşı yalancı tanıklık yaptığı ortaya çıkarsa,og dommerne skal nøie granske saken; er da vidnet et falskt vidne, har han vidnet falsk mot sin bror,
Yargıçlar sorunu iyice araştıracaklar. Eğer tanığın kardeşine karşı yalancı tanıklık yaptığı ortaya çıkarsa,Zij moeten zorgvuldig worden ondervraagd en als blijkt dat de getuige liegt,
Yargıçlar sorunu iyice araştıracaklar. Eğer tanığın kardeşine karşı yalancı tanıklık yaptığı ortaya çıkarsa,судьи должны хорошо исследовать, и если свидетель тот свидетельложный, ложно донес на брата своего,
Yargıçlar sorunu iyice araştıracaklar. Eğer tanığın kardeşine karşı yalancı tanıklık yaptığı ortaya çıkarsa,ודרשו השפטים היטב והנה עד שקר העד שקר ענה באחיו׃
Yargıçlar sorunu iyice araştıracaklar. Eğer tanığın kardeşine karşı yalancı tanıklık yaptığı ortaya çıkarsa,فان فحص القضاة جيدا واذا الشاهد شاهد كاذب قد شهد بالكذب على اخيه
Yargıçlar sorunu iyice araştıracaklar. Eğer tanığın kardeşine karşı yalancı tanıklık yaptığı ortaya çıkarsa,審 判 官 要 細 細 的 查 究 、 若 見 證 人 果 然 是 作 假 見 證 的 、 以 假 見 證 陷 害 弟 兄
Yargıçlar sorunu iyice araştıracaklar. Eğer tanığın kardeşine karşı yalancı tanıklık yaptığı ortaya çıkarsa,審 判官 要 細細 的 查究 、 若見證 人 果然 是 作假 見證 的 、 以 假見證 陷害 弟兄
Yerel tanıklıklar sokaklarda boğazları kesilmiş çok sayıda ceset bulunduğundan bahsediyor.Des témoignages sur place évoquent des rues jonchées de vingtaines de cadavres égorgés.
Yerel tanıklıklar sokaklarda boğazları kesilmiş çok sayıda ceset bulunduğundan bahsediyor.Testimonios locales mencionan la presencia de decenas de cadáveres degollados en las calles.
Yerel tanıklıklar sokaklarda boğazları kesilmiş çok sayıda ceset bulunduğundan bahsediyor.تذكر العديد من الشهادات المحلية عن عشرات الجثث المذبوحة من العنق في الشوارع.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.A ki bizonyságot tett az Isten beszédérõl és Jézus Krisztus bizonyságtételérõl, mindenrõl, a mit látott.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.care a mărturisit despre Cuvîntul lui Dumnezeu şi despre mărturia lui Isus Hristos, şi a spus tot ce a văzut.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.der bezeugt hat das Wort Gottes und das Zeugnis von Jesu Christo, was er gesehen hat.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.Johannes heeft opgeschreven wat hij van God gehoord heeft en wat Jezus Christus hem heeft bekendgemaakt.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.joka tässä todistaa Jumalan sanan ja Jeesuksen Kristuksen todistuksen, kaiken sen, minkä hän on nähnyt.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.ki je izpričal besedo Božjo in pričevanje Jezusa Kristusa, karkoli je videl.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.요한은 하나님의 말씀과 예수 그리스도의 증거 곧 자기의 본것을 다 증거하였느니라
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.Kterýž osvědčil slovo Boží a svědectví Jezukristovo, a cožkoli viděl.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.ktorý svedčil slovo Božie a svedoctvo Ježiša Krista a všetko, čo videl.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.Który świadectwo wydał słowu Bożemu i świadectwu Jezusa Chrystusa, i cokolwiek widział.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.là kẻ đã rao truyền lời Ðức Chúa Trời và chứng cớ của Ðức Chúa Jêsus Christ, về mọi điều mình đã thấy.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.là kẻ đã rao truyền lời Ðức_Chúa_Trời và chứng_cớ của Ðức_Chúa_Jêsus_Christ , về mọi điều mình đã thấy .
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.lequel a attesté la parole de Dieu et le témoignage de Jésus Christ, tout ce qu`il a vu.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.o qual testificou da palavra de Deus, e do testemunho de Jesus Cristo, de tudo quanto viu.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.Questi attesta la parola di Dio e la testimonianza di Gesù Cristo, riferendo ciò che ha visto
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.quien ha dado testimonio de la palabra de Dios y del testimonio de Jesucristo, de todo lo que ha visto
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.som har vidnet om Guds ord og Jesu Kristi vidnesbyrd, alt det han så.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.som har vidnet om Guds Ord og Jesu Kristi Vidnesbyrd: Alt, hvad han har set.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.som här vittnar och frambär Guds ord och Jesu Kristi vittnesbörd, allt vad han själv har sett.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.οστις εμαρτυρησε τον λογον του Θεου και την μαρτυριαν του Ιησου Χριστου και οσα ειδε.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.который свидетельствовал слово Божие и свидетельство Иисуса Христа и что он видел.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.котрий засьвідкував про слово Боже, і сьвідченнє Ісуса Христа, і що видів.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.אשר העיד דבר האלהים ועדות ישוע המשיח ואת כל אשר ראה׃