tanık ile cümle

tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Albowiem mu będziesz świadkiem u wszystkich ludzi tego, coś widział i słyszał.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.căci Îi vei fi martur, faţă de toţi oamenii, pentru lucrurile, pe cari le-ai văzut şi auzit.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.car tu lui serviras de témoin, auprès de tous les hommes, des choses que tu as vues et entendues.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.denn du wirst Zeuge zu allen Menschen sein von dem, das du gesehen und gehört hast.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Engkau akan menjadi saksi untuk mengabarkan kepada semua orang apa yang engkau sudah lihat dan dengar
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.for du skal være ham et vidne for alle mennesker om det du har sett og hørt.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.kajti priča mu boš pri vseh ljudeh o tem, kar si videl in slišal.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.네가 그를 위하여 모든 사람 앞에서 너의 보고 들은 것에 증인이 되리라
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.lebo mu budeš svedkom všetkým ľuďom toho, čo si videl a počul.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Mert leszel néki tanúbizonysága minden embernél azok felõl, a miket láttál és hallottál.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Nebo svědkem jemu budeš u všech lidí těch věcí, kteréž jsi viděl a slyšel.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.perché gli sarai testimone davanti a tutti gli uomini delle cose che hai visto e udito
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Porque hás de ser sua testemunha para com todos os homens do que tens visto e ouvido.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Porque serás testigo suyo ante todos los hombres de lo que has visto y oído
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.sillä sinä olet oleva hänen todistajansa kaikkien ihmisten edessä, sen todistaja, mitä olet nähnyt ja kuullut.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Thi du skal være ham et Vidne for alle Mennesker om de Ting, som du har set og hørt.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Ty du skall vara hans vittne inför alla människor och vittna om vad du har sett och hört.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Vì anh sẽ làm chứng cho Ngài trước mặt mọi người, về những việc anh đã thấy và nghe.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Vì anh sẽ làm_chứng cho Ngài trước mặt mọi người , về những việc anh đã thấy và nghe .
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Want u zult Zijn getuige zijn en alle mensen vertellen wat u hebt gezien en gehoord.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.διοτι θελεις εισθαι μαρτυς περι αυτου προς παντας τους ανθρωπους των οσα ειδες και ηκουσας.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.Бо будеш сьвідком Йому перед усіма людьми у тому, що ти бачив і чув єси.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.И като се върнах в Ерусалим, когато се молех в храма, дойдох в изстъпление,
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.потому что ты будешь Ему свидетелем пред всеми людьми о том, что ты видел и слышал.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.כי היו תהיה לו לעד אל כל בני האדם על כל אשר ראית ושמעת׃
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.‎لانك ستكون له شاهدا لجميع الناس بما رايت وسمعت‎.
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.因 為 你 要 將 所 看 見 的 、 所 聽 見 的 、 對 著 萬 人 為 他 作 見 證
‹Görüp işittiklerini bütün insanlara duyurarak Onun tanıklığını yapacaksın.因為 你 要 將所 看見 的 、 所聽見 的 、 對著萬 人為 他 作見證
Gözleriniz tanık olacak... bu güzel akşama en cesur yüreğimizeJe ogen getuige zijn van... deze mooie avond. Onze dapperste ziel
Gözleriniz tanık olacak... bu güzel akşama en cesur yüreğimizeVos yeux vont etre temoins.. en cette belle soiree
Güney Kafkasya'da ve Afrika'da tanık olduk.흔히 군사적 해결책이라 불리는 유사한 것들을 봐왔습니다.
Güney Kafkasya'da ve Afrika'da tanık olduk.בארצות הבלקן, בדרום הקווקז, וברוב חלקיה של אפריקה.
Güney Kafkasya'da ve Afrika'da tanık olduk.في جنوب القوقاز في البلقان وفي انحاء متعددة من افريقيا
Güney Kafkasya'da ve Afrika'da tanık olduk.そしてアフリカ各地でも見られます これらの例では一旦
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.A hûséges tanú nem hazud; a hamis tanú pedig hazugságot bocsát szájából.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.A testemunha verdadeira não mentirá; a testemunha falsa, porém, se desboca em mentiras.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Een eerlijke getuige zal niet liegen, maar een vals getuige is een bron van leugens.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Ein treuer Zeuge lügt nicht; aber ein Falscher Zeuge redet frech Lügen.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.El testigo veraz no miente, pero el testigo falso respira mentiras
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Ett sannfärdigt vittne ljuger icke, men ett falskt vittne främjar lögn.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Il testimone vero non mentisce, quello falso spira menzogne
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.신실한 증인은 거짓말을 아니하여도 거짓 증인은 거짓말을 뱉느니라
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Người chứng trung thành không hề nói dối; Còn kẻ làm chứng gian buông lời dối trá.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Người chứng trung_thành không hề nói_dối ; Còn kẻ làm_chứng gian buông lời dối_trá .
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Priča zvesta ne laže, kriva priča pa govori laži.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Saksi yang jujur selalu mengatakan yang sesungguhnya, saksi yang tak dapat dipercaya selalu berdusta
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Sanddru Vidne lyver ikke, det falske Vidne farer med Løgn.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Svědek věrný neklamá, ale svědek falešný mluví lež.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Świadek prawdziwy nie kłamie; ale świadek fałszywy mówi kłamstwo.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Trofast vidne lyver ikke, men den som taler løgn, er et falskt vidne.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Un martor credincios nu minte, dar un martor mincinos spune minciuni.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Un témoin fidèle ne ment pas, Mais un faux témoin dit des mensonges.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Uskollinen todistaja ei valhettele, mutta väärä todistaja puhuu valheita.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Verný svedok neklame; ale falošný svedok hovorí všelijakú lož.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Ο αληθης μαρτυς δεν θελει ψευδεσθαι ο δε ψευδης μαρτυς εκχεει ψευδη.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Верният свидетел няма да лъже, А лъжливият свидетел издиша лъжи.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.Верный свидетель не лжет, а свидетель ложный наговорит много лжи.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.עד אמונים לא יכזב ויפיח כזבים עד שקר׃
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.الشاهد الامين لن يكذب والشاهد الزور يتفوه بالاكاذيب.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.誠 實 見 證 人 、 不 說 謊 話 . 假 見 證 人 、 吐 出 謊 言
İlgili Sayfalar