tanık ile cümle
tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Pusimos un auto que pasó por allí, el mismo vehículo al descrito por los adolescentes, ¿no?
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Vi körde förbi med en bil, identisk med den bil som beskrevs av tonåringarna.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Zorganizowaliśmy przejeżdżający samochód, identyczny z opisanym przez świadków.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Είχαμε ένα αυτοκίνητο που περνούσε, ακριβώς ίδιο με το αυτοκίνητο που περιέγραψαν οι έφηβοι.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.Мимо проезжал автомобиль — точно такой же, как описали подростки.
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.שלחנו מכונית שתחלוף לידו, אותו רכב שתיארו הנערים,
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.جلعنا سياره تمر من جانبنا سيارة مطابقة لتلك التي وصفها المراهقين، حسنا؟
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.そして少年たちが証言したとおりの車を走らせました 運転席と助手席に人が乗っており
Gerçekten tanık oldun mu?Biztos benne?
Gerçekten tanık oldun mu?Είδες καλά;
Gerçekten tanık oldun mu?هل انت واثقة؟
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Căci vă mărturisesc că are o mare rîvnă pentru voi, pentru cei din Laodicea şi pentru cei din Ierapole.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.for jeg gir ham det vidnesbyrd at han har meget strev for eder og dem i Laodikea og dem i Hierapolis.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Gli rendo testimonianza che si impegna a fondo per voi, come per quelli di Laodicèa e di Geràpoli
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Ich gebe ihm Zeugnis, daß er großen Fleiß hat um euch und um die zu Laodizea und zu Hierapolis.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.그가 너희와 라오디게아에 있는 자들과 히에라볼리에 있는 자들을 위하여 많이 수고하는 것을 내가 증거하노라
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Porque doy testimonio de él, de que tiene gran celo por vosotros, por los de Laodicea y por los de Hierápolis
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Pričam mu namreč, da ima mnogo truda za vas in zanje, ki so v Laodiceji, in zanje, ki so v Hierapolu.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Thi jeg giver ham det Vidnesbyrd, at han har megen Møje for eder og dem i Laodikea og dem i Hierapolis,
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.διοτι μαρτυρω περι αυτου οτι εχει ζηλον πολυν δια σας και τους εν Λαοδικεια και τους εν Ιεραπολει.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Свидетельствую о нем, что он имеет великую ревность и заботу о вас и о находящихся в Лаодикии и Иераполе.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Сьвідкую бо за нього, що мав велику ревність про вас і про Лаодичан і Єрополян.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.כי מעיד אני עליו כי קנאה גדולה הוא מקנא לכם ולאנשי לודקיא ולאנשי הירפוליס׃
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.فاني اشهد فيه ان له غيرة كثيرة لاجلكم ولاجل الذين في لاودكية والذين في هيرابوليس.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.他 為 你 們 和 老 底 嘉 並 希 拉 波 立 的 弟 兄 、 多 多 的 勞 苦 . 這 是 我 可 以 給 他 作 見 證 的
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.他 為 你 們和 老底 嘉並 希拉 波立 的 弟兄 、 多多 的 勞苦 . 這是 我 可以 給 他 作 見證 的
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.Chúng đặt ra những kẻ chứng dối , nói rằng : người nầy hằng nói những lời phạm đến_nơi thánh và luật_pháp .
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.Chúng đặt ra những kẻ chứng dối, nói rằng: người nầy hằng nói những lời phạm đến nơi thánh và luật pháp.
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.거짓 증인들을 세우니 가로되 이 사람이 이 거룩한 곳과 율법을 거스려 말하기를 마지 아니하는도다
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.ויעמידו עדי שקר אשר אמרו האיש הזה איננו חדל מהטיח דברים נגד מקום הקדש הזה ונגד התורה׃
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.واقاموا شهودا كذبة يقولون هذا الرجل لا يفتر عن ان يتكلم كلاما تجديفا ضد هذا الموضع المقدس والناموس.
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.設 下 假 見 證 說 、 這 個 人 說 話 、 不 住 的 蹧 踐 聖 所 和 律 法
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.設下 假見證說 、 這個 人 說話 、 不 住 的 蹧踐聖 所 和 律法
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Akkor mondának Gileád vénei Jeftének: Az Úr a tanúnk, ha a te beszéded szerint nem cselekeszünk!
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Bătrînii Galaadului au zis lui Iefta: ,,Domnul să ne audă, şi să judece, dacă nu vom face ce spui.``
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Gileadski starejšine reko Jeftu: GOSPOD bodi med nami priča! Resnično storimo tako, kakor si govoril.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Gli anziani di Gàlaad dissero a Iefte: «Il Signore sia testimone tra di noi, se non faremo come hai detto»
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.I řekli starší Galádští k Jefte: Hospodin bude svědkem mezi námi, jestliže neučiníme vedlé slova tvého.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.길르앗 장로들이 입다에게 이르되 여호와는 우리 사이의 증인이시니 당신의 말대로 우리가 반드시 행하리이다
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Mereka menjawab, "Kami setuju. Tuhanlah saksinya.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler."Wij zweren het u bij de HERE", antwoordden zij. "U zult onze leider worden."
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Старейшины Галаадские сказали Иеффаю: Господь да будет свидетелеммежду нами, что мы сделаем по слову твоему!
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.ויאמרו זקני גלעד אל יפתח יהוה יהיה שמע בינותינו אם לא כדברך כן נעשה׃
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.فقال شيوخ جلعاد ليفتاح الرب يكون سامعا بيننا ان كنا لا نفعل هكذا حسب كلامك.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.基 列 的 長 老 回 答 耶 弗 他 說 、 有 耶 和 華 在 你 我 中 間 作 見 證 、 我 們 必 定 照 你 的 話 行
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.基列 的 長老 回答 耶弗 他說 、 有 耶和華 在 你 我 中 間作 見證 、 我 們 必定 照 你 的 話行
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Am depus mărturie în secret.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Et j'ai témoigné à cette enquête dans le plus grand secret.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Ik moest in het geheim getuigen in dat onderzoek.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Io ho testimoniato in forma segreta.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.저는 비밀리에 조사에 착수했습니다.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Svědčil jsem v tomto tajném vyšetřování.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Titokban tanúvallomást tettem a vizsgálat során.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Und ich sagte in dieser Untersuchung als geheimer Zeuge aus.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Và tôi đã bí mật làm chứng cho cuộc điều tra đó.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Y yo testifiqué en secreto para esa investigación.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Zeznawałem przed komisją śledczą w tajemnicy.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.Έδωσα κρυφά κατάθεση για την έρευνα αυτή.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.И аз тайно дадох показания в това разследване.
Gizlilik içindeki bu soruşturmaya tanıklık ettim.І я таємно брав участь у цій справі.
İlgili Sayfalar