tanık ile cümle
tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.A tak świadczycie sami przeciwko sobie, że jesteście synowie tych, którzy proroki pozabijali.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ấy đó , các ngươi tự làm_chứng cho mình rằng thật_là con_cháu những người giết các đấng tiên_tri .
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ấy đó, các ngươi tự làm chứng cho mình rằng thật là con cháu những người giết các đấng tiên tri.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.e così testimoniate, contro voi stessi, di essere figli degli uccisori dei profeti
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Így hát magatok ellen tesztek bizonyságot, hogy fiai vagytok azoknak, a kik megölték a prófétákat.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Jadi kalian mengaku sendiri bahwa kalianlah keturunan orang-orang yang membunuh nabi-nabi
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.그러면 너희가 선지자를 죽인 자의 자손 됨을 스스로 증거함이로다
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Prin aceasta mărturisiţi despre voi înşivă că sînteţi fiii celor ce au omorît pe prooroci.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Protož osvědčujete sami proti sobě, že jste synové těch, kteříž proroky zmordovali.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Så gir I da eder selv det vidnesbyrd at I er deres barn som slo profetene ihjel;
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Så vittnen I då om eder själva, att I ären barn av dem som dräpte profeterna.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.So gebt ihr über euch selbst Zeugnis, daß ihr Kinder seid derer, die die Propheten getötet haben.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Tako pričate sami zoper sebe, da ste sinovi teh, ki so morili proroke.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Täyttäkää siis te isäinne mitta.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.U erkent dus dat u zonen bent van hen, die de profeten hebben vermoord.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Vous témoignez ainsi contre vous-mêmes que vous êtes les fils de ceux qui ont tué les prophètes.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ωστε μαρτυρειτε εις εαυτους οτι εισθε υιοι των φονευσαντων τους προφητας.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Сим же сьвідкуєте самі на себе, що ви сини тих, що вбивали пророків.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Така щото свидетелствувате против себе си, че сте синове на ония, които избиха пророците.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.таким образом вы сами против себя свидетельствуете, что вы сыновья тех, которые избили пророков;
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.ובכן תעידו על נפשכם כי בנים אתם לרוצחי הנביאים׃
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.فانتم تشهدون على انفسكم انكم ابناء قتلة الانبياء.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.這 就 是 你 們 自 己 證 明 、 是 殺 害 先 知 者 的 子 孫 了
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.這 就 是 你 們 自己 證明 、 是 殺害 先 知者 的 子孫了
Bu adam, Saleh, Hamid'in ölümüne tanık oldu.Cet homme, Saleh, a été témoin de la mort de Hamid.
Bu adam, Saleh, Hamid'in ölümüne tanık oldu.Denne man, Saleh, blev vittne till Hamids död.
Bu adam, Saleh, Hamid'in ölümüne tanık oldu.Deze man, Saleh, was getuige van de dood van Hamid.
Bu adam, Saleh, Hamid'in ölümüne tanık oldu.Dieser Mann namens Saleh beobachte Hamids Tod.
Bu adam, Saleh, Hamid'in ölümüne tanık oldu.Orang ini, Saleh, menyaksikan kematian Hamid.
Bu adam, Saleh, Hamid'in ölümüne tanık oldu.Quest'uomo, Saleh, ha visto Hamid morire.
Bu adam, Saleh, Hamid'in ölümüne tanık oldu.Ta človek, Saleh, je priča Hamidovi smrt.
Bu adam, Saleh, Hamid'in ölümüne tanık oldu.Ten człowiek, Saleh, był świadkiem śmierci Hamida.
Bu adam, Saleh, Hamid'in ölümüne tanık oldu.هذا الرجل صالح، كان شاهدًا على موت حميد.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Dopo abbiamo una serie di dei e dee in opposizione a loro.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.In het midden wordt Athene geboren, uit het hoofd van haar vader Zeus.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Mai apoi avem o serie de zei si zeite reactionand la acest eveniment.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Pak je tu skupina bohů a bohyň, kteří na to reagují.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Μετά έχουμε μια σειρά θεών και θεαινών όπου αντιδρούν σε αυτό.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Далі маємо численних богів і богинь, що на це реагують.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Затем мы видим реакцию богов и богинь на это событие.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.生まれていきました この3つの彫刻は、東のペディメントの
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.Au procès, dans la chambre basse, ils ont fait venir des grands du golf pour témoigner sur cette question.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.Dalam kasus ini, di pengadilan rendah, mereka membawa pemain golf hebat untuk bersaksi tentang masalah ini.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.Ebben az esetben, az alsóbb szintű bíróságon, behívtak nagyszerű golfozókat, hogy tanúskodjanak erről.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.En el caso, en el juzgado de primera instancia, trajeron a grandes golfistas para testificar en este punto.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.In de zaak, bij de lagere rechter, werden golfgrootheden uitgenodigd om hierover te getuigen.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.I sagen i den lavere ret tog de store golfspillere ind for at vidne om dette spørgsmål.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.이 재판에서 하급 법원은 유명 골프 선수를 데려와서 바로 이 문제를 확인하도록 했습니다.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.No processo, no tribunal de 1ª instância levaram especialistas de golfe para depor sobre esta mesma questão.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.Sąd niższej instancji wezwał najlepszych golfistów do złożenia zeznań.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.Trong vụ kiện này, tại tòa án cấp dưới, họ cho gọi những chuyên gia về golf để kiểm chứng chính vấn đề này.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.V tomto případu u nižší instance předvolali svědčit golfové hvězdy.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.В случая, в по-низшия съд довели голф величия, за да свидетелстват по същия този въпрос.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.בבדיקת המקרה בבית המשפט הנמוך, הם הביאו אושיות של עולם הגולף, כדי להעיד על העניין הזה ממש.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.في القضية، في المحكمة الإبتدائية، لقد جلبوا عظماء لعبة الغولف للإدلاء بشهادتهم في هذه القضية.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.著名なゴルファーが 証言のために呼ばれた コースを歩くことはゴルフの本質なのだろうか?
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Anche nei paesi ricchi ormai è normale veder aumentare le diseguaglianze.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Bahkan di negara kaya, kesenjangan yang semakin lebar adalah hal yang biasa.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Chiar şi în ţări bogate este acum normal să vezi lipsa de egalitate de şanse crescând.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Incluso en los países ricos, es común ver cómo crece la desigualdad.
İlgili Sayfalar