tanık ile cümle
tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.Вельми бо зрадів я, коли прийшли брати, і сьвідкували про твою правду, яко ж ти в правдї ходиш.
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.Ибо я весьма обрадовался, когда пришли братия и засвидетельствовали о твоей верности, как ты ходишь в истине.
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.Имах много да ти пиша, но не ми се ще да ти пиша с мастило и перо;
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.כי שמחתי למאד כאשר באו אחים ויעידו על אמתך אשר מתהלך באמת אתה׃
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.لاني فرحت جدا اذ حضر اخوة وشهدوا بالحق الذي فيك كما انك تسلك بالحق.
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.有 弟 兄 來 證 明 你 心 裡 存 的 真 理 、 正 如 你 按 真 理 而 行 、 我 就 甚 喜 樂
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.有 弟兄 來證 明 你 心裡存 的 真理 、 正如 你 按 真理 而行 、 我 就 甚 喜樂
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Ich bin ein Zeuge und ich will, dass mein Zeugnis ehrlich und unzensiert ist.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Ik ben een getuige en ik wil dat mijn getuigenis eerlijk en ongecensureerd is.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Io sono un testimone, e voglio che la mia testimonianza sia onesta e senza censure.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Jestem świadkiem. Chcę dawać świadectwo uczciwie i bez cenzury.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Je suis un témoin, et je veux que mon témoignage soit honnête et non censuré.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.저는 목격자이며 제 증언이 정직하고 누군가에게 검열받지 않기를 바랍니다.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Sou testemunha e quero que o meu testemunho seja honesto e livre de censura.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Soy un testigo, y quiero que mi testimonio sea honesto y sin censura.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Sunt martor şi vreau ca mărturiile mele să fie oneste şi necenzurate.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Szemtanú vagyok, a vallomásom őszinte és cenzúrázatlan kell, hogy legyen.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Аз съм свидетел и искам моите показания да бъдат искрени и нецензурирани.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Я свидетель этого, и я хочу, чтобы мои показания были честными и откровенными.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.אני עד, ואני רוצה שעדותי תהיה כנה ובלתי-מצנוזרת.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.أنا شاهد، وأريد أن تكون شهادتي صادقة وغير خاضعة للرقابة.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.私はまた、自分が撮影した人たちの経験について
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››A já jsem viděl, a svědectví jsem vydal, že on jest ten Syn Boží.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››A jam widział i świadczył, że ten jest Syn Boży.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››A ja som videl a svedčil, že to je ten Syn Boží.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››E io ho visto e ho reso testimonianza che questi è il Figlio di Dio»
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››És én láttam, és bizonyságot tettem, hogy ez az Isten Fia.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Et j`ai vu, et j`ai rendu témoignage qu`il est le Fils de Dieu.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Eu mesmo vi e já vos dei testemunho de que este é o Filho de Deus.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››In jaz sem ga videl in izpričal, da je ta Sin Božji.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Ja minä olen sen nähnyt ja olen todistanut, että tämä on Jumalan Poika."
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››내가 보고 그가 하나님의 아들이심을 증거하였노라 하니라
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Nu ik dat gezien heb, ben ik ervan overtuigd dat Hij de Zoon van God is."
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Och jag har sett det, och jag har vittnat att denne är Guds Son.»
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Og jeg har set det og har vidnet, at denne er Guds Søn."
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››og jeg har sett det, og jeg har vidnet at han er Guds Sønn.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Saya sudah melihat-Nya sendiri," kata Yohanes, "dan saya memberi kesaksian bahwa Dialah Anak Allah.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Şi eu am văzut lucrul acesta, şi am mărturisit că El este Fiul lui Dumnezeu.``
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Ta đã thấy nên ta làm chứng rằng: Ấy chính Ngài là Con Ðức Chúa Trời.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Ta đã thấy nên ta làm_chứng rằng : Ấy chính Ngài là Con_Ðức_Chúa_Trời .
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Und ich sah es und zeugte, daß dieser ist Gottes Sohn.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Yo le he visto y he dado testimonio de que éste es el Hijo de Dios
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››Και εγω ειδον και εμαρτυρησα, οτι ουτος ειναι ο Υιος του Θεου.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››И я видел и засвидетельствовал, что Сей есть Сын Божий.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››І бачив я, і сьвідкував, що се є Син Божий.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››На следния ден Иоан пак стоеше с двама от учениците си.
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››ואני ראיתי ואעידה כי זה הוא בן האלהים׃
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››وانا قد رأيت وشهدت ان هذا هو ابن الله
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››我 看 見 了 、 就 證 明 這 是 神 的 兒 子
Ben de gördüm ve ‹Tanrının Oğlu budur› diye tanıklık ettim.››我看見 了 、 就 證明 這 是 神 的 兒子
Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.Ano i před vladaře i před krále vedeni budete pro mne, na svědectví jim, i těm národům.
Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.áno i pred vladárov i pred kráľov budete vodení pre mňa, na svedoctvo im aj pohanom.
Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.e sarete condotti davanti ai governatori e ai re per causa mia, per dare testimonianza a loro e ai pagani
Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.És helytartók és királyok elé visznek titeket érettem, bizonyságul õ magoknak és a pogányoknak.
Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.ja teidät viedään maaherrain ja kuningasten eteen minun tähteni, todistukseksi heille ja pakanoille.
Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.또 너희가 나를 인하여 총독들과 임금들 앞에 끌려 가리니 이는 저희와 이방인들에게 증거가 되게 하려 하심이라
Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.og I skal føres frem for landshøvdinger og konger for min skyld, til vidnesbyrd for dem og for hedningene.
Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.Og I skulle føres for Landshøvdinger og Konger for min Skyld, dem og Hedningerne til et Vidnesbyrd.
Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.Popeljejo vas pa tudi pred vladarje in kralje zaradi mene, njim in narodom v pričevanje.
Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.Seréis llevados aun ante gobernadores y reyes por mi causa, para dar testimonio a ellos y a los gentiles
İlgili Sayfalar