tanışmak ile cümle

tanışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
"Ben, eşim, Sayın Wooster tanışmak istiyorum."Аз искам да ви запозная с моя съпруг, г-н Wooster.
"Ben, eşim, Sayın Wooster tanışmak istiyorum."Я хочу, чтобы встретиться с моим мужем, мистер Вустер.
"Ben, eşim, Sayın Wooster tanışmak istiyorum."Я хочу, щоб зустрітися з моїм чоловіком, містер Вустер.
"Ben, eşim, Sayın Wooster tanışmak istiyorum."أنا أريد منك أن يجتمع زوجي ، والسيد وستر.
"Ben, eşim, Sayın Wooster tanışmak istiyorum.ミスターウースターはブルースの、アレキサンダーの友人です。"
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?Avete mai fatto un sogno ad occhi aperti su come sarebbe incontrare Harriet Tubman?
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?Ich weiss nicht ob sie jemals einen Tagtraum hatten z.B. wie es wäre, Harriet Tubman kennen zu lernen?
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?Ik weet niet of je er ooit van droomde om Harriet Tubman te ontmoeten?
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?Je ne sais pas si vous avez jamais rêvé de rencontrer Harriet Tubman? [NdT:
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?기분 좋은 상상을 해본 적 있나요? 이를테면, 노예해방자 헤리엇 투브맨을 보면 어떤기분일까?
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?Nem tudom, hogy álmodoztak-e már olyasmiről, hogy milyen lenne Harriet Tubman-nel találkozni?
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?No sé si alguna vez han soñado despiertos sobre cómo sería conocer a Harriet Tubman.
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?Nu știu dacă ați visat vreodată despre, uau, cum ar fi să o întâlniți pe Harriet Tubman?
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?Tôi không biết bạn đã bao giờ mơ giữa ban ngày rằng, "Chao ôi. Sẽ thế nào nếu tôi có thể gặp Harriet Tubman?
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?Wyobrażaliście sobie kiedyś, jak by to było, porozmawiać z Harriet Tubman?
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?Не знаю, доводилось ли вам мечтать, как бы наяву встретиться с Гарриет Табмэн.
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?Не знаю, чи мріяли ви коли-небудь про зустріч із Гаррієт Табмен (борець проти рабства у США)?
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?אני לא יודע אם אי פעם היה לכם חלום בהקיץ לגבי, וואי, איך זה היה לפגוש את הרייט טובמן?
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?لا أعلم ما إذا كنتم يوما مررتوا بحلم يقظة عن مدى الروعة، كيف سيكون لو أمكنكم أن تلتقوا بهاريت توبمان؟
Bilemiyorum, Harriet Tubman' la tanışmak nasıl olurdu? gibi eğer öyle bir hayal kurdunuz mu?ハリエット・タブマンに会えたとしたら? フレデリック・ダグラスに会えたとしたら?
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""Dalam hal ini saya akan senang untuk membuat kenalan teman-teman Anda."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""Dans ce cas, je serai heureux de faire la connaissance de vos amis."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""Ebben az esetben én szívesen ismerkedett meg az barátaiddal."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""În acest caz, voi fi bucuros să facă cunoştinţă cu prietenii tăi."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""In dat geval zal ik blij zijn om de kennis van je vrienden te maken."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""In diesem Fall werde ich mich freuen, die Bekanntschaft Ihre Freunde zu machen."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""In tal caso sarò felice di fare la conoscenza dei tuoi amici".
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""I så fald vil jeg være glad for at stifte bekendtskab med dine venner."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""I så fall skall jag vara glad att stifta bekantskap med dina vänner."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""그 경우에는 당신의 친구의 친분을 쌓게 된 기꺼이한다."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""Siinä tapauksessa minä on iloinen oppia tuntemaan ystävillesi."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""Trong trường hợp đó tôi sẽ được vui để làm cho người quen của bạn bè của bạn."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır." "Vb onlarla tokalaşıp ve olacak?""V tem primeru bom z veseljem, da bi spoznal svoje prijatelje." ", Boste rokovali z njimi in tako naprej?"
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""V tom prípade budem rád, aby sa zoznámil s vašimi priateľmi."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""V tom případě budu rád, aby se seznámil s vašimi přáteli."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""W takim razie będę zadowolony, aby znajomy znajomych".
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""Σε αυτή την περίπτωση θα είμαι ευτυχής να κάνει τη γνωριμία των φίλων σας."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""В таком случае я буду рад познакомиться с вашими друзьями."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""В този случай аз се радвам да се направи познат на приятелите си."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""У такому випадку я буду радий познайомитися з вашими друзями."
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""وفي هذه الحالة سأكون سعيدا لتقديم المعرفة من أصدقائك".
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""あなたは、など、それらと手を振ってよ?"
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Azután három esztendõ mulva fölmentem Jeruzsálembe, hogy Pétert meglátogassam, és nála maradtam tizenöt napig.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Darnach über drei Jahre kam ich nach Jerusalem, Petrus zu schauen, und blieb fünfzehn Tage bei ihm.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Depois, passados três anos, subi a Jerusalém para visitar a Cefas, e demorei com ele quinze dias.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.După trei ani, m'am suit la Ierusalim să fac cunoştinţă cu Chifa, şi am rămas la el cincisprezece zile.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.In seguito, dopo tre anni andai a Gerusalemme per consultare Cefa, e rimasi presso di lui quindici giorni
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Kế đó, mãn ba năm, tôi lên thành Giê-ru-sa-lem, đặng làm quen với Sê-pha, và tôi ở với người mười lăm ngày;
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.그 후 삼년만에 내가 게바를 심방하려고 예루살렘에 올라가서 저와 함께 십 오일을 유할새
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Luego, después de tres años, subí a Jerusalén para entrevistarme con Pedro y permanecí con él quince días
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Pas drie jaar later ging ik naar Jeruzalem om Petrus te leren kennen en ik logeerde een week of twee bij hem.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Potem čez tri leta sem šel gori v Jeruzalem, da obiščem Petra, in ostal sem pri njem petnajst dni.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Potom po třech letech navrátil jsem se do Jeruzaléma, abych navštívil Petra, a pobyl jsem u něho patnácte dní.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Potom po troch rokoch som odišiel hore do Jeruzalema poznať Kéfaša, Petra, a pobudol som u neho pätnásť dní.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Senere, tre År efter, drog jeg op til Jerusalem for at blive kendt med Kefas og blev hos ham i femten Dage.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Siden, tre år efter, drog jeg op til Jerusalem for å bli kjent med Kefas, og jeg blev femten dager hos ham;
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Потім через три роки пійшов я в Єрусалим, щоб побачитись із Петром, і пробув у нього пятнайцять день.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.Потом, спустя три года, ходил я в Иерусалим видеться с Петром и пробыл у него дней пятнадцать.
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.אחרי כן מקץ שלש שנים עליתי ירושלים לראות את כיפא ואשב עמו חמשה עשר יום׃
Bundan üç yıl sonra Kefasla tanışmak üzere Yeruşalime gittim, on beş gün onun yanında kaldım.ثم بعد ثلاث سنين صعدت الى اورشليم لأتعرّف ببطرس فمكثت عنده خمسة عشر يوما.

İlgili Sayfalar