tanışmak ile cümle
tanışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O benimle tanışmak istedi.He wanted to meet me.
Onlar seninle tanışmak istiyor.They want to meet you.
Tom sizinle tanışmak istiyor.Tom wants to meet you.
Tom Mary ile tanışmak istiyor.Tom wants to meet Mary.
Biri seninle tanışmak istiyor.Someone wants to meet you.
Neden Tom'la tanışmak istiyorsun?Why do you want to meet Tom?
Tom seninle tanışmak istiyor.Tom wants to get to know you.
Sorumlu kişiyle tanışmak istiyorum.I want to speak to the person in charge.
Tom'un kimle tanışmak istediğini tam olarak biliyorum.I know exactly who Tom would like to meet.
Ben Tom'la tanışmak istemiyorum.I don't want to meet Tom.
Tom'la tanışmak istemiyor musun?Don't you want to meet Tom?
Kesinlikle Mary ile tanışmak istiyorum. Onun çok sempatik olduğunu düşünüyorum.I definitely want to get acquainted with Mary. I think she is very likeable.
Bütün yaşamım boyunca benim gibi biriyle tanışmak istedim.All my life I've wanted to meet someone like me.
Tüm hayatım boyunca senin gibi biriyle tanışmak istedim.All my life I've wanted to meet someone like you.
Sen benim çocuklarımla tanışmak zorundasın.You have to meet my children.
Onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet him.
Onunla tanışmak için bekleyemem.I can't wait to meet her.
Yeni insanlarla tanışmaktan korkma.Don't be scared to meet new people.
Sanırım Tom'la tanışmak istiyorsun.I assume you would like to meet Tom.
Her zaman Tom'la tanışmak istedim.I've always wanted to meet Tom.
Tom'un seninle tanışmak istediğini biliyorum.I know Tom wanted to meet you.
Seninle tanışmak güzeldi.It was nice knowing you.
Sizin Tom'la tanışmak isteyebileceğinizi düşündüm.I thought you might like to meet Tom.
Tom'un tanışmak istediği kişi benim.I'm the one Tom wanted to meet.
Gerçekten Tom'la tanışmak istiyorum.I'd really love to meet Tom.
Tom'la tanışmak için can atıyorum.I'm dying to meet Tom.
Tom'la tanışmak benim için oldukça büyük bir deneyimdi.Meeting Tom was quite an experience for me.
Ben onun babasıyla tanışmak istiyorum.I'd like to meet his father.
Onun babasıyla tanışmak istiyorum.I'd like to meet her father.
Tom seninle tanışmak istedi.Tom wanted to meet you.
Tom sizinle tanışmak istedi.Tom wanted to meet you.
Tom benimle tanışmak istedi.Tom wanted to meet me.
Sizinle tanışmak bir ayrıcalık.It's a privilege to meet you.
Sonunda sizinle tanışmak büyük bir onur.It's a great honor to finally meet you.
Ben onunla tanışmak için istekli değilim.I'm not eager to meet him.
En büyük arzum biyolojik babamla tanışmaktı.My greatest desire was to meet my biological father.
Seninle tanışmak harikaydı.It was marvellous to meet you.
Tom seninle tanışmak için endişeliydi.Tom was anxious to meet you.
Ben uzun bir süredir sizinle tanışmak istiyordum.I've wanted to meet you for a long time.
En kısa zamanda Tom'la tanışmak istiyorum.I want to meet Tom as soon as possible.
Tom seninle tanışmak istediğini söylüyor.Tom says he wants to meet you.
Seninle tanışmak istiyorum.I'd love to meet you.
Tom'la tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet Tom.
Mary ile tanışmak istiyorum.I want to meet Mary.
O, insanlarla tanışmak için oraya gider.He goes there to meet people.
Seninle tanışmak için uzun bir zaman bekledik.We've waited a long time to meet you.
Tom'la tanışmak için can atıyoruz.We're dying to meet Tom.
Başka kiminle tanışmak istersin?Who else would you like to meet?
Seninle tanışmak bir zevkti, Tom.It was a pleasure meeting you, Tom.
Seninle orada tanışmak zorunda olacağım.I'll have to meet you there.
Seninle tanışmak bir zevk, Tom.It's a pleasure to meet you, Tom.
Seninle tanışmak güzeldi, Tom.It was nice to meet you, Tom.
Tom'la tanışmak istedin mi?Did you want to meet with Tom?
Tom Mary ile tanışmak istedi.Tom wanted to meet Mary.
Tom sizinle tanışmak için sabırsızlanıyorTom is anxious to meet you.
Tom sizinle tanışmak için buraya geliyor.Tom is coming here to meet you.
Tom üç saat önce seninle tanışmak için çıktı.Tom left to meet you three hours ago.
Tom o ölmeden önce Dalai Lama ile tanışmak istiyor.Tom wants to meet the Dalai Lama before he dies.
Sizinle tanışmak güzeldi.It was good to meet you.
Sonunda Tom'la tanışmak için bir fırsatım olacak gibi görünüyor.It looks like I'll finally get a chance to meet Tom.