Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Just do the essential repairs, please.
Sami bazen tamiratçı olarak çalıştı.Sami worked occasionally as a handyman.
Bisikletimin tamiratı bin yenime mal oldu.The repairs for my bicycle cost me one thousand yen.
Yemek yapmak, tamirat hobileridir.Her hobby is cooking.
Bu tamiratlar sonucu toprak çatı, önce kiremitle örtülmüş; sonra bakırla kaplanmıştır.These rocks are created deep inside the Earth's mantle and then rapidly exhumed to the surface.
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür.You have seen what happened in the day which has passed.
Mervan döneminden sonra yapılan en büyük tamirat olduğu belirtilir.This is the closest challenge Ferguson has faced since being elected.
Bilgisayarların bozulması yüzünden kayıt, tamirat yapılana dek ertelenmek zorunda kaldı.The computers would break down, and recording would have to be delayed until they could be repaired.
Yeniden boyamak, yeni mobilyalar, yeni bir buzdolabı satın almak, tamirat yapmamız gerekti.We had to repaint it, buy new furniture, a new refrigerator, repair things.
Mehmet Bey'in oğlu İbrahim Bey zamanında 1482-1483'de büyük tamiratlar görmüştür.It underwent major repairs in 1482-1483 during the reign of Mehmet Bey's son, İbrahim Bey.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Machen Sie bitte nur die nötigsten Reparaturen!
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür.Sie ist (voller) Heil (und Segen), bis die Morgenröte sichtbar wird (w. aufgeht).
En son 1981–1984 yılları arasında geniş bir tamirattan ve restorasyondan geçmiştir.Von 1981 bis 1984 fand eine umfangreiche Restaurierung statt.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Ne faites que les réparations nécessaires, s'il vous plaît.
Tamirattan sonra nasıl değerlendirileceği belirsizdir.La dureté est évaluée ensuite d'après la hauteur du rebond.
Bazı boyacılar ufak ayakkabı tamiratı işlerini de yaparlar.Il existe encore quelques petites entreprises de la chaussure.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Por favor, haga sólo las reparaciones necesarias.
En son 1981–1984 yılları arasında geniş bir tamirattan ve restorasyondan geçmiştir.Entre 1981 y 1984 se remodeló y amplío el templo.
23 Ocak günü ise tamiratlar bitirildi ve yol açıldı.El 23 de septiembre de ese año, el ataúd fue desenterrado y abierto.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Faccia soltanto le riparazioni indispensabili, per favore.
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür.Finché giunse il giorno in cui visitai centodieci pazienti.
En son 1981–1984 yılları arasında geniş bir tamirattan ve restorasyondan geçmiştir.Tra il 1981 e il 1983 subì un restauro generale.
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür.Теперь он точно знал, что близок тот день, когда он станет одним из них.
Bazı boyacılar ufak ayakkabı tamiratı işlerini de yaparlar.Государству перешёл контроль и над мелкими обувными предприятиями.
İtfaiye binası Olle Qvarnström tarafından tasarlanan yoğun genişletme, onarım ve tamirata maruz kaldı.Пожарное депо пережило большую реконструкцию и расширение под руководством Олле Кванстрёма.
Bu tamiratlar sonucu toprak çatı, önce kiremitle örtülmüş; sonra bakırla kaplanmıştır.Это слепой скоростной поворот, находящийся на вершине холма и выводящий на стартовую прямую.
25 yıldan fazladır restorasyon için kapatılıp, iskele kurulsa da hiçbir tamirat yapılmıyor.Ещё двадцать пять лет башня стояла без ремонта.
23 Ocak günü ise tamiratlar bitirildi ve yol açıldı.و في يوم 23 يناير أنتهت أعمال الصيانة، و أُفتتح مرة أخرى.
Ev tamirat ve yenileme işleri için kapalı durumda iken Brian, aileyi havalı bir otele yerleştirir.Brian coloca toda a família em um belo hotel enquanto a casa está fechada para reparos e renovação.
Yemek yapmak, tamirat hobileridir.Seu hobby é cozinhar.
Bilgisayarların bozulması yüzünden kayıt, tamirat yapılana dek ertelenmek zorunda kaldı.Os computadores poderiam se quebrar, e a gravação teria de ser adiada até que os aparelhos fossem reparados.
Gemi Kiel'e geri döndü ve Ocak 1942sine kadar tamirata maruz kaldı.Het schip keerde terug naar Kiel en onderging reparaties tot januari 1942.
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür.Ook is hierop de troon voor de dag des oordeels te zien.
En son 1981–1984 yılları arasında geniş bir tamirattan ve restorasyondan geçmiştir.In 1980 en 1981 werd een ingrijpende restauratie uitgevoerd.
Daha önceleri de birçok tamirat geçiren cami son olarak 1955-63 yılları arasında restore edilmiştir.Veel van deze elementen zijn bij de restauratie van 1955-1965 weer verwijderd.
25 yıldan fazladır restorasyon için kapatılıp, iskele kurulsa da hiçbir tamirat yapılmıyor.Eksploatowany był ponad miarę przez 50 lat, bez napraw i czyszczenia.
İtfaiye binası Olle Qvarnström tarafından tasarlanan yoğun genişletme, onarım ve tamirata maruz kaldı.Пожежне депо пройшло велику перебудову і розширення, розроблене Оле Кванстремом.
Tamiratın başlamasından önce 500 ton kömürün gemiden indirilmesi gerekti.Щоб розпочати будівництво школи потрібно було 1500 карбованців.
İsabet neredeyse geminin kıç tarafını kopartmıştı ve tamiratı 1942 baharına kadar tamamlanamadı.Zásah torpéda téměř odlomil celou záď lodi a opravy trvaly až do jara 1941.
Bilgisayarların bozulması yüzünden kayıt, tamirat yapılana dek ertelenmek zorunda kaldı.Calculatorul s-a stricat, înregistrările fiind amânate până când acesta s-ar fi putut repara.
İtfaiye binası Olle Qvarnström tarafından tasarlanan yoğun genişletme, onarım ve tamirata maruz kaldı.Paloasemalle tehtiin laaja uudelleenrakentaminen ja laajentaminen, jotka suunnitteli Olle Qvarnström.
Ashe ve kardeşi, tamirat işleri yapan babaları tarafından büyütüldü.Ashe ja hänen poikansa murhataan huumepomon käskystä.
Mervan döneminden sonra yapılan en büyük tamirat olduğu belirtilir.Hondan moottorilla parhain tulos sitten sen paluun jälkeen.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Κάντε παρακαλώ μόνο τις απαραίτητες επιδιορθώσεις!
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür.Hingga suatu hari Baim pun mengetahui hal yang sebenarnya.
İsabet neredeyse geminin kıç tarafını kopartmıştı ve tamiratı 1942 baharına kadar tamamlanamadı.Cú đánh trúng đã phá vỡ hầu hết phần đuôi của con tàu, và việc sửa chữa chỉ hoàn tất vào mùa Xuân năm 1941.
İsabet neredeyse geminin kıç tarafını kopartmıştı ve tamiratı 1942 baharına kadar tamamlanamadı.リュッツォウは艦尾部を破損し、その修理は1941年春まで完了しなかった。
Geçici olarak iki uçağı taşıdı ve bunun için herhangi bir kalıcı değişiklik veya tamirat geçirmedi.舰只临时搭载了两架飞机,并且没有进行任何永久性的改装以支持它们。
25 yıldan fazladır restorasyon için kapatılıp, iskele kurulsa da hiçbir tamirat yapılmıyor.經過25年的方案設計與修訂,始終未能建成。
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür.」濙至京師,日隨朝,凡見東宮所行之善,退即記之。
Ayrıca Mescid-i Aksa Osmanlı döneminde birkaç kez tamirat geçirmiştir.他留日时期,曾多次听孙中山的革命演讲。
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür.점을 보고자 하는 날의 간지를 이용하여 사과(四課)를 작성한다.
1955’teki tamirat ile bugünkü görünümünü almıştır.콜체바야 선은 1954년에는 지금과 같은 모습을 갖추게 되었다.
En son 1981–1984 yılları arasında geniş bir tamirattan ve restorasyondan geçmiştir.אולם בין השנים 1982 ו-1984 החל שיקום נרחב.
Kubbe en son 1888 yılında bir kez daha çöktü ve tamiratı 1903 yılına kadar devam etti.Kupola se srušila još jednom nakon potresa, 1888. godine, i obnova joj je potrajala sve do 1903. godine.
En son 1981–1984 yılları arasında geniş bir tamirattan ve restorasyondan geçmiştir.V rokoch 1981-1984 prešiel obnovou.
Kubbe en son 1888 yılında bir kez daha çöktü ve tamiratı 1903 yılına kadar devam etti.Kupola se je zaradi potresa ponovno porušila leta 1888 in delo na kupoli se je nadaljevalo vsaj do leta 1903.
1955’teki tamirat ile bugünkü görünümünü almıştır.1955. aastal sai vaatetorn oma praeguse väljanägemise.
Ay'dan kalkış yaptı, hem de hiç bir tamirata ihtiyaç duymadan. --달을 이륙했으며 어떤 유지보수 요원도 필요치 않았습니다.
Ay'dan kalkış yaptı, hem de hiç bir tamirata ihtiyaç duymadan. --Απογειώθηκε, δεν χρειάστηκε συντηρητές --