Böylece biraz tamir yapmaya başladık.В общем, мы начали ремонтировать.
Böylece biraz tamir yapmaya başladık.И така започнахме на извършваме някои поправки.
Böylece biraz tamir yapmaya başladık.התחלנו לעשות קצת תיקונים.
Böylece biraz tamir yapmaya başladık.لذلك بدأنا القيام ببعض الإصلاحات.
Böylece biraz tamir yapmaya başladık.ある理学療法士の報告では
BT altyapı şirketi tarafından kurulması çok zor olduğu için tamir edilmesi gereken Vista mı?ビスタはITの基幹企業で採用するには 難し過ぎました 価値は価格とは違うのです
Bu da o tamirci çýrađý deđil. Seni tanýyan, bilen, güvenen... ...bir tek ben varým kýzým..I'm telling you .The decision is yours
Bu halimle acaba biri beni tamir eder mi?En mi estado... me pregunto si alguien me arreglará.
Bu halimle acaba biri beni tamir eder mi?I min tilstand - - tænker jeg på, om nogen kan reparere mig.
Bu halimle acaba biri beni tamir eder mi?I mitt tillstånd... Man undrar om nån kommer att laga mig.
Bu halimle acaba biri beni tamir eder mi?No estado em que estou... ... será que alguém me conserta?
Bu halimle acaba biri beni tamir eder mi?Olen aikamoisessa kunnossa. Korjaako joku minut?
Bu halimle acaba biri beni tamir eder mi?W stanie, w którym się znajduję... Ciekawe, kto mnie naprawi.
Bu halimle acaba biri beni tamir eder mi?Έτσι όπως είμαι, αναρωτιέμαι αν θα με φτιάξει κανείς.
Bu halimle acaba biri beni tamir eder mi?В таком виде, как сейчас... Интересно, сможет ли меня кто-нибудь починить.
Buna hile denir, ama işe yarayabilir. İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.É manipulação, mas pode funcionar. a segundo forma, mais honesta é corrigir o próprio modelo.
Bunlara üye olabiliyorsunuz. Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Ti puoi iscrivere sono istituti d'istruzione dove istruiscono le persone per aggiustare cose a loro volta
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Det finns utbildningsinstitut där de spottar fram folk, för att lösa de här sakerna.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Er zijn trainingsinstituten waar hordes mensen vandaan komen die deze telefoons kunnen repareren.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Es gibt auch Organisationen, wo sie Leuten beibringen, wie man solche Sachen reparieren kann.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Există instituţii specializate care pregătesc astfel de oameni care să se ocupe de astfel de reparaţii.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Há institutos de formação onde estão a formar pessoas para também arranjarem estas coisas.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Hay institutos de formación donde forman a personas para arreglar esas cosas también.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Il existe des instituts de formation où ils forment aussi des gens à réparer ces objets.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Istnieją specjalne instytuty, gdzie zainteresowani zdobywają wiedzę, jak naprawić sprzęt elektroniczny.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.이런 것들을 고치는 방법을 교육 시키는 학원 같은 것도 있습니다.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Van oktatási intézmények, ahol oktatják ezeknek a javítását.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Есть также учебные заведения, где штампуют специалистов для починки этих устройств.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.Това са обучителни институти, откъдето също излизат хора за поправка на тези неща.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.יש מכוני הדרכה בהם מכינים אנשים כאלה גם לתיקון הדברים האלה.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.يوجد هناك مراكز تدريب تقوم بتأهيل الناس على إصلاح هذه الأشياء أيضًا.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.大勢送り出している訓練機関があります この事例が気に入っているのは
Bunlar, sinir hücreleri ve hasarı tamir ve belki de o kişi için felç tedavisi.Cellule nervose, che riparano il danno e forse curano la paralisi di quell'individuo.
Bunlar, sinir hücreleri ve hasarı tamir ve belki de o kişi için felç tedavisi.이 경우에는 신경세포가 될 것입니다 세포들이 신경세포로 전환되어 손상을 복구하면
Bunlar, sinir hücreleri ve hasarı tamir ve belki de o kişi için felç tedavisi.S-ar transforma în celule nervoase, şi ar repara leziunea şi poate ar vindeca paralizia pentru acel individ.
Bunlar, sinir hücreleri ve hasarı tamir ve belki de o kişi için felç tedavisi.Se pase a las células nerviosas y reparar los daños y puede curar la parálisis de ese individuo.
Bunlar, sinir hücreleri ve hasarı tamir ve belki de o kişi için felç tedavisi.Zamienią się w neurony, w ten sposób naprawią uszkodzenie i być może wyleczą paraliż.
Bunlar, sinir hücreleri ve hasarı tamir ve belki de o kişi için felç tedavisi.Změnily by se v nervové buňky a opravily přítomné škody a možná by vyléčily toho ochrnutého jedince.
Bunlar, sinir hücreleri ve hasarı tamir ve belki de o kişi için felç tedavisi.הם יתפתחו לתא עצב ויתקנו את הנזק ואולי יוכלו לרפא את השיתוק לחולה.
Bunlar, sinir hücreleri ve hasarı tamir ve belki de o kişi için felç tedavisi.أنها سوف تتحول إلى الخلايا العصبية وإصلاح الأضرار و ربما علاج الشلل لهذا الفرد.
Bunlar, sinir hücreleri ve hasarı tamir ve belki de o kişi için felç tedavisi.多分その個々 のため、まひ状態を治すため。 それは研究では、巨大なエキサイティングなエリアです、あなたができるように
Bunun üzerine kendi kendime tamir etmeye karar verdim.Takže jsem se rozhodl vzít opravu do svých rukou.
Bunun üzerine kendi kendime tamir etmeye karar verdim.Έτσι, αποφάσισα να του κάνω λίγη δική μου επισκευή.
Bu sabah bazı yerel simyacılar... tamir işlerinde bize yardım etti, ama hiçbir işe yaramadılar!Dziś rano było tu kilku miejscowych, którzy nam pomagali, ale okazali się bezużyteczni.
Bu sabah bazı yerel simyacılar... tamir işlerinde bize yardım etti, ama hiçbir işe yaramadılar!Her til morgen var der nogle lokale alkymister, - - som hjalp os med arbejdet, men de var ubrugelige.
Bu sabah bazı yerel simyacılar... tamir işlerinde bize yardım etti, ama hiçbir işe yaramadılar!I morse ville några alkemister härifrån hjälpa oss att städa upp. Men de var helt värdelösa.
Bu sabah bazı yerel simyacılar... tamir işlerinde bize yardım etti, ama hiçbir işe yaramadılar!Stamattina sono venuti degli alchimisti del posto, per aiutarci a riparare, ma si sono rivelati inutili.
Bu sabah bazı yerel simyacılar... tamir işlerinde bize yardım etti, ama hiçbir işe yaramadılar!Täällä oli aamulla alkemisteja auttamassa korjaustöissä- -mutta heistä ei ollut hyötyä.
Bu sabah bazı yerel simyacılar... tamir işlerinde bize yardım etti, ama hiçbir işe yaramadılar!Σήμερα το πρωί, κάποιοι ντόπιοι αλχημιστές μας βοηθούσαν με τις επισκευές, αλλά τελικά ήταν άχρηστοι!
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.C'est un livre qui explique comment réparer une transmission.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.Dit boek beschrijft het repareren van een transmissie.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.Iar aceasta este o carte despre cum să pregătești o transmisie.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.없지요. 그리고 이 책은 어떻게 자동차 미션을 고치는 가에 대한 책입니다.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.Questo libro spiega come riparare un cambio.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.Ta książka to podręcznik naprawy skrzyni biegów.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.Y este es un libro de cómo reparar una transmisión.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.И тази книга е как да поправите скоростна кутия.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.Эта книга о том, как починить трансмиссию.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.ובידור. וזה ספר על כיצד לתקן תמסורת.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.والتسلية. وهذا الكتاب يتحدث عن كيفية اصلاح شريحة البث