tamamı ile cümle
tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu taktik tamamıyla Berohan Yasaları ile bütünleşmişti.In response, he instituted strict laws.
Binaların hemen hemen tamamı taş ve kerpiçtir.These buildings would be all of brick and steel construction.
Köyün tamamı Gürcüce konuşur.The entire neighborhood is awakened by the noise.
Her ikişehir de Aşağı Saksonya'nın eyaleti (Niedersachsen) tarafından tamamiyle kuşatılır.Both enclaves are completely surrounded by the neighbouring State of Lower Saxony (Niedersachsen).
Aralarındaki bağın meyveleri, tamamı erkek olan evlatlarıdır.All children belong to the husband's lineage.
Kasaba, 1840'larda, tamamı Müslümanların yaşadığı yaklaşık 50 evden oluşmuş bir köy durumundadır.The town consisted of about 50 houses in the early 1840s all of which were inhabited by Muslims.
Kilisenin tamamı tuğla ile örülmüştür.The whole church stands on a plinth.
Grubun tamamının elinde uzun bir asa bulunur.He has the entire package.
Sezonu ise tamamı ligde olmak üzere 9 maçta oynayarak tamamladı.He left them at the end of the season having played nine games in total.
Ama onların aşk ilişkileri tamamına ermedi.They die without completing their love story.
Tamamiyle karmaşıktır.Quite complex.
İlk sezonun tamamında ve ikinci sezonun ilk iki bölümünde görünmüştür.He appeared in the last 7 episodes of the first season, and all of the second season.
1994'te kulüp tamamiyle profesyonelliğe geçti.In 1994, the club became almost defunct.
Bu nüfusun etnik yapısının neredeyse tamamı Arnavut idi.The ethnic makeup of the village has been almost completely Macedonian.
Midili ilk ayaklanmaya kalkışandı ve tamamıyla başarısızdı.Lesbos tried to revolt first, and failed completely.
Newman tamamı kızlarından olmak üzere sekiz torun sahibidir.Edwards outlived all eight of her siblings.
Üniversitede ikinci yabancı dil eğitimi üçüncü sınıf lisans öğrencilerinin tamamı için zorunludur.Third language is compulsory for all students.
İlk cep telefonları modellerinin tamamı bu şekildedir.All of our first main titles were done in that fashion.
Bu türlerin tamamı son yapılan genetik ve morfolojik çalışmalarla doğrulanmıştır.This hypothesis has been borne out by recent phylogenetic and morphological studies.
Başlangıçta tamamı ihraç edilen ham lületaşları Avrupa'da işlenmekteydi.At first all the porcelain was manufactured in Europe.
Üçüncü viteste itibaren aracın 350Nm olan en yüksek torkunun tamamı üretilir.At one time they made the world's fastest 350 cc model.
Bu iki albümün tamamında Sinan Akçıl tarafından yazılıp bestelenen şarkıları seslendirdi.For these two albums, she performed songs entirely written and composed by Sinan Akçıl.
Proletarii'nin tamamı tek bir kabileye kayıtlıydı.They were all amalgamated into a single regiment.
Warner Home Video 12 Kasım 2012'de dizinin tamamını Blu-ray olarak yayımladı.Warner Home Video released a complete series collection on Blu-ray on November 13, 2012.
Albümün tamamının 17 Haziran'da yayınlanacaktı.The album was released on 17 June 2003.
Halkının tamamı Drejan aşiretine mensuptur.They are all connected to the Tree of Life.
İşletmelerin tamamı özel sektöre aittir.The rest are privately owned.
Hamurun tamamı bitene kadar işleme devam edilir.This will continue until all locations are completed.
Nehrin tamamı ABD'nin Montana eyaleti sınırları içinde akar.The Regional designations of Montana vary widely within the U.S state of Montana.
Mahallenin tamamı asi aşiretindendir.The only town of any size is Stradbroke.
Filmin tamamı 15 haftalık programa göre İngiltere konumunda çekildi.It was shot entirely on location in England on a 15-week schedule.
2007 yılında alınan araçların tamamı teslim alınmıştır.In December 1994 all remaining CAR assets were sold.
Her şeye rağmen Kalfat topraklarının tamamı tarıma elverişlidir.On the other hand, the entire area is urbanized.
Adanın tamamı çim ile kaplıdır.The island is entirely covered with greenery.
Belgeselin neredeyse tamamını Hayri Küçükdeniz seslendirmiştir.His book illustrations embrace almost all the great classics.
Armağan, Kayserispor kariyerinin neredeyse tamamını Kayserispor A2 takımında geçirmiştir.For example, the Greater Poland part of A2 has all of its toll booths spaced approx.
Bu tanklar II. Dünya Savaşı'nın sona ermesi ile tamamiyle üretimden çekildi.This relatively complicated approach has not been used since World War II ended.
Kabartayların tamama yakını ve Balkarların tamamı ise Hanefi/Müslümandır.Everything is ruined, decayed, and the clear heavens pour in.
Kırkı aşkın çocuğunun neredeyse tamamı Boğaziçi saraylarında dünyaya gelmiştir.The number of the rooms corresponds roughly to the number of sons the Pharaoh sired.
Bunların tamamı Afrika'da yaşamaktadır.It is found throughout Africa.
Ne var ki, folklor esasında halk kültürünün tamamını kapsar.Hopkins found recognition in popular culture almost immediately.
Tamamı Stranda Belediyesinde bulunmaktadır.It is located entirely in the Stranda Municipality.
Kariyerinin tamamını ülkesinde geçirmiştir.He spent his whole career in the city.
Köy sakinlerinin nerdeyse tamamının Malatya ilinde evleri bulunmaktadır.So cows are found in almost every house in village areas of Nepal.
Bu sebeple bilim anlayışımız asla tamamıyla nesnellik kavramına dayanamaz.Thus, our comprehension of science can never rely wholly upon "objectivity" alone.
Çoğu dans ya pistin yarısını ya da tamamını katederek yapılır.The patterns for most dances either cover one-half or one full circuit of the rink.
Sözleri grubun tamamına aittir.The land belonged to the group as a whole.
Dizinin tamamı 80 kitaptan oluşmaktadır.Each book has about 80 pages.
Köyün tamamı okuma yazma bilmektedir.Every teacher of anything should read this book.
Nüfusun tamamına yakını Manus Adası'nda yaşar.The district is composed strictly of Manus Island.
Yapılan sayıma göre yaşayanların tamamının Müslüman olduğu belirtilmiştir.Currently, a very mistaken interpretation holds that any Muslim is a terrorist.
2006 yılı sonu itibarıyla Almanya'da kurulu kapasitenin tamamı 4.7 GW idi.By the end of the year, Japan's total solar capacity was 7.4 GW.
Bu etkinliklerin tamamı ITI Resmi Sitesi'nde görülebilir.All titles can be seen in the official site of the club.
Bu pullarda da renk farkları çoktur ve kısmen veya tamamı ile dantelsiz olanları görülmektedir.Common features include: Partly or completely missing collarbones.
Menopoz yaklaştıkça foliküllerin önce bir kısmı, zamanla tamamı yumurta bırakamaz hâle gelirler.The earlier this parasite enters the host nest, the longer it will wait before laying its eggs.
Jeopolitik olarak ise Meksika, tamamıyla Kuzey Amerika'da kabul edilmektedir.Geopolitically, Mexico is generally not considered part of Central America.
1936 Yaz Olimpiyatları'nda güreş müsabakaları, tamamı erkeklerde 14 dalda yapılmıştır.At the 1936 Summer Olympics, 14 wrestling events were contested, all for men.
Nüfusun tamamı Kürt halkından oluşur.The entire population belongs to Schedule Tribes.
Saldırıların neredeyse tamamı, Altın Şafak Partisi'nin mensupları tarafından gerçekleştirilmektedir.The entire world is soon under attack from armies of the giant Diablo robots.
Bunların tamamı São Paulo, Brezilya'da bulunan Instituto Butantan'da geliştirildi.An antiserum is produced by the Butantan Institute in São Paulo, Brazil.
İlgili Sayfalar