Ana içeriğe geç
Sözlük

tama ile cümle

tama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tamamen sana katılıyorum.I agree with you totally.
Tamamen buna katılıyorum.I totally agree on that.
Tamamen seninle aynı fikirdeyim.I fully agree with you.
Ne hakkında konuştuğumu tamamen bildiğini düşünüyorum.I think you know exactly what I'm talking about.
Ne hakkında konuştuğumu tamamen bildiğinizi düşünüyorum.I think you know exactly what I'm talking about.
Yarına tamamlanması gereken İngilizce ödevimiz var mı?Did we have any English homework that needs to be done by tomorrow?
Tamam, yarın bir araba alacağım!OK, I'll buy a car tomorrow!
Geri gelme, tamam mı?Do not come back, OK?
Çok fazla çalışma, tamam mı?Don't work too much, OK?
Tom, Mary'nin tamamen masum olduğuna ikna olmuyor.Tom is not convinced that Mary is entirely innocent.
Tom tamamen sarhoş olarak, gece geç saatlerde eve gelirdi.Tom would come home late at night, completely drunk.
En iyi arkadaşım yanımdan geçti ve beni tamamen görmezden geldi.My best friend walked by and totally ignored me.
O beni tamamen ihmal etti.She completely ignored me.
Tom'un işi tamamlanmaktan çok uzak.Tom's work is nowhere near complete.
Tamam, görüşürüz o zaman.Alright, see you then.
Tamam, anlaştık.Done, agreed.
Bu bugün başarıyla tamamladığım ilk şey.It is the first thing which I have accomplished today.
Ejderhanın yangın nefesi Mario'yu tamamen yaktı.The dragon's fire breath burned Mario completely.
Bu iki şey tamamen ilgisiz.These two things are completely unrelated.
Bu şimdi tamamen farklı bir durum.It's a completely different situation now.
Tom programı başarılı olarak tamamladı.Tom successfully completed the program.
Bu tamamen farklı bir şey.This is something completely different.
Her şey tamamen temizlendi.Everything has been thoroughly cleaned.
Tom hâlâ tamamen iyileşmedi.Tom still hasn't completely recovered.
Üç tane ev tamamen yıkıldı.Three homes were completely destroyed.
Sizin hakaretiniz tamamen gerekçeli.Your outrage is completely justified.
O tamamen bir yanlış anlamaydı.That was a complete misunderstanding.
Seninle tamamen dürüst olayım.Let me be completely honest with you.
Garaj tamamen yıkıldı.The garage was completely destroyed.
Öfken tamamen haklı.Your anger is completely justified.
Tamamen mantıksız davranıyorsun.You're being completely irrational.
Tom ev ödevini tamamlamadı.Tom didn't complete his homework.
Mekan tamamen terk edilmiş.The place is completely deserted.
O benim için tamamen adil görünüyor.That seems completely fair to me.
Modifikasyonlar tamamlandı.The modifications are complete.
Hayatım tamamen değişti.My life has changed completely.
O tamamen o kadar karmaşık değil.It's not all that complicated.
Otel tamamen dolu.The hotel is completely full.
Ben tamamen dürüst olacağım.I'll be completely honest.
Onlar tamamen hatalı.They're completely wrong.
Ben taşınmayı tamamladım.I have completed the moving.
Görev başarıyla tamamlandı.Mission accomplished.
Üzgünüm, ne dediğini tamamen anlamadım.Sorry, I didn't quite catch what you said.
Bazı insanlar tamamen vicdansız.Some people are completely unscrupulous.
Sorun, Tom'un görüşmeye tamamen gönülsüz olması.The problem is Tom's complete unwillingness to negotiate.
Problem, Tom'un müzakereye tamamen isteksiz olması.The problem is Tom's complete unwillingness to negotiate.
Ben tamamen size katılmıyorum.I totally disagree with you.
Ben sizinle tamamen aynı fikirde değilim.I don't fully agree with you.
Ağrı tamamen kişisel bir duygudur.Pain is an entirely personal sensation.
Bu pilav olabilir ama tamamen lezzetsiz.This may be pulao, but it's completely flavourless.
Evimiz tamamen yeniden inşa edildi.Our house was entirely rebuilt.
Onun kız arkadaşı tamamen düz göğüslü.Her girlfriend is completely flat-chested.
Tom tamamen hatalı değil.Tom isn't altogether wrong.
Tamamen terli olduğum için bir banyo almak zorundayım.I have to take a bath, because I'm all sweaty.
Olayların bu açıklaması tamamen abartılmış, üstelik doğru olsa bile.This description of events is completely exaggerated, even if it's essentially true.
Onun öfkesi tamamen haklı.Her outrage is completely justified.
Onun öfkesi tamamen haklıdır.Her anger is completely justified.
Tom, tamam. Bitti.It's okay, Tom. It's over.
Hikayenin tamamını dinlemek istiyorum, hiçbir ayrıntıyı atlama.I want to hear the whole story, and don't skip any details.
Tamam! Herkes anlıyor mu?Okay! Does everyone understand?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod