Ana içeriğe geç
Sözlük

tama ile cümle

tama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kime sormam gerektiğinden tamamen emin değilim.I'm not quite sure who I should ask.
Oh evet, ben tamamen katılıyorum.Oh yeah, I totally agree.
Tamamen kabul etmiyorum.I don't quite agree.
Tamam, onu tekrar yapmayacağım.OK, I won't do it again.
Bu tamamen çok saçma.It's all so absurd.
Tom tamamen bir bahçıvan.Tom is quite a gardener.
Baş ağrım tamamen geçti.My headache is completely gone.
Onun evi haftada bir kez tamamen temizlenir.His house is cleaned thoroughly once a week.
Tom tamamen zıvanadan çıktı.Tom went completely insane.
Onun fikri benimkinden tamamen farklı.Her idea differs entirely from mine.
Uçak tamamen kontrolden çıktı.The plane is completely out of control.
Parti tamamen bir felaketti.The party was a complete disaster.
Sizinle ilgili her şey tamam mı?Is everything OK with you?
Onlarla ilgili her şey tamam mı?Is everything OK with them?
Onunla ilgili her şey tamam mı?Is everything OK with him?
Onlarla tamamen aynı fikirdeyim.I totally agree with them.
Onunla tamamen aynı fikirdeyim.I totally agree with him.
Sana tamamen güvenmiyorum.I don't completely trust you.
Onlara tamamen güvenmiyorum.I don't completely trust them.
Ona tamamen güvenmiyorum.I don't completely trust him.
O tamamen onlara bağlı.That's entirely up to them.
O tamamen onlara kalmış.That's entirely up to them.
O tamamen ona bağlı.That's entirely up to him.
Onlarla yalnız konuşayım, tamam mı?Let me talk to them alone, OK?
Onunla yalnız konuşayım, tamam mı?Let me talk to him alone, OK?
Benim için onlara söyle, tamam mı?Tell them for me, OK?
Ona benim için söyle, tamam mı?Tell him for me, OK?
Onları benimle götüreceğim, tamam mı?I'll take them with me, OK?
Onu benimle götüreceğim, tamam mı?I'll take him with me, OK?
O tamamen onlara bağlı olacak.That'll depend entirely on them.
O tamamen ona bağlı olacak.That'll depend entirely on him.
Seni tamamen unuttum.I completely forgot about you.
Onları tamamen unuttumI completely forgot about them.
Tom tamamen tek başına.Tom is all by himself.
Tom'a tamamen katılmıyorum.I totally disagree with Tom.
Çalışmaktan o kadar meşguldüm ki Tom'u tamamen unuttum.I was so busy working that I completely forgot about Tom.
Onu tamamen tek başıma yaptım.I did that all by myself.
Her şeyi tamamen tek başıma yaptım.I did everything all by myself.
Tom büyük bir evde tamamen tek başına yaşıyor.Tom lives in a big house all by himself.
O, şimdiye kadar tamamen güvenebildiğim tek kişi.He's the only person that I've ever been able to trust completely.
Tom tamamen tek başına yaşıyor.Tom lives all by himself.
Tom garajı tamamen tek başına temizledi.Tom cleaned the garage all by himself.
O lezzetli tatlı için teşekkürler. Akşam yemeğini mükemmel bir şekilde tamamladı.Thank you for the delicious dessert. It complemented the dinner perfectly.
Ben tamamen bu sorun hakkında düşünüyorum.I am exactly thinking about this problem.
Senin tamamen masum olduğuna inanıyorum.I fully believe that you are innocent.
Dan Lind'yı başka bir adamla gördüğünde tamamen kafası karışmıştı.Dan was completely confused when he saw Linda with another man.
Tom raporunu Vikipedi'den kopyala-yapıştır yaparak tamamladı.Tom completed his report by copy-pasting from Wikipedia.
Öğle yemeği tamamen başarısız oldu.The lunch failed completely.
Tom kumar borçlarını tamamen ödedi.Tom paid off his gambling debts.
Tamam Tom, bu yeterli!Okay, Tom, that's enough!
Toplam tutulma sırasında ay tamamen güneş görüşümüzü örter.During a total eclipse, the Moon completely covers our view of the Sun.
Dan onu tamamen göze almaya karar verdi.Dan decided to risk it all.
Tom'a göz kulak ol, tamam mı?Keep an eye on Tom, will you?
Bunu gerçekten tamamen tek başına mı yaptın?Did you really do this all by yourself?
Burada karanlıkta tamamen tek başınıza oturarak ne yapıyorsunuz?What are you doing sitting here in the dark all by yourself?
Burada tamamen tek başınıza mısınız?Are you here all by yourself?
Lütfen tamamen sakin kal.Please remain perfectly still.
Her şey tamamen aynı görünüyor.Everything looks exactly the same.
Tom raporunu yazmayı henüz tamamladı.Tom has just finished writing his report.
Tom raporunu henüz tamamladı.Tom has just finished his report.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod