Ana içeriğe geç
Sözlük

tama ile cümle

tama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Aptalca bir şey yapma, tamam mı?Just don't do anything stupid, OK?
Ada tamamen ıssızdı.The island was completely deserted.
Tom tamamen tek başına bankta oturdu.Tom sat on the bench all by himself.
Sadece burada oturayım ve TV izleyeyim, tamam mı?Just let me sit here and watch TV, OK?
Televizyon ve gazeteler tamamlayıcı rol oynuyorlar.Television and newspapers play complementary roles.
Bu köprü tamamen güvenli.This bridge is perfectly safe.
Tom'un tamamen güvende olacağına sizi temin ederim.I assure you Tom will be completely safe.
Tamam, anne, bunu anlıyorum!Alright, mom, I get it!
Ben başladım ve bu yüzden tamamlayacağım.I started and so I will finish.
Bu görevi kendi başıma tamamlayabileceğimi düşünüyorum.I think I can complete this task by myself.
Tamam, çok iyi.Ok, very good.
Bu tam olarak aynı şey, sadece tamamen farklı.It is exactly the same thing, just absolutely different.
O adam tamamen sarhoş.That man is completely drunk.
Kocasının ölümü onu tamamen şaşkına çevirmiş.The death of her husband completely overwhelmed her.
O yağmur nedeniyle tamamen ıslanmış geldi.He arrived all wet from the rain.
Bu benim için tamamen yeni.This is all new to me.
Tamam deme zamanı.It's time to say okay.
Biz çevrecileri tamamen destekliyoruz.We support the environmentalists completely.
Onlar toplantıyı tamamen unuttular.They completely forgot the meeting.
Soruşturma tamamlanmadı.The inquiry did not conclude.
Bu noktada tamamen seninle aynı düşüncedeyim.I agree completely with you on this point.
O onu tamamen yalnız bıraktı.He left her all alone.
Çalışmalarını henüz tamamladı. O bir iş arıyor.He has just finished his studies. He's looking for a job.
Alıştırmaları düzeltmeyi tamamladı.She has finished correcting the exercises.
Onlardan tamamen kaçının!Avoid them completely!
Yağmur nedeniyle planlarım tamamen karıştı.Due to the rain, my plans were completely mixed up.
Bu tamamen bir zaman kaybı.This is all a waste of time.
Bana sorarsan, o tamamen bir zaman kaybıydı.If you ask me, it was just a waste of time.
Tamam, bu hiç yoktan iyidir.Well, it's better than nothing.
Lütfen sadece sakin ol, tamam mı?Please just calm down, okay?
O tamamen beni görmezden geliyor.He's totally ignoring me.
İş bir günde tamamlandı.The job was completed in one day.
Tamamen kendi yolunda olacaksın.You'll be entirely on your own.
Tamam, olup biteni kavrıyorum.OK, I get the picture.
O tamamen tek başına yapmak için oldukça büyük bir iş.That's a pretty big job to do all by yourself.
Bu tamamen büyük bir yanlış anlama.It's all a big misunderstanding.
O tamamen büyük bir hataydı.It was all a big mistake.
O tamamen büyük bir yalandı.It was all a big lie.
Bu tamamen büyük bir yalandı.It was all a big lie.
Tom onun tamamen büyük bir şaka olduğunu düşünüyordu.Tom thought it was all a big joke.
Bu tamamen büyük bir şaka.It's all a big joke.
Ben tamamen Tom'a katılıyorum.I totally agree with Tom.
Kardan adam ertesi sabah tamamen eridi.The following morning, the snowman was completely melted.
Otobüs neredeyse tamamen boştu.The bus was almost completely empty.
Kütüphanenin ortasında tamamen dergilerle kaplı bir masa vardı.In the middle of the library there was a table completely covered with magazines.
Sevgili meslektaşım, tamamen seninle aynı düşüncedeyim.I completely agree with you, my dear colleague.
Tamam, onu bırakacağım.Okay, I'll drop it.
Tamam, vazgeçiyorum.Okay, I give up.
Her ay kredi kartlarını tamamıyla öde.Pay off your credit cards every month.
Bunun tamam olduğundan emin misin?Are you sure this is OK?
Bunun tamam olduğunu gerçekten düşünüyor musun?Do you really think this is OK?
Tom tamamen hatalıydı.Tom was all wrong.
Beni tamamen kandırdın.You had me completely fooled.
Tamamen heyecanlandım.I got all excited.
Beni tamamen görmezden geldin.You completely ignored me.
O çok başarılı bir şekilde görevini tamamladı.He completed his mission very successfully.
Ethel tamamen başka bir şey hakkında düşünüyordu.Ethel was thinking about something else entirely.
Ay büyük bir siyah bulut tarafından tamamen gizlendi.The moon was completely hidden by a big black cloud.
Tamam, bu yeterli.Alright, that's enough.
Sen ve ben tamamen aynı fikirde değiliz.You and I don't see eye-to-eye.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tama ile cümle - Sayfa 20 - tama kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App