Ana içeriğe geç
Sözlük

tam ile cümle

tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sadece bir telefon görüşmesini tamamlıyor.Tom is just wrapping up a phone call.
Tom tamamen giyinikti.Tom was fully clothed.
Tam desteğimi alacaksın.You'll get my full cooperation.
Tam iş birliğimi aldın.You've got my full cooperation.
Tom tam Mary gitmeden önce gitti.Tom left right before Mary did.
Tom'un yaptığını düşündüğün tam olarak nedir?What exactly is it you think Tom did?
Tom akşam yemeği için tam zamanında geldi.Tom arrived just in time for dinner.
Tom ne yapacağını tam olarak bilmiyor.Tom doesn't quite know what to do.
Tom ne yapacağını tamamen bilmiyordu.Tom didn't know exactly what to do.
Biz tam olarak Tom'un bizim yapmamızı istediği şeyi yapıyoruz.We're doing exactly what Tom asked us to do.
Tom tam olarak ne yapar?What exactly does Tom do?
Buradaki işim tamam.My business here is done.
Tom sağ kulağından tamamen sağır.Tom is completely deaf in his right ear.
Tom tam olarak babasına benziyor.Tom is just like his father.
Tom tamamen babasına benziyor.Tom is exactly like his father.
Tom tam iyi olacak.Tom will be just fine.
Tom tam aradığımız kişi.You're just the person we've been looking for.
O gitmek için tamam mı?Is it all right to go?
Tam olarak nereye gitmemi istiyorsun.Where exactly do you want me to go?
Orada tam olarak ne yapıyorlar?What exactly are they doing in there?
"Onlar orada tam olarak ne yapıyorlar?" "Bu iyi bir soru.""What exactly are they doing in there?" "That's a good question."
Ben ona tamamen kayıtsız değilim.I'm totally indifferent to it.
Tamam Tom, mumları üfle.OK Tom, blow out the candles.
Tamam Tom, sen ne yapardın?OK Tom, what would you do?
Tom tam olarak ne yaptığını biliyor.Tom knows exactly what he's doing.
Tom tam benim arkamda duruyor, değil mi?Tom is standing right behind me, isn't he?
Tom tamamen tek başına durdu.Tom stood all by himself.
Bir zamanlar tam Mary gibi bir kızla çıkıyordum.I once dated a girl just like Mary.
Onu tamir edeceğini söyledin.You said you were going to fix it.
Tom bunu nasıl açıklayacağını tam olarak bilmiyor.Tom doesn't know exactly how to explain it.
Biz tam gitmek üzereyken Tom geldi.Tom arrived just as we were about to leave.
Tam ben giderken Tom geri geldi.Tom came back just as I was leaving.
Tom tam Mary'nin arkasında duruyor.Tom is standing just in back of Mary.
Tom Mary'nin tam arkasında duruyor.Tom is standing right behind Mary.
Tom tam olarak bana katılmadı.Tom didn't exactly agree with me.
Biri bunu tamir edebiliyorsa, bu Tom'dur.If anyone can fix this, it's Tom.
O her şeyi tamamen halletti.Tom has it all worked out.
Tom evrak işlerini tamamlıyor.Tom is catching up on paperwork.
Tom tamamen gafil avlandı.Tom was completely taken by surprise.
Tom tam orada duruyor.Tom is standing right over there.
Tom eğitimini tamamlamadı.Tom hasn't finished his training.
Tom tam bize bakıyor.Tom is looking right at us.
Tom Mary'nin ne istediğini tam olarak biliyor.Tom knows exactly what Mary wants.
Tom tam senin gibi çok nazik.Tom is very kind, just like you.
Tom tam senin gibi çok akıllı.Tom is very smart, just like you.
Tom tam senin arkanda duruyor.Tom is standing right behind you.
Tom tam sana bakıyor.Tom is looking right at you.
Lütfen orada ne olduğunu bana tam olarak anlat.Please describe to me exactly what happened there.
Ekip tamdı.The team was complete.
Şehir varlığını tam anlamıyla Mussolini'ye mi borçlu?Does the city literally owe its existence to Mussolini?
Bu tamamen adil değil.That's completely unfair.
Tom caddenin tam aşağısında yaşıyor.Tom lives just down the street.
Bence Tom tamamen haklı.I think Tom is all right.
Tom seni tam benim sevdiğim gibi seviyor.Tom loves you just like I do.
Tom tam köşede yaşıyor.Tom lives just around the corner.
Bu tam olarak dediğim şey değil.It isn't exactly what I said.
Tom hâlâ tamamen ikna olmadı.Tom still isn't totally persuaded.
Tom muhtemelen tam olarak bizim yapacağımız aynı şeyi yapacaktı.Tom would probably do exactly the same thing we would do.
Yabani otlar, bahçe yatağını tamamen geçti.The weeds have completely overtaken the garden bed.
Tom tam bir dakika önce buradaydı.Tom was here just a minute ago.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod