Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.Con toda la intención de un juego de palabras, son verdaderos extra terrestres.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.Dans tous les sens, pour faire un jeu de mots, ils sont vraiment extra-terrestres.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.Im wahrsten Sinne von Wortspielereien sind das wahre Außerirdische.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.그리고 어떤 의미로서도 돌고래는 분명히 육지 동물이 아닙니다.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.Można śmiało powiedzieć, że są prawdziwymi istotami nieziemskimi.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.Și făcând un adevărat calambur, sunt adevărați non-tereștri.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.Với ý nghĩ chơi chữ ở đây, đúng là những động vật ngoài - đất.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.Volendo fare un gioco di parole, questi sono autentici non-terrestri.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.Каламбур верен во всех отношениях: это неземные создания.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.ובכל מובן של משחק מילים כאן, הם באמת לא ארציים,
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.وكنوع من اللعب على الكلمات، إنها حقا فضائية الشكل.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.地上の生き物ではありません こんな動物とどう交流したらいいものか と思いました
O adamı. Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Un solo acto de violencia puede literalmente destruir el movimiento.
Tam manasıyla uçmak.C'est vraiment du pur vol.
Tam manasıyla uçmak.Das ist wirklich pures Fliegen.
Tam manasıyla uçmak.Det är verkligen rent och skärt flygande.
Tam manasıyla uçmak.Đó đúng là bay thuần túy.
Tam manasıyla uçmak.É realmente voo puro.
Tam manasıyla uçmak.Es realmente puro vuelo.
Tam manasıyla uçmak.Este zbor pur.
Tam manasıyla uçmak.Ez az igazán tiszta repülés.
Tam manasıyla uçmak.Het is zuiver vliegen.
Tam manasıyla uçmak.Ini benar-benar terbang.
Tam manasıyla uçmak.Jest to prawdziwe latanie.
Tam manasıyla uçmak.Je to čisté lietanie.
Tam manasıyla uçmak.Je to čistokrevné létání.
Tam manasıyla uçmak.순수한 비행이죠.
Tam manasıyla uçmak.Si tratta di volo puro.
Tam manasıyla uçmak.Μια απλή και καθαρή πτήση.
Tam manasıyla uçmak.Това е наистина чисто летене.
Tam manasıyla uçmak.Это и есть — летать по-настоящему.
Tam manasıyla uçmak.זו באמת טיסה טהורה.
Tam manasıyla uçmak.إنه طيران حقيقي.
Tam manasıyla uçmak.操縦するのではなく 自分が飛ぶんです
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Chỉ một hành động bạo lực duy nhất có thể hủy diệt phong trào của bạn.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Dat enkele gewelddadige gebaar kan letterlijk de hele beweging te gronde richten.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Egyetlen erőszakos tett szó szerint tönkreteszi a mozgalmunkat.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Ein einziger Akt der Gewalt kann Ihre ganze Bewegung zerstören.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.단 하나의 폭력 행위가 말 그대로 여러분의 운동을 망쳐버릴 수 있습니다.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Pojedynczy akt przemocy może dosłownie zniszczyć cały ruch.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Um único ato de violência pode literalmente destruir um movimento.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Un singur act de violență poate literalmente distruge întreaga mișcare.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Un unico atto di violenza può letteralmente distruggere il vostro movimento.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Un unique acte de violence peut littéralement détruire votre mouvement.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Μια πράξη βίας μπορεί κυριολεκτικά να καταστρέψει το κίνημά σας.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Един единствен акт на жестокост може да унищожи движението ви.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Один единственный акт жестокости может начисто загубить всё протестное движение.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.Один поодинокий акт насильства здатен буквально зруйнувати Ваш рух.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.מעשה אחד ויחיד של אלימות עלול, פשוטו כמשמעו, למוטט את התנועה שלכם.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.تصرف عنيف واحد ، حرفياً يمكن ان يدمر حركتك السلمية.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.全運動を台無しにするのです 次の話は
Ve dar yollar arasında yürüyorken, kelimenin tam manasıyla imkansızdı.Camminando per i vicoli interni, era letteralmente impossibile non incappare
Ve dar yollar arasında yürüyorken, kelimenin tam manasıyla imkansızdı.Et pendant que nous marchions dans les étroites allées il était littéralement impossible de ne pas marcher
Ve dar yollar arasında yürüyorken, kelimenin tam manasıyla imkansızdı.우리가 좁은 골목길을 걸을 때는 작은 집들 옆으로 널린 쓰레기와 하수를 밟지 않고는
Ve dar yollar arasında yürüyorken, kelimenin tam manasıyla imkansızdı.Není lehké v něm vyrůstat.
Ve dar yollar arasında yürüyorken, kelimenin tam manasıyla imkansızdı.Und als wir durch die engen Gassen gingen, war es buchstäblich unmöglich, nicht in die
Ve dar yollar arasında yürüyorken, kelimenin tam manasıyla imkansızdı.Un lugar difícil para crecer.
Ve dar yollar arasında yürüyorken, kelimenin tam manasıyla imkansızdı.וכשאנו הולכות בסמטאות הצרות, ממש בלתי אפשרי לא לדרוך בתוך
Ve dar yollar arasında yürüyorken, kelimenin tam manasıyla imkansızdı.وبينما كنا نتمشى عبر الأزقة الضيقة، لقد كان من المستحيل حرفياً تجنب الخطو في
Ve dar yollar arasında yürüyorken, kelimenin tam manasıyla imkansızdı.文字通り足の踏み場がないくらい 小さな家々に沿って、未処理の下水やゴミがありました