Tom'a hâlâ tam manasıyla güvenmiyorum.I still don't entirely trust Tom.
Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti.He noticed them, spoke to them, looked out for them.
Tam manasıyla uçmak.It's really pure flying.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Here what we can do is look at sustainability, quite literally.
Tek bir şiddet eylemi kelimenin tam manasıyla bütün eyleminizi mahvedebilir.One single act of violence can literally destroy your movement.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.And in every sense of making a pun here, these are true non-terrestrials.
Bütün yüzler, hayatın ve hakimiyetin tam mânasıyla sahibi olan Hayy-u Kayyum'a baş eğmiştir.And faces shall be humbled unto the Living, the Eternal.
Ajami kelimenin tam manasıyla suratınıza tokat indiriyor.It hits you in the face, Scandar Kopti's and Yaron Sheni's movie "Ajami"' bluntly.
Kendi buna tutum dese de tam manasıyla cimridir.Dies würde ihre Abmachung (eine reine Zweckehe) brechen.
Köy tam manasıyla emekli köyüdür ve halk emekli maaşlarıyla geçinmektedir.Les fonctionnaires recevaient un salaire suffisant et leurs veuves une pension.
Kendi buna tutum dese de tam manasıyla cimridir.Такова его суть, таково отношение к нему.
Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti.Он же (Соломон) увидел, что прекрасна она лицом, тело же её (покрыто) волосами.
Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti.كان إمام أهل الحديث ببلده وروى عنه أئمة عصره، وكان بإحدى عينيه بياض.
Tam manasıyla olmasa da bir toparlanma söz konusudur.Apesar de não existir uma regra, existe o bom senso de dar um nome.
Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti.Ja, han såg honom ännu en gång vid lotusträdet den yttersta gränsen."
Köy tam manasıyla emekli köyüdür ve halk emekli maaşlarıyla geçinmektedir.Ældrechecken har det officielle navn supplerende pensionsydelse til folkepensionister.
Kendi buna tutum dese de tam manasıyla cimridir.桓玄亦利用這個擔憂勸說殷仲堪,但殷仲堪始終遲疑。
Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti.당시 태후는 그녀의 얼굴을 보고 성질이 거세겠다며 난귀인(蘭貴人)으로 책봉했다.
Köy tam manasıyla emekli köyüdür ve halk emekli maaşlarıyla geçinmektedir.Tvorí rekreačné zázemie pre obec a blízky domov dôchodcov.
Ajami kelimenin tam manasıyla suratınıza tokat indiriyor.“Ajami”‘, le film de Scandar Kopti et Yaron Sheni vous secoue.
Ajami kelimenin tam manasıyla suratınıza tokat indiriyor.Es abrumadora y sí, ahí es donde vivo.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Amit tehetünk, az, hogy szigorúan tekintünk a fenntarthatóságra.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Aqui podemos olhar para a sustentabilidade, de forma bastante literal.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.A zde už se bavíme i o udržitelnosti.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Cela permet de voir à long terme.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Čo môžeme je doslova sa pozrieť na udržateľnosť.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Di sini yang kita lakukan adalah mempelajari kesinambungannya, secara harfiah.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Ecco, vedete, possiamo guardare alla sostenibilità, quasi alla lettera.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Hier können wir buchstäblich auf Zukunftsfähigkeit blicken.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Hvad vi kan gøre her er, at se på bæredygtigheden helt bogstaveligt.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Iată ce putem face. Literalmente, ne putem uita la sustenabilitate.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.이를 통해서 거의 문자 그대로 지속적인 시각을 유지 할 수 있습니다.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Możemy dokładnie spojrzeć na zrównoważony rozwój.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Tukaj si lahko skoraj dobesedno ogledamo vzdržljivost.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Về nghĩa đen cái chúng tôi làm ở đây là nhìn vào sự bền vững.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Wat we hier kunnen doen is naar duurzaamheid kijken, letterlijk.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Εδώ, αυτό που μπορούμε να κάνουμε είναι να δούμε τη βιωσιμότητα κυριολεκτικά.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Здесь мы можем буквально увидеть устойчивость.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Това, което можем да направим тук е да погледнем към неизчепраемостта - буквално.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.Тут ми можемо буквально побачити стійкість.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.כאן מה שאנחנו יכולים לעשות הוא להסתכל על יכולת ההמשכיות, באופן ממש מילולי.
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.هذا ما يمكنكم فعله باستمرار، حرفياً
Burada tam manasıyla sürdürülebilirliği inceleyebilirsiniz.チームは実際に
Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Fê-lo, literalmente, ao substituir a Terra pelo Sol no centro do sistema solar.
Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.태양계 한가운데에 지구가 아니라 태양을 놓았거든요.
Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.על-ידי החלפת כדור-הארץ בשמש במרכזה של מערכת השמש.
Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.باستبدال الأرض بالشمس في مركز النظام الشمسي .
Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.地球の入れ替えです その後この単純な入れ替えにより
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.A făcut asta în mod literal, prin înlocuirea pământului cu soarele în centrul sistemului solar.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Dia benar-benar mengubah dunia dengan mengganti Bumi dengan Matahari sebagai pusat tata surya.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Dokonał tego, dosłownie, zastępując Ziemię Słońcem w centrum Układu Słonecznego.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Er tat dies buchstäblich, indem er die Erde mit der Sonne, im Zentrum des Sonnensystems vertauschte.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Hij deed dat, letterlijk, door het vervangen van de Aarde door de Zon in het centrum van het Zonnestelsel.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Il l'a fait, littéralement, en remplaçant la Terre par le Soleil au centre du système solaire.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Lo fece letteralmente sostituendo la Terra con il Sole al centro del Sistema Solare.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Lo hizo, literalmente, sustituyendo la Tierra por el Sol en el centro del Sistema Solar.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Udělal to doslova tak, že nahradil Zemi Sluncem ve středu sluneční soustavy.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Το έκανε, κυριολεκτικά, με την αντικατάσταση της Γης από τον Ήλιο στο κέντρο του ηλιακού μας συστήματος.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Он сделал это, буквально, заменяя Землю Солнцем в центре Солнечной системы.
Güneş Sistemi'nin merkezine Dünya yerine Güneşi koyarak dünyayı tam manasıyla değiştirdi.Той го направи, като буквално замени Земята със Слънцето в центъра на Слънчевата система.