Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Et on ne va pas mourir de faim, mais mon père était dans un état minabe.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Không phải sắp chết đóii, nhưng cha tôi hoàn toàn sụp đổ.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Nem fogunk éhezni, de az apám totál zűrös volt.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Nie zamierzaliśmy umierać z głodu, ale mój ojciec całkowicie spaprał sprawę.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.No vamos a morir de hambre, pero mi padre está muy mal.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Şi nu vom muri de foame, dar tatăl meu era complet încurcat, necăjit.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Und wir hätten nicht verhungern müssen, aber mein Vater war total fertig.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.We zouden niet verhongeren, maar mijn vader was een puinhoop.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Δεν θα πεινούσαμε, αλλά ο πατέρας μου τα είχε θαλασσώσει τελείως.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Баща ми беше много пиян.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.И мы не умираем с голоду, но мой отец всерьёз напортачил.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Ми не голодували, але справи в мого батька йшли геть погано.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.Agnes, pentru mine, reprezintă esența a ceea ce este un luptător al vaginului.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.Agnes, per me, è il classico esempio di un guerriero della vagina.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.음부 용사의 완벽한 예를 보여줬어요.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.lo que es un guerrero de la vagina.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.Para mim a Agnes resume o que é uma guerreira da vagina.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.Pour moi Agnès illustre illustre ce qu'est une guerrière du vagin.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.Sie verkörpert für mich, was eine Vagina-Kriegerin ist.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.Voor mij is Agnes de essentie van wat een vaginakrijger is.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı."wojowniczki waginy".
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.Η Άγκνες είναι για μένα η επιτομή της πολεμίστριας αιδοίου.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.За мен Агнес е самото олицетворение на воин на вагината.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.И для меня Агнес воплощает, олицетворяет наглядный пример воина вагины.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.מגלמת את מהותם של לוחמי הואגינה.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.صورة مصغرة لشخصية محارب المهبل.
Agnes bence tam anlamıyla bir vajina savaşçısı.彼女とはケニアで3年前に会いました 彼女は10歳の時に
Al Gore'u katı ve tam anlamıyla kendi istediklerini yapabilen biri olarak hatırlıyor olabilirler.목석같기도 하고 뭔가 부자연스러웠던 것으로 기억하실지 모르겠습니다.
Al Gore'u katı ve tam anlamıyla kendi istediklerini yapabilen biri olarak hatırlıyor olabilirler.lo ricorderanno per essere stato molto rigido e non interamente se stesso.
Al Gore'u katı ve tam anlamıyla kendi istediklerini yapabilen biri olarak hatırlıyor olabilirler.אולי זוכרים אותו כקרש, ואולי לא כאדם אותנטי.
Al Gore'u katı ve tam anlamıyla kendi istediklerini yapabilen biri olarak hatırlıyor olabilirler.قد تتذكروا أنه كان يبدو خشبيا و ليس على طبيعته بالكامل.
Al Gore'u katı ve tam anlamıyla kendi istediklerini yapabilen biri olarak hatırlıyor olabilirler.多くの人は思い出すかもしれません
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.Az Aranylázban az emberek szó szerint leugráltak a hajókról.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.Durante la corsa all'oro, le persone letteralmente ci saltarono sopra.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.En la Fiebre del Oro, la gente literalmente saltaba de un barco a otro.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.Im Goldrausch gingen die Leute sprichwörtlich über Bord.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.În Goana după Aur, oamenii săreau de pe nave efectiv.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.골드러시 시절에 사람들은 말 그대로 무작정 배에 탔습니다.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.Mensen deserteerden tijdens de goudkoorts hun schepen.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.Pendant la ruée vers l'or, les gens sautaient littéralement du navire.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.V době zlaté horečky lidé doslova skákali z lodí.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.W czasach Gorączki Złota, ludzie dosłownie wyskakiwali ze statków.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.В эпоху Золотой лихорадки люди буквально прыгали с кораблей.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.По време на Златната треска хората буквално скачали на кораба.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.בבהלה לזהב, אנשים ממש נטשו את הספינות.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.في هَجْمَة الذهب، الناس يرمون بأنفسهم - حرفياً - من السفينة.
Altına Hücumda, insanlar tam anlamıyla işlerini terk ettiler.サンフランシスコ港には 金を探しに行った乗務員が乗り捨てた船が
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Ale samochody to coś więcej niż tylko moja pasja; mam je niemal dosłownie we krwi.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Autos sind aber mehr als eine Leidenschaft für mich; sie sind regelrecht in meinem Blut.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Dar maşinile sunt mai mult decât o pasiune pentru mine, sunt, la propriu, în sângele meu.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.De az autók többet jelentenek nekem, mint puszta szenvedélyt, szó szerint a véremben van az autó, mint olyan.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Ik houd niet alleen van auto's, ik heb een passie voor ze, het zit vrij letterlijk in mijn bloed.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.그러나 차는 저에겐 열정 이상의 것입니다. 말그대로 자동차는 제 피 속에 흐르고 있습니다.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Le automobili sono per me più di una passione; ce le ho proprio nel sangue.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Mais les voitures sont vraiement plus qu'une passion pour moi; je les ai littéralement dans le sang.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Mas os carros são, para mim, mais do que uma paixão. Estão-me literalmente no sangue.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Mobil tidak hanya merupakan gairah saya; tapi sungguh-sungguh mengalir dalam darah saya.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Nhưng ôtô còn hơn là niềm đam mê của tôi; chúng dường như trong máu tôi.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Pero los autos son más que una pasión para mí; están casi literalmente en mi sangre.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Αλλά τα αυτοκίνητα είναι κάτι περισσότερο από πάθος για μένα, είναι σχεδόν κυριολεκτικά στο αίμα μου.